Ansızın sokakta karşılaştık

00:007/07/2009, Salı
G: 3/09/2019, Salı
Fatma Barbarosoğlu

Onları hiç "göremeyeceğim" bir günde gördüm. Mecbur zamanların içinde. Öyle tanıdık tanıdık bakıyorlardı ki. O aşinalık içinde gördüm ikisini. O aşinalık içinde selam verdim. Ben bu çocukları nerden tanıyorum diye kendime sorarken farkında olmadan verilmiş bir selamdı.Kim bilir kaç vaktimi alırdı nereden tanıdığımı bulmak.En iyisi onlara sormaktı. Yüzünüz hiç yabancı değil ama kusura bakmayın yorgun zihnim isminizle cisminizi eşleştirmek konusunda tembel davranıyor.İkisi birden güldü. Öyle güzel

Onları hiç "göremeyeceğim" bir günde gördüm. Mecbur zamanların içinde. Öyle tanıdık tanıdık bakıyorlardı ki. O aşinalık içinde gördüm ikisini. O aşinalık içinde selam verdim. Ben bu çocukları nerden tanıyorum diye kendime sorarken farkında olmadan verilmiş bir selamdı.

Kim bilir kaç vaktimi alırdı nereden tanıdığımı bulmak.

En iyisi onlara sormaktı. Yüzünüz hiç yabancı değil ama kusura bakmayın yorgun zihnim isminizle cisminizi eşleştirmek konusunda tembel davranıyor.

İkisi birden güldü. Öyle güzel öyle içten. Zihniniz yorgun değil tam tersine çok dikkatli çünkü siz bizi tanımıyorsunuz.

Nasıl olur çok aşina geldi yüzünüz.

Birbirini seven insanlar zaman içinde birbirine benzermiş diye okumuştum dedi gözlüklü olan. Biz de sizin yazılarınızı okuya okuya size yaklaştık demek ki.

Güldük. Böyle ulu orta aynı frekansta gülüşümüzden utanarak. Dünkü yazınız dedi kolu sargılı olan.

Ah noldu size. Kırık değil inşallah.

Umursamadı güldü.

Önemli bir şey değil.

Gözlüklü olan dünyanın en önemli işi şu an sizinle konuşmak çünkü diye devam etti.

İltifat maksadıyla da olsa yanlış sıralama yapmanıza gönlüm razı değil dedim.

Ah bu konuda İHL sözlük bizi hiç aydınlatmadı dediler.

Siz bilmiyorsunuzdur herhalde İHL''yi dediler.

Sizi şaşırtmak boynumun borcu olsun dedim. Biliyorum. Hem de çok iyi.

Takip ediyor musunuz?

Etmemek mümkün mü? Yoksa gençliğin gerisinde kalırız.

Ne düşünüyorsunuz peki?

Beni izlemeye devam edin.

Dünkü yazınız dedi kolu sargılı olan. Beni çok düşündürttü. Çok hüzünlendirdi. Çok. Ne bileyim bütün çoklar aniden bana geldi. Ben bütün çoklara gittim.

Arkadaşı ikaz etti. Çoklu bir cümleydi ama anlatımı o kadar az ki hiçbir şey anlaşılmıyor.

Tam o anda bir güvercin omzuma bir armağan bırakıp gitti. İkisi birden telaşlandı. Hay Allah dediler. Bizim yüzümüzden.

Yapmayın arkadaşlar. Niye sizin yüzünüzden olsun. Üstelik bu kötü bir şey değil. Bir armağan belki de.

Evet siz bize bir armağansınız bugün. Biraz oturabilir miyiz? Şey yani çok vaktinizi almak istemeyiz ama…

Tam da bir pastanenin önünde konuşuyorduk. O pastanede oturmayı tercih edeceklerdi.

Ama ben o pastane ile arama mesafe koydum. Kim bilir nasıl bir ifade yüzümde kendini okunaklı kıldı ki, Tabii siz böyle orta yerde oturmak istemezsiniz dediler.

Hayır hayır sandığınız gibi değil.

Kötü bir şey sanmamıştık ki!

Sorun da bu ya zaten. İmam-ı Azam için çocuklardan biri biliyor musunuz bu adam sabaha kadar namaz kılıyor dediği için İmam-ı Azam kendini o söze uygun hale getirmek üzere gecenin üçte birini değil üçte ikisini ibadet ile geçirmiştir ömrünün sonuna kadar.

Yani … dedi kolu sargılı olan.

Yanisi şu siz beni dışarıda oturmayacak kadar takvalı zannettiniz. Değilim. Sizin hüsnü zannınızı gerçek çıkarıp bundan böyle asla dışarıda bir yerde oturmayacak kadar da gayretli değilim.

O zaman, dedi gözlüklü olan. Bu pastane ile aranıza koyduğunuz mesafeyi iyice merak ettik. Siz anlatmazsınız biz kim bilir kaç çeşit hikaye uyduracağız.

Pastane ile arama koyduğum mesafeyi anlatmak zorunda kaldım.

Mesafenin sebebini Cuma günü anlatayım size. Sütun nasıl olsa yetmeyecek. Üstelik sıcaklar bastırınca insanların uzun yazı okuma kapasiteleri bir hayli düşüyormuş. Baksanıza benim için İLH sözlükte Yeni Şafak''ta uzuuunnn yazılar yazan yazar ibaresini kullanmışlar.

İHL sözlüğe madde yazan arkadaşlar, selam olsun demişler. Eyvallah. Hem selam olsun aramızda hem kelam.