
I-
Seçim atmosferinde, son birkaç saniye hükmünde ilerliyor günler.
Seçim stratejileri fena halde dikiz aynasından, röntgenci bir bakış ile ahlakçı bir profil ortaya koyuyor.
Deniz Baykal''ın kaseti ortaya çıktığında açık ve net bir şekilde tavrımı ortaya koymuştum. Her kaset olayında bir "kaset" yazısı yazmak niyetinde değilim.
"Olay" kamuya açık bir mekânda ve kamuya açık bir zamanda gerçekleşmemiş ise mahremiyetin sınırları söz konusudur.
Üst kimliğini muhafazakâr olarak ortaya koyanların; teknolojinin sunmuş olduğu "sınırsız"lığa, dinin koymuş olduğu ilkeler üzerinden sınırlar koyup koyamayacağında düğümleniyor bütün mesele.
Muhafazakarların genellikle anlayamadığı nokta, sınırı hep "öteki" üzerinden çizilecek bir şey olarak görmeleri. Oysa mümin, sınırı muhatabının koymasını beklemez. Sınırı bizzat kendisi koyar. Görülmemesi gerekeni görmemek üzere, duyulmaması gerekeni duymamak üzerinden çaba sarf ederek çıkılır kemalat basamakları.
"CHP kasedi"nden sonra; gelişen teknoloji ile beraber mahremiyetin sınırlarını konuşmamız gerekiyor diye yazmıştım. Konuştuk mu? Hayır.
Kimin ne kasedi çıkarsa çıksın tavrımız aynı olmalı. Bu tavır ayağını basacağı zemini, Hz.Ömer''in kıssasında bulur.
Biliyorsunuzdur. Lakin hatırlamakta fayda görüyorum. Hz. Ömer halifeliği sırasında şehri dolaşırken bir evden sarhoş sesleri geldiğini duyar. Evin damına çıkarak damdan içeri girer. Bir adamın bir kadınla şarap içtiğini görür: "Allah Teala''nın emrini tutmuyorsun. Sen bunca cezanın günahını çekmeyeceğini mi sanıyorsun!" diyerek bağırır.
Bağırdığı adam Hz.Ömer''in hiddetinden korkar. Ama yine de söyleyeceğini söylemekten vazgeçmez: "Ey müminlerin emiri, sakın acele etme. Ben bir günah işledimse sen dört günah işledin. Birincisi: Allah Teala kapılara evlerden giriniz buyuruyor. Sen damdan giriyorsun. İkincisi: Allah Teala kendi evinizden başka evlere girerken izin isteyin ve selam verin buyurdu. Sen ise ne izin istedin ne de selam verdin. Üçüncüsü: Allah Teala başkalarının kusurlarını araştırmayınız. Tecessüs etmeyiniz buyuruyor. Sen ise tam tersini yapıyorsun. Dördüncüsü Allah Teala suizan etmekten sakının buyuruyor. Sen ise suizan ettin."
Bu sözler Hz.Ömer''in mübarek gönlüne çok tesir etti. Pişman oldu. Sözünün kefareti için bir köle azat etti.
"Siyasete seks kaseti" hizmeti verenler, bu hizmeti kabul edenler, yayanlar, diline dolayanlar, seyredenler sizin bu kıssadan payınıza düşen nedir?
II-
Seçim günleri ışık hızı ile ilerliyor ve bu seçimlerin esas "seçen"i kadınlar.
2011 Haziran seçimlerini diğer seçimlerden ayıran fark, bol skandalı ve bol küfürü değil. Biz şimdiye kadar ne skandal ne küfürler duyduk!
Bu seçimleri önceki seçimlerden farklı kılan husus, bu seçimlere Türkiye''nin kadınlarının özne seçmenler olarak gitmesi.
Kadınlar oylarını eş durumundan, baba ata soyundan devir alınmış siyasi miras üzerinden kullanmayacak bu seçimlerde.
Küçük hikâyeye odaklanmış bir anlayışı var kadın seçmenin.
Partiler bu durumu okumakta henüz güçlü bir performans gösteremedi.
Devlet Bahçeli kadın seçmenlerin özne olduğunu kabul etmeksizin oylarına göz dikmiş ve kendilerine oy veren erkek seçmeni; eşlerini, bacılarını, analarını ikna etmeleri için göreve çağırmıştı.
"Kaset skandalı"nın tam da bu isteğin üzerine gelmiş olması manidar.
Siyasetin özneleri durumun ne kadar farkında bilmiyorum ama, büyük şehirlerden en ücra dağ köylerine kadar kadın modernleşmesi erkek modernleşmesinin önünde seyrediyor. Bunu olumlu ya da olumsuz bir durum olarak değil nötr tespit olarak yaptığımı bilmenizi isterim.
Kadın seçmen konusunda AK Parti diğer partilere göre daha sahih bir iletişim gerçekleştirmiş görünüyor. Bu iletişimde Tayyip Erdoğan''ın doğrudan "hanım kardeşlerimiz" hitabının etkisini inkâr etmemekle birlikte; "küçük hikâyeyi" gözden kaçırmayan dikkatin önemli olduğunu düşünüyorum.
Gönlü güzel, bakışı merhem, şefkati ziyade okuyucularım…
Çarşamba günü yayınlamış olduğum "Bu yazıyı kaydedin ya da en az üç kişiye gönderin" yazısını davet bilen gönüllerinize müteşekkirim.
Rabia artık hepimizin kızı.
Onun başarısından nasiplenmek için çorbada tuzumuz olsun diye hepimiz seferber olduk.
Çarşamba sabahı başlayan telefonlar ve mailler devam ediyor. Şimdilik Rabia''ya talip iki "piyano" var. Rabia piyanosuna kavuşup tuşlara dokunur dokunmaz hikayesini sizlerle paylaşacağım.
Paylaşacağım başka hikâyeler de var.
Esas mesele kendimizi bütün çocuklardan ve gençlerden mesul hissedebilmemiz.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.