81 ilde 81 yıldız

00:0021/05/2010, Cuma
G: 3/09/2019, Salı
Fatma Barbarosoğlu

I-Gençlerle ilgili bir program olunca iki elim kanda olsa yetişmeye çalışıyorum. Kendimi gençlerden mesul hissediyorum. 18 Mayıs''ta Sayın Hayrunisa Gül''un himayesinde gerçekleştirilen "81 İlden 81 Yıldız Eğitim Projesi"nin tanıtım toplantısına bu duygularla katıldım. Ülkemin dört bir tarafından gelen gençleri bir arada görmek hayata dair heyecanımı arttırıyor. Yıllardır gittiğim her yerde ekonomik sıkıntılar içinde olan gençleri hayata dahil edebilmek için neler yapmamız gerektiğine kafa yordum.

I-

Gençlerle ilgili bir program olunca iki elim kanda olsa yetişmeye çalışıyorum. Kendimi gençlerden mesul hissediyorum. 18 Mayıs''ta Sayın Hayrunisa Gül''un himayesinde gerçekleştirilen "81 İlden 81 Yıldız Eğitim Projesi"nin tanıtım toplantısına bu duygularla katıldım. Ülkemin dört bir tarafından gelen gençleri bir arada görmek hayata dair heyecanımı arttırıyor. Yıllardır gittiğim her yerde ekonomik sıkıntılar içinde olan gençleri hayata dahil edebilmek için neler yapmamız gerektiğine kafa yordum. Katıldığım her istişare toplantısında bütün enerjimi gençlerle ilgili projelerin sunumuna ayırdım. İstanbul Belediyesinin "Bilgi Evleri" uygulamasının bir anlamda fikir annesiyim. Bu projeyi bendeniz Ali Müfit Gürtuna zamanında Prof. Dr. Ümit Meriç vasıtasıyla sunmuştum. Hayata geçmesi sayın Kadir Topbaş zamanında oldu. Her "Bilgi Evi"nin açılışı yeni bir proje oluşturmak için beni umutlandırıyor. Bunu her vesileyle paylaşıyorum çünkü güzel düşündüğümüz ve projemizi emin ellere ulaştırdığımız zaman muhakkak yaydan çıkan ok hedefini buluyor. Onun için sloganım "Sen düşün yeter!"

Olandan bitenden yalnızca şikâyet edenler, sorumluluklarından kaçanlardır. Sorumluluk sahibi insanlar projeler üreterek, o projelerin hayata bir umut ışığı olarak doğmasını sağlar.

81 ilden gelen 81 genci Çankaya Köşkü''nde bir arada görünce, onların hikâyelerine tanık olunca "süte maya katıldı" dedim. 2009''un 81 genci ile 2010''un 81 genci buluştu. Her yıl aileye yeni bir 81 genç ilave olacak. Önemli olan buradaki başarılı gençler için üniversitelerde kontenjan ayrılması. Eğer bu kontenjan ayrılmaz ise gençler lise 3. sınıfta çalıştıkları spor dalını terk ederek vakitlerinin önemli bir kısmını dershaneye ayırmak zorunda kalacak. Oysa sporda ve sanatta devamlılık çok önemli. Erken yaşlarda kazanılmış başarının hayat boyu başarıya dönüşmesi için üniversitelerin ayıracağı kontenjana ve sponsorlara ihtiyaç var.

Başarı dedim de... Başarı konusunda programı çok güzel bir şekilde sunan Keremcem''in sözlerini sizinle paylaşmak istiyorum. Program sonunda Mümin Sekman başarı konusunda bir sunum gerçekleştirdi. Gençlere başarılı olmaları için hırslı olmaları gerektiğine dair şeyler anlattı. Özellikle 8–14 yaşlarındaki gençlerin hayranlığını kazanmış olan Keremcem, "Ama ne olursa olsun hırs içimizdeki iyiliği öldürmemeli" diyerek Mümin Sekman''ın sunumuna bir dip not düştü.

Toplantının başlamasını beklerken sesimin oluşabileceği gençlerle sohbete başladım. Hemen sağ tarafımda Yusuf Şişman oturuyordu. Ümraniye Lisesi üçüncü sınıf öğrencisi olan Yusuf 2009''da Fransa''da Karate müsabakalarında Avrupa Şampiyonu olmuş. Spor akademisinde okumak istiyor. Rol modeli Ertuğrul Sağlam.

Arkamızda oturan bir grup genç kız hem akşam lisesinde okuyor hem de boks yapıyorlar.

Önümüzde oturan ve sırtlarında şişecam formalarını taşıyan gençler Kocaeli''den gelmişler. Kürek dalında şampiyon olmuşlar. Onların yanında Mersin''den gelen dokuz yaşındaki Sena Ayan satranç şampiyonu.

Program başlayana kadar her biri ile sohbet etmeğe çalıştım. Spor yapan gençlerin ortak özelliği örgütlü vakit yaşamak konusunda iyi bir temrinden geçmiş olmaları. Dolayısıyla erken yaşlarda ne olmak istediklerini bilerek çalışıyorlar.

Program boyunca hem 2009 hem de 2010 yıldızlarının hayat hikâyelerine tanık olduk. 2009''un Mardin yıldızı Bahar''ın hikâyesi hepimizi etkiledi. Babasının ve ağabeylerinin itirazına rağmen annesinin ve "manevi annem" dediği Sayın Hayrunisa Gül''ün desteği ile o artık "uçuyor"du.

Kokteyl sırasında annesinin kolunda, yüzünde bitmeyen bir tebessüm ile dolaşan Emre hepimizi derinden etkiledi. Emre''nin hikâyesi bu tür projelerin nasıl bir farkındalık inşa ettiğini çok iyi anlatıyor. Emre görme engelli ve engelline rağmen satranç şampiyonu. Daha önce kendisi hiçbir dershaneye kayıt edilmezken; şimdi Konya''nın dershaneleri peşinde koşuyor. Çünkü Emre baştan aşağı bir başarı hikâyesi.

Çocuklarımızın, gençlerimizin başarıya doğru kanatlanması için hikâyelerine destek olacak insanlara, kurumlara ihtiyacı var. Sayın Hayrunisa Gül''ü ve projeyi aşk ile hayata geçiren tüm çalışanlarını tebrik ediyorum. Bu proje her birimizin hayatında her an olmalı. Mesela yazarlar davet edildikleri programlarda o ilin okuyan yazan gençleriyle tanışmak istediklerini kendilerini programa davet eden kurumlardan muhakkak istemeliler. Bir defa tanıştıktan sonra da asla onları unutmamalı. Onlardan haber almaya devam etmeli. Mesela benim Aksaray''da üç tane Hatice''m var. Her vesile ile onlardan haber alıyorum. Onların hikayesini İstanbullu gençlere anlatıyorum. 2010 boyunca katıldığım her toplantıda "üç Hatice''m" i anlattım gençlere. Bizim hikayemiz en ziyade "hayat"lardan maya tutar çünkü.