Despotik bir rejime doğru mu gidiyoruz?

Erol Göka
Erol Göka Yeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 20/09/2015, Pazar • Yeni Şafak Haber Merkezi
Despotik bir rejime doğru mu gidiyoruz?
Otorite, insan-insan, toplum-devlet ilişkisinin olmazsa olmazı; gönüllülük, rıza, tasdik esaslı olarak meydana çıkıyor ve hak ediliyor. Modern zamanlarda devlet-toplum ilişkisinde sağlıklı bir otorite inşası, demokrasi sayesinde sağlanabiliyor. Demokrasi, yurttaşların yönetme, gücü kullanma, adaleti dağıtma yetkisini (otoriteyi) gönüllü biçimde devretmesinin günümüzde en iyi yöntemi. Demokrasinin karşı-kutbunda egemenliğin baskı, tahakküm ve manipülasyonla sürdürülmeye çalışıldığı, irrasyonellik ve keyfiliğin gırla gittiği otoriteryen rejimler var. Vesayetçilik ise, yurttaşlara değer veriyormuş gibi görünmesine rağmen, akıl baliğ hale gelmiş evladına söz hakkı vermeyen ebeveyn gibi kararları onlara bırakmayan sistem…
Elbette farklı tanımlarla farklı tasnifler mümkün. Yeni tanımsal çerçeveden cumhuriyet siyasi tarihimizi üçe ayırabiliriz: Birincisi, nispeten demokratik özellikler gösteren kuruluş yıllarının ardından, ilk adil seçimlerin yapıldığı 1950'e kadar olan dönem. Bu dönemde, bariz bir otoriteryanizm, resmi ideolojisi ve her türlü despotizmiyle memleketi kasıp kavuruyor. Sünni ve Türk çoğunluğa dayalı bir yönetim varmış gibi gösterilmesine rağmen, icraatların Sünnilikle ve Türklükle kabili telif değil. 1950'den 12 Eylül 2010 Referandumu'na kadar olan ikinci dönemde ise kâh parlamenter demokrasi kılığında kâh açık veya örtük darbe yönetimi biçiminde vesayet sistemi sahne alıyor. Üçüncü ve son olarak, “post-Kemalist dönem” diyebileceğimiz 2010'dan günümüze kadar olan sürede yaşananlar geliyor...
Otoriteryanizmden vesayet sistemine geçiş, kimilerinin sandığı gibi uluslararası konjonktürün icbarı neticesi olmadı. Halk, bariz bir isyan tavrı göstermedi doğru ama gönüllü rızasını almadan icrai hükümet eden yönetimden hoşnutsuzluğunu her fırsatta belli etti. Yeni sistem arayışı, asıl olarak bu hoşnutsuzluktan kaynaklandı. Sandıkta iradesini sergileme fırsatını elde eden halk, kıskançlıkla bu hakkını sahiplendi, kendisini temsil edebileceklerini düşündüklerini iktidara taşıdı. Vesayetçiler, demokrasinin tiyatrosu diyebileceğimiz bu duruma dahi katlanamadılar, gücü tamamen yitireceklerini anladıkları anlarda darbeye başvurdular.
Tarihe belli bir nesnellikle yaklaşabilen ve demokrasiye müspet bakan hemen herkesle ilk iki dönem hakkında, şöyle ya da böyle bir fikir birliği sağlayabiliriz. Ama 2010 sonrası dönemde neler olduğunun mütalaası konusunda bazılarıyla anlaşmamız imkânsız. Çünkü onlar bu son döneme bakarken, otoriteryan ve vesayetçi dönemleri savunanlarla benzer bir dil kullanmaya başlıyorlar. Demokrasiyi içine bir türlü sindirememiş olanlarla aynı hizaya geçip avazları çıktığı kadar “diktatör” diye bağırıyorlar. Kimlerle aynı karede yer aldıklarına bakmadan hızla demokrasiden otoriter bir rejime doğru kaydığımızı söylüyorlar. Otoritenin felsefesinden yola çıkan yeni bir tartışma perspektifi sunmaya çalışma nedenim, gerçekten demokrasiye değer verdiklerini ve iyi niyetli olduklarını sandığım böyle kimselerle makul bir zeminde konuşabilmenin bir yolunu aramak…
İmparatorluk bakiyesi, farklı etnik özelliklerden ve inanç kümelerinden oluşan toplumumuz, istiklalinin ve varlığının teminatı olan cumhuriyeti kurdu. Sonra, kendisine en çok uyan, otoriteyi gönüllü olarak devredebileceği bir yönetimin arayışı içine girdi. Sırasıyla önce otoriteryanizmi, daha sonra vesayet sistemini reddetme basiretini gösterdi. Ak Parti'nin Avrupa Birliği uyum yasalarını eksen yaptığı demokratikleşme ve açılım hamlelerini canı yürekten destekledi. Modern zamanlarda sağlıklı otorite inşasının en emin yolunun demokrasi olduğunu kavradığını partilere ve sandığa sahip çıkarak belli etti. Vesayet sistemini ayakta tutmak için yeniden otoriteryanizmi devreye sokan darbe dönemlerine rağmen her seferinde demokrasiyi güçlendirme hedefine yöneldi.
Vesayet sisteminden güçlü bir demokrasiye geçmek, öyle bir anda olacak bir iş değil. Yeni bir anayasa olmadan sistemin tam olarak değiştiğini de söyleyemeyiz şüphesiz. Otoriteryan dönemleri özleyen, çıkarlarını eski sistemde gören, demokratik değişime direnenlerin, endişesi umuduna galebe çalan toplum kesimlerinin desteğini almaya çalıştıkları, ortada. Daha önümüzde yürümemiz gereken bir hayli yol olduğu da besbelli. Tüm bunları görüyorum ama neden sizin hala değişim diyenlerle değil de demokrasiyle aralarında hep mesafe olanlarla aynı hizaya geçtiğinize “sekülerlik” dışında cevap bulamıyorum. Anti-demokratik gelişmeler diye sunduklarınıza baktığımda, esasa taalluk etmeyen bazı siyasi söylemler ve paralel yapıya ve bölücü teröre karşı alınan önlemler dışında bir şey göremiyorum. Size samimi iki sorum var: Öncelikle, “Despotizme doğru gittiğimiz iddianız, toplumun demokrasi mücadelesini ve seçimlerle defalarca teyit ettiği gönüllü rızasını, aklını hiçe saymak olmuyor mu?” diye soruyorum. İkincisi, diyelim ki başarılı olundu, Ak Parti'nin yer almadığı, otoriteryanizmle ilişkileri açısından sicilleri çok iyi olmayan partilerin katılımıyla bir blok hükümeti kuruldu. Biriniz, bana böyle bir hükümetin, demokrasimizi nasıl güçlendireceğini tane tane anlatabilir mi?
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026