
8 Mayıs Cuma günü, Sesli Kitap Şenliğine katılmak üzere Urfa''ya uçtuk. Sayın Hayrunisa Gül''ün himayesinde düzenlenen bu ikinci kitap şenliğinin birincisi, Sultan Ahmet''te yapılmıştı. Urfa davetine icabet etmemiş olsam, işin aslını öğrenemeyecektim. İşin aslı bu şenliğin sponsorluğunu Alfa yayın grubu sahibi Faruk Bayrak''ın yapmış olması. Bu bilgiyi ben ancak 9 Mayıs''ta öğrendim. Bunu önemsiyorum, çünkü Faruk Bayrak Urfalı. Doğduğu yere sahip çıkması çok önemli. Biliyorsunuz dünya bir taraftan globalleşmeyi yaşarken bir taraftan da bu globalleşmeyle beraber glokalleşmeyi yaşıyor. Yani yerel olanın öne çıktığı, şehir kimliğinin, hatta belde ve köy kimliğinin önemli olduğu bir zamanı yaşıyoruz. Dolayısıyla köklerinin bağlı olduğu toprağa dönüp, kültürel-ekonomik yatırım yapan, hemşehrilerinin ihtiyaçlarını tespit edip bunu gidermeye çalışan siyasilere, kültür adamlarına, iş adamlarına ihtiyacımız var. Bu sebeple toplumsal mesuliyet bilincine sahip olması bakımından Faruk Bayrak''ı kutluyorum.
Kitap Şenliğinin Hayrunisa Gül''ün himayesinde gerçekleştirilmesiyse konuya medyanın ve dolayısıyla halkın ilgisinin çekilmesini sağlıyor. Nitekim kız çocukları Hayrunisa Gül ile konuşabilmek için sıraya girdiler. Kız çocukları ifadesini özellikle kullandım. Çünkü Şanlıurfa valisi Yusuf Yavaşcan Kitap Şenliğine özellikle kız çocuklarını ve kadınları davet etmiş. Ama şu tesbit çoğu zaman gözden kaçıyor: Kız çocukları ve kadınlar modernleşmeye, birey olmaya zaten daha yatkınlar. Eğitim ile sınıf atlayacaklarının farkındalar. Aynı bilincin yetişkin erkeklerde ve çocuklarda daha düşük olduğunu görmek zorundayız. Bu gerçek, sadece Türkiye gerçeği de değil. Aynı zamanda bütün dünyanın gerçeği. Dolayısıyla erkeklerin karışmış olduğu pek çok şiddet olayını, mesuliyetlerini baba ve eş olarak yerine getiremeyişlerini, "azalan erkek kimliği" üzerinden teşhis etmemiz gerekiyor.
Belediye ile valiliğin ortak çalışmasının, bir şehri abad edebilecek enerji birikimini ortaya koyabileceğini gösteriyor Urfa örneği. Nitekim "Fakıbaba" faktörü, seçimlerin üzerinden epey bir zaman geçmiş olmasına rağmen devam ediyor. Urfalılar Urfalılık imajını "Fakıbaba"nın hizmetleri üzerinden anlatmayı çok önemsiyor. Mesela: Sokak çocuklarının, Emniyet tarafından kurs verilerek gönüllü turizm rehberi olarak istihdam edilmiş olmaları, eskisi gibi polisten kaçmamalarını sağladığı gibi Balıklı gölün etrafında her birinin kendince bir mekana sahip olma sorumluluğunu da geliştirmiş.
Şenlik, programa katılmak için Ankara''dan, İstanbul''dan gelen yazarlar için oldukça kısa sürmesine rağmen, benim açımdan etkisi ve yoğunluğu yüksek oldu. Şöyle ki, üç saat gibi bir süre içinde Harran Üniversitesinin Sosyoloji Bölümünden çok değerli sosyologlar ile konuştuk. Ayak üstü bölgeyi anlatmak için bölge sosyologları olarak çalışmalarını muhakkak medyada duyurmalarının gerekliliği üzerine sohbet ettik. "Medyatik olmak ile bilgiyi geniş halk kitlelerine sunmak arasındaki farka değindik. Bu bağlamda Dicle Üniversitesinde "Töre Cinayetleri" üzerine mahkumlarla yüz yüze araştırma yapmış olan Doç. Dr. Maçhar Bağlı''nın kulaklarını çınlattık. Bağlı, yapmış olduğu çalışmayı medya aracılığı ile bizlerle paylaşmamış olsa idi, olaylara tek bir boyut içinde değerlendirmeye devam edenlerin sayısı bir hayli fazla olacaktı. Bölgeyi anlayabilmek için muhakkak o bölgede doğmuş büyümüş akademisyenler ile bilgi alış-verişi içinde bulunmak gerekiyor.
Şanlıurfa''lı Mahmut Kaya "Dünden bugüne Çok eşlilik" adlı yüksek lisans tezini kitap olarak hediye etti. Mahmut Kaya 1977 doğumlu ve ayaküstü sohbetten edindiğim intiba ile iyi bir sosyolog kumaşına sahip bir akademisyen. Çalışmasında Suriyeli gelinlerin artışına ve Türkiye''de yaşayabilmek için "kuma" olmaya istekli olmalarına dikkat çeken Mahmut Kaya, aynı zamanda sulu ziraata geçişin de ekonomik geliri arttırdığı için çok eşliliğe imkan tanıdığı üzerinde duruyor.
Çok eşlilik demek, çok çocuk demek. Çok çocuk ise eğitimsiz ve sahipsiz çocukların serseri mayın olarak hayata dahil olmaları demek. Çok eşlilik ve çocuk değince okuyucuların yanlış bir intiba edinmemeleri için bir örnek vermek istiyorum. Zira Başbakan Recep Tayyip Erdoğan''ın üç çocuk tavsiyesi bazı gazetecilerin dillerine pelesenk olmuştu. Eğitimli ve ekonomik gelir düzeyi oldukça yüksek aileler "yeterli eğitimi verememek endişesi" ile tek çocuk sahibi olmayı tercih ederken Doğu ve Güneydoğu Anadolu''daki "çok çocukluluk" aradaki uçurumu derinleştirip genişletiyor. Her bir hanımından onar tane çocuk sahibi olan "aile reis"lerinden bahsediyorum. Yirmi çocuğu olan bir baba çocuklarının adını sayamıyor bile. Kaybolan çocukların kaybolduğu ancak akşam yemeğinde ortaya çıkıyor. Buna dair pek çok hikaye dinledim. Çok eşliliğe bizim bakışımız ile bu olgunun içinde yaşayan insanların bakışını ele veren hikayeler... Hikayelerden biri, bir köy okulunda geçiyor. Öğretmen on sekiz kardeşi olan çocuğa soruyor: Baban iki eşine de eşit davranıyor mu? Erkek çocuk cevap veriyor: He ya davranıyor. Her ikisinden de dokuzar çocuk yapmıştır.
Kırsal kesimin aile ve sosyal düzeneğini incelerken teknolojinin getirdiği modern zamanı kullanan erkeklerin, aynı modern zamanı kadınlardan esirgeyişleri üzerinde durmak gerekiyor.
Urfa''da konuşma imkanı bulduğum değişik siyasi görüşlerden kadınlar "töre"yi, "berdel" i savundular. Bu kadınların ortak özelliği, ekonomik gelir olarak orta ve üst sınıfa mensup olmaları. Oysa bakırcılar çarşısında baba mesleğini sürdüren delikanlı "töre"ye, Urfalı erkeklerin kadına bakışına isyan ediyor. Bir an önce İzmir''e gidip kendi mesleğine, kasaplığa dönmek istiyor. Bakırcılar çarşısındaki bitimsiz dövme sesinin kendisini hasta ettiğini, günde iki kez depresyon ilacı aldığını söylüyor.
Yani Kierkegaard''ın cümleleriyle söyleyecek olursak "mutlu"nun anlattığı hikaye ile "mutsuz"un anlattığı hikaye tamamen farklı.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.