
Armağan sistemi; vermek, almak ve vermek sürekliliğinde devam eder.Dinimiz bize veren elin alan elden üstün olduğunu hatırlatır daima.
Batı toplumlarında gönüllü kuruluşlar liberal armağan meselesini, yardım edenin kendini iyi hissetmesi üzerinden sistematik bir bütünlük içinde sürekli gündemde tutar.
Armağan meselesi son birkaç yıldır bizde adeta toplumsal bir çatışma düzeyinde dile getiriliyor. Oysa toplumsal duyarlılık açısından hem seküler armağan sisteminin hem de dini armağan sisteminin birbirinin önünü açarak birbirine destek olarak sürdürülmesi gerekiyor.
Yarın Feshane''de 14 sivil toplum örgütünün katkılarıyla Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanı Sayın Fatma Şahin''in himayesinde 700 kişilik bir yemek ve arkasından kermes düzenleniyor. Yemeğin davetiyeleri satıldı. Kermes için son hazırlıklar yapıldı. Programdan elde edilen gelir ile Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanlığı 17 adet sosyal hizmet merkezi açmayı planlıyor. Merkezde kadınlar için dinlenme ve çamaşırhane, çocuklar için oyun gençler için eğlence spor alanları oluşturulacak.
Bu projenin mayası, Hadid Suresi''nin 11.ayetini hayatının ilkesi haline getirmiş bir doktor hanımın, yardıma muhtaç olanlara kurduğu empati ve sorun çözmek üzere gösterdiği gayretten kabardı. Ayet-i kerime''de Rabbimiz bize soruyor:“ Allâh''a güzel bir borç verecek olan kimdir? Artık Allâh, bunu kendisi için kat kat arttırır. Onun için oldukça üstün ve onurlu (kerim) bir ecir vardır”
Mümin bir öznenin empati kurma hikayesini Doktor U.L.''nin cümleleri ile paylaşmak istiyorum:
“1999''de Gölcük depremi meydana geldiğinde biz tatilde idik. Tatilde olan biteni anlayamadığımızı iki gün sonra fark ettik. Tatil sonu biz çocuklarla annemin yanına eşim de işinin başına döndü. Telefonda bana Buradaki insanlar bir hoş olmuş, bakışları boşalmış adeta dedi. Velhasıl bizim depremi algılamamız bir hafta sürdü. Bir hafta boyunca umursamaz yaşadığım için kendimi affedemedim. Depremi idrak etmem nasıl bu kadar uzun sürdü! Vicdanen duyduğum rahatsızlığı yatıştırabilmek için Hayat Vakfı''nın Deprem Komisyonu Başkanlığını yaptım. İzmit''te, Yuvacık Sağlık konteynırını kurduk, ilaç desteği verdik ve hafta sonları hekim olarak orada görev yaptık.”
“Van depremini idrak etmem iki günümü aldı. Fakat bir taraftan aile sorumlulukları, diğer taraftan Kenya''ya gitmek durumunda olduğum için Van ile ilgili neler yapabileceğimiz konusunda zihnim kesintiye uğradı. Kenya''dan hasta döndüm.”
“Van için ne yapmam gerekiyor sorusu zihnimde açılı olan dosyada bekliyor. Hava yağışlı evdeki çamaşırları kurutmakta zorluk çekiyorum. Tam o sıra ekrandan düşen haber ufkumu açtı. Haberde Van''da kıyafetlerin atıldığı anlatılıyordu. Tamam dedim. Depremzedeler için bir çamaşırhane kurmalıyız. Çamaşırlar yıkanmalı ve kurutulmalı. Bunu idrak ettiğim andan itibaren yaşamak benim için bir ıstırap haline geldi. STK''lara deprem bölgesinde çamaşırhane olup olmadığını sordum. Hayır, hiç kimse bu hayati konunun farkında değildi. Projeyi gerçekleştirmek için yola çıkmalıydım.”
“Bir şeyi sahiden yapmanın derdine düşünce Allah yardım ediyor. Öyle gelişmeler oldu ki her defasında Allahuekber diye bağırdım. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız Sayın Fatma Şahin, STK''lar ile çok yakından çalışan bir isim. Bu dönemde bizim için sahiden bir şans. Kendisi Sosyal Hizmet merkezleri kurmak istediğini bu merkezlerde çamaşırhane de olacağını söyleyince meselenin maddi tarafını halletmek için önce 300 kişilik bir kahvaltı düzenlemeyi planladık. Kahvaltı için işe koyulmuş iken organizasyon büyüdü. Feshane''de Sayın Fatma Şahin''in de katılacağı 700 kişilik yemek gerçekleştireceğiz inşallah.”
“Van''a herkesin gitmesi gerekiyor. Her meslek erbabının bizzat durumu gözleri ile görmesi gerekiyor. Görmeden empati kurmak çok mümkün olmuyor. Ekrandan görülen ile bizzat gidilerek tanık olunan gerçeklik boyutu çok farklı. Temel yaşamsal destek sağlanınca manevi ve psikolojik destek ve iş-uğraş terapisinin başlatılması gerekiyor. Diğer taraftan göç eden depremzedeler için projeler geliştirilmeli.”
“Yardım faaliyetlerinde kadınların çalışması giderek artıyor. Ama henüz hem çalışan gönüllülerin sayısı hem de organizasyon başarısı açısından dünya standartlarına ulaşmış değiliz.Sadece kendi ailemizden değil bütün insanlardan mesul olan bir bilince sahip olmak için motivasyonlarımızı güçlü tutmak zorundayız.”
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.