
Koşarak yetiştiğimiz, ama kapısını hemen kapattığı için boynumuz bükük kala kaldığımız tramvayın kapısında karşılaştık onunla. Karşılaşmadık, çarpıştık. Benim elimde kitaplar vardı. Onun elinde hem kitap hem çiçek. Elindeki minik kaktüs saksısını havada yakaladım.
Ne kadar benziyorsunuz dedi. Evet, benziyorum dedim. Hayır, benzemiyorsunuz siz osunuz dedi.
Çantasından bazı sayfalarını kıvırdığı bazılarının kenarına kağıtlar yapıştırdığı kitabı çıkardı. İmzala-yacaksınız tabii dedi.
Boynum kıldan önce. ( Zaten berbat olan yazım büsbütün kargacık burgacık oldu dizimin üstünde yazmaya çalışırken.)
Bir daha kitabınız çıkmadan söyleşi vermeyin dedi sitem ile. 1 Ocak''tan beri her gün sordum kitapçılara. Sormaktan yoruldum. Son onbeş dakika. Son onbeş dakika.
Affedersiniz dedim. Benim de hoşuma giden şeyler değil.
Biliyorum biliyorum dedi. Çok özel olacak ama…
Bu sefer ben biliyorum dedim.
Sonra ikimiz birden güldük ay ne çok biliyoruz diye. Soyadımı soracaktınız değil mi dedim. Evet dedi. Çok soran oluyor herhalde. Ben avukatım adım Selda.
Memnun oldum dedim. Avukat olduğunuzu çıkaramazdım aslında.
Ha evet o yazınızı okudum dedi.
Hangi yazımı?
Tam burada karşılaşmıştınız galiba dedi. Hani aya bakıp dua eden avukat hanım.
Ah evet dedim.
Size soracaklarım var dedi. Hem de son kitabınızdan. Nermin gerçek mi?
Ne fark eder dedim.
Eder dedi.
Nasıl yani? Dedim.
Gerçek ise bir mezarı vardır. Yani siz biliyorsunuzdur. Mezarına gitmek isterim. Ruhuna Fatiha okumak…
Ne diyeceğimi bilemedim. O şaşkınlıkla sık sık kabir ziyareti yapıyor olmalısınız dedim.
Yo hayır bunu da nereden çıkardınız dedi.
Ne bileyim dedim. Bir roman kahramanın peşine düşüp kabrini ziyaret etmek istediğinizi söyle-yince…
Roman kahramanı başka dedi.
(Nasıl başka diyemedim. Kurgu kahraman ile hakiki bağ kurmak üzerine düşünmelisin Fatma diye bir ev ödevi verdim kendime.)
Bir Nermin değil birçok Nermin var. Ama galiba Hekim Sami Yavaş bir tane dedim.
Size hiç katılmıyorum dedi.
Hekim Sami Yavaş''ı sevmediniz mi dedim.
Hayır, sevmedim dedi. Mızmız. Evhamlı.
Saydıkça saydı Hekim Sami Yavaş hakkında.
Ama dedim bu bana haksızlık.
Neden ki dedi akrabanız mı?
Hayır dedim. Akrabamdan bile daha önemli. O benim kahramanım.
Olur, mu öyle şey dedi.
Neden olmasın dedim. Akrabalarımın ne yaptığından mesul değilim ama kahramanımın yaptıklarından mesulüm.
(Bu defa belki muhatabım ev ödevi vermiştir kendisine. Yazar milleti de bazı kahramanlarına pek düşkün oluyor canım konulu bir ev ödevi mesela.)
O zaman daha ideal birini yazsaydınız dedi.
Niye dedim. Ben onu bu haliyle sevdim. Kendisiyle yüzleşmesini ve beklemesini sevdim.
Seversiniz tabii dedi. Siz kafayı bekleme estetiğine takmışsınız.
Takmışsınız!..
Aldırmayın bana. Yani öylesine söyledim. Kötü bir niyetim yoktu inanın dedi.
Kötü bir niyetiniz olduğunu asla düşünmedim zaten. Fakat takmak olumsuz bir kelime.
Kötü bir niyetim yok dedim ya. Siz artık olumsuzu olumlu bir şeyle değiştiriverin dedi.
Nasıl yani?
Takmışsınız yerine başka bir şey koyun.
Ne mesela?
Bozmuştum diyebilirsiniz.
Yok, almayayım dedim. Bozmak daha kötü. Beterin beteri var diye boşuna söylemiyorlar.
Ya hocam her kelimeye bu kadar takılmayın dedi.
Peki dedim. Neye takılmamı öneriyorsunuz?
Nermin gerçek mi değil mi onu söyleyin.
Siz de roman kahramanlarının gerçek olup olmadığına bu kadar TAKILMAYIN dedim.
Mesaj alındı hocam dedi. Çok hazır cevapsınız. Tam benim adamımsınız yani.
Güldüm.
Anladım dedi adamımsınız kelimesine takıldınız tabii.
TAKILDIM?
Ama şunu söylemem lazım. Romanınızı çok ama çok sevdim. Herkese okuttum. Sonunda gördüğünüz gibi kitabım param parça oldu.
Zühal''i farkettiniz mi dedim.
Ha dedi. Çok önemli bir karakter değil benim için.
Oysa benim için çok önemliydi dedim. Üvey anne olduğunu hiç hissettirmeyen bir üvey anne olduğu için ben Zühal''i çok severek yazdım.
O kadar görünmüyor ama hocam kabul edin dedi. Biliyorum dedim. Hayatta da öyle değil midir? Üvey anneler iyi olduğunda kimse farkına varmaz. Ama biraz sesi yüksek çıktığında yedi mahallede lekelenir adı. Ve bir üvey annenin lekeli adı bütün üvey anneleri kara boya ile boyamaya yeter.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.