İslam neden farklı anlaşılıyor?

Faruk Beşer
Faruk BeşerYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 14/02/2016, Pazar • Yeni Şafak Haber Merkezi
İslam neden farklı anlaşılıyor?
Ortayolu, itidali, dengeyi, ya da vasatiyyeyi
tartışırken İslam'ı bütün olarak anlamadaki ortayolu da görebilmemiz gerekir. Bunu
bir insan bedeni benzetmesiyle
anlatmaya çalışırsak şöyle diyebiliriz:


İdeal bir insan bedeni düşünelim. Her uzuv yerli yerinde ve ideal ölçülerde olsun. İslam'ı da böyle bir beden olarak görelim.

Mesela kalp İslam'daki zikri ve ibadeti temsil etsin.

Askerin gözetleme görevinden hareketle

gözler cihadı, eller eylemleri, baş ve beyin tefekkürü ve bilgiyi ilah, temsil etsin.

Bütün bu organlar birbiriyle iletişim halinde ve dengeli olursa insan, insan olarak fonksiyonlarını istenen düzeyde yerine getirebilir. Bunlardan birine ölçüsüz ağırlık verilir, diğerleri dumura uğratılırsa marazi bir görüntü doğar.

Mesela cihad cihad deyip gözleri çok büyütürsek karşımıza gulyabani gibi bir heyula
çıkar.

İnsanlar bunu gördüklerinde ödlek görmüş gibi korkarlar. Yine dengesiz biçimde ve zikrin ne olduğunu da anlamadan zikir zikir deyip diğer organlarla iletişim halinde olmayacak şekilde kalbe ağırlık verirsek kalp şiştikçe şişer ve artık nefes darlığından gideriz.



Şimdi etrafımızdaki İslam anlayışlarına bakalım, bu dengesizliğin her tarafta fark edilebilir olduğunu göreceğiz.



İslam'ın ne olduğunu bilen bilir.

İ
slam Allah'ın bütün
insanlığa duyurulmak
üzere Resulü
'
ne gönderdiği vahyin, yani Kur'an
-
ı
Kerim'in Resulü
tarafından kusursuz yaşanmasından ibarettir
.

Kur'an-ı Kerim İslam'ın yegâne kaynağıdır, Sünnet o kaynağın uygulanabilme çerçevedir. Bu bakımdan mecazen Sünnet'e de kaynak denir ve böylece İslam'ın Kur'an ve Sünnet diye iki temel kaynağı olmuş olur. Diğer anlama usulleri ise bunlara bağlıdır.



Şimdi hayatın değişkenliği içerisinde İslami olan düşünceyi ve eylemi anlamak isteyenler bu iki kaynaktaki ilgili talimatı bilir ve hesaba katarlarsa onu doğru anlamış olurlar. Aksi takdirde kendi çizdikleri sınırları İslam zannetmekten başka çareleri yoktur. Ne var ki, Türkiye gibi bu iki temel kaynağa herkesin doğrudan ulaşma şansı bulamadığı ülkelerde bu iş biraz zordur ve özel çaba ister.



Ulaşabilen insanlar çerçeveyi bu iki kaynaktaki bilgilerle kurup aradaki boşlukları akılla doldururlarsa çerçevenin dışına çıkmamış ve İslami olanı anlamış ve yaşamış olurlar. Günümüzdeki

Selefilik

buraya kadar doğru bir çizgidedir. Ama onların da aralardaki boşlukları doldurmada problemleri vardır. Yani onların problemi çerçeveyi kurma problemi değil, farklı zamanın ve mekânın bulunduğu araları anlama ve doldurma problemidir.



Bu çerçeveyi kuramayanlar için ise manzara farklıdır. Mesela bu iki kaynağı doğrudan bilemeyen Müslüman bir felsefeci düşünce ağında bu kaynaklarda kendi alanıyla ilgi olan çok az nassa atıfta bulunabilir. Çerçeveyi kaynaklarla değil felsefeyle kurar. Ama Müslüman bir felsefeci olduğunu gösterebilmek için de arada sırada ve sadece kendini destekleyen naslardan söz edebilir.

Nasların çerçevesindeki bir felsefe ya da tefekkür ile, felsefenin çerçevesinde bir nastan yararlanma çok farklı şeylerdir.

O zaman felsefe sayısınca İslam anlayışının ortaya çıkması kaçınılmaz olur.

Buna da İslam değil, olsa olsa felsefe üstü az İslam denir.


Bunu diğer bilimlerdeki arkadaşlarımızda da fark edebiliriz.

Teknik üniversitedeki ya da tıptaki, iktisattaki bir hocamız çoğu zaman İslamî ilimlerdeki bir hocadan daha duyarlı ve daha 'dindar' olabiliyor.

Ama meseleye biraz yakından baktığınızda onun bu iki kaynaktan bildiği çok az şey üzerine kendi dünyası ile bir çerçeve kurduğuna şahit olursunuz. Böyle bir İslam'da çerçeveyi, Kur'an-ı Kerim ve Sünnet kurmuş olmuyor. Sonuçta kişilere göre farklı İslam anlayışları ortaya çıkıyor.



Bir zamanlar bendeniz durumun ilahiyat hocaları için dahi böyle gözüktüğünü söylemiştim,

ne yazık ki, fikrimi değiştiremedim. İhtisas körlüğü denen musibetin pek çoğumuza bulaştığını ve

bir kelamcı Müslümanlığı ile bir tasavvufçu Müslümanlığı, hatta bir tefsirci Müslümanlığı ile bir hadisçi, ya da fıkıhçı Müslümanlığı birbirinden belirgin düzeyde farklılıklar arz ettiğini görmekteyiz.

Akademisyenlerin bundan kurtulması zordur ama akademik çalışmalar olmadan da nesnel doğruyu bulabilmek imkânsızdır. O halde akademik çalışmalar sürdürülmelidir, ama İslam'ın doğru anlaşılıp yaşanması için âlimlere ihtiyacımız vardır. Ne var ki, âlimlik 'kün fe-yekûn- ile, ya da ithal bir ileri teknoloji ile oluşturulabilecek bir şey değildir. Bir birikim üzerinde olmaya, ilme, eyleme, tefekküre, sabıra, yani zamana ve ihlasa muhtaçtır.



Gelecek yazımda farklı İslam anlayışlarına örnekler vermek istiyorum.


Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026