Tüm zamanların en zamansız zamanı

Erol Göka
Erol Göka Yeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 03/01/2019, Perşembe • Yeni Şafak Haber Merkezi
Tüm zamanların en zamansız zamanı

Zaman algımız, yaşadığımız kültürün kodlarına, yaşımıza ve o sıradaki halet-i ruhiyemize bağlı. Modernliği ve kadim zaman algımıza ne yaptığını hep konuşuyoruz, konuşacağız. Yaşlıyken genel olarak zaman çok hızlı geçer. Bunda menzili maksuda yaklaşmış olmamızın yanı sıra, yaşadığımız pek çok olayın, sürdürdüğümüz bağlılık ve ilişkilerin fazlalığının payı var. Gençlerde ise zaman, çoğunlukla geçmek bilmez. Bunun nedeni de oturmuş bir kimlik algımızın, belirli yerleşik ideallerimizin bulunmaması olsa gerek. Gençken sıkıntılı ve bir hayli kendimize çakılı oluşumuzun payını da buraya ilave etmeliyiz…



Yeni duyduğum, “aşık olana su gibi gelirmiş zaman, korkana ve üşüyene yıl gibi” sözünün sebebi ise halet-i ruhiyemizin zaman algımıza etkisi... Mutluluk, dikkat ve iş yoğunluğu nedeniyle varoluşumuz “an”dan taştığında, zamanın nasıl geçtiğini bilemeyiz. Sanki o vakitler zaman atının üzerine binmiş, dörtnala koşuyor gibiyizdir. Ama sıkıntılı vakitlerde zaman bizi içine çeker, bir türlü geçmek bilmez.

Zaman algımızın belirleyicileri arasında, çoğu zaman fark edilmese de, kişiliğimiz de var. Bence hayatı ve insanları olduğu gibi zamanı algılamamızda da etkisi çok büyük kişiliğimizin. Başını kaşıyacak vakti olmayanlar, sürekli işlerini erteleyip duranlar, şimdi ne yapmalıyım diye kukumav kuşu gibi düşünenler, bir türlü bir işte sebat etmeyen maymun iştahlılar... Bunlar durduk yerde değil, kişilikleri yüzünden bu haldeler, o yüzden zamanı böyle algılıyorlar. Her yere kişiliğinizi de götürüyoruz, her işi onun tezgahında kuruyor ve yapıyoruz. Neyse bunlar bildiğimiz ama çoğu zaman elimizden bir şey gelmeyen şeyler. Biz yine yaşadığımız zamanların, modernliğin zaman algımıza etkisine gelelim…

Her şeyin çalışma, üretim ve tüketim ölçeğinde ele alındığı, “boş zaman”ın işten kalkarak tanımlandığı bir devirde yaşıyoruz. Oysa kadim devirlerde düşünme, tefekkür etme, hayır ve hasenat işleriyle uğraşma ve ibadet bir “çalışma” olarak görülüyor, ona verilen “emek”, iş yaşamından daha yeğ tutuluyordu. Şimdiyse mesaiye bağımlıyız, doğrudan çalışma yaşamının içinde olmasak, emekli olsak dahi… Dostumuza randevuyu bile iş saatlerine göre veriyoruz. Modern işlerin tabiatı da öncekilerden çok farklı. Birçok işte tarladaki köylünün yaptığı gibi hem çalışıp hem sohbet etmek mümkün değil...

Modern devirlerde mekân ve zaman algımızı yerinden eden ikinci değişiklik, teknolojiyle birlikte gelen hız tutkusu. Kesinlikle her yere önceki zamanlarla kıyas edilemeyecek ölçüde çabucak ulaşıveriyoruz. Kimi zaman her şeyi altüst eden aksamalar, modernliğin hız idealini dinamitleyen “trafik” gibi komplikasyonlar olsa da mekan engellerini aşma konusunda üstümüze yok. Şimdi burada yarın dünyanın öbür ucundayız, marifetse…

“Ne içindeyim zamanın ne büsbütün dışında / yekpare geniş bir anın / Parçalanmaz akışında…” Böyle diyor Ahmet Hamdi Tanpınar; fevkalade anlatıyor zaman karşısındaki konumumuzu. Ama bu dizelerdeki zaman algımız, atom bombası karşısında Eski Yunan’daki atomun parçalanamayacağını sanan Demokritos gibi düşünürlerin mesabesinde. Zira zamanı da parçaladılar artık… Zaman atomlaştı. O yüzden pek sevdiğimiz Byung-Chul Han, hız döneminin kapandığını, zaman algımızın tamamen bozulduğu “diskroni” devrinin başladığını söylüyor. Hızlı ya da değil, zamanla mekanla temasımız, bir türlü eskisi olamıyor artık. Zamanla birlikte kimlikler de atomlaştı. Nasıl kâh orada kâh buradaysak, kimi zaman, orada öyle, kimi zaman burada böyleyiz.

Herkesin acelesi var. Herkes bir yere yetişmeye çalışıyor. Hepimizin ardından atlı kovalıyor. Doğru ama durduğumuzda da sabit bir kimlikle sağlam gelecek planları yapamıyoruz. Zamanın her dokunuşunda civa gibi dağılıp gidiveriyoruz.

“İnsana emeğinden gayrısı yoktur” ayeti şöyle devam eder: “Çalışmasının, gayretinin, emeğinin, halis niyetlerinin karşılığı da ileride görülecektir. Sonra kendisine ödülü tam olarak verilecektir.” (Necm/39-40). Biz Müslümanlar böyle inanıyoruz. Dikkatle bakıldığında ayetteki “sae (sa’y)” sözünün tam olarak bugün verdiğimiz manada “emek” ve “emekçi”yi karşılamadığı, onları kapsayıp aştığı, “amel” anlamına geldiği görülecektir. “Amel”, “bir amaca yönelik bedensel, psikolojik ve manevi tüm etkinliklerin toplamı”dır. İnsan olarak tüm yapıp etmelerimiz, her türlü çaba, gayret ve uğraşımız, amele karşılık gelir. Bugünkü manasıyla “emek”, olsa olsa “amel”den bir cüz olabilir. Bunları idrak etmeden modern zaman algısının üstesinden gelemeyiz, saçmalığını anlayamayız. “Zamanın Kokusu” kitabında “vita activa”ya karşı, güya “boş zaman” dediği “vita contemplativa”yı savunan sevgili Byung-Chul Han’ın Heidegger eleştirisi yerinde ama eksik kalır.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026