
Sokaklarımızı bayraklar, bedenlerimizi kırmızılı kıyafetler/aksesuarlar süslüyor son birkaç aydır.
Herkesin bir "kırmızı"sı var.
Dünyanın hiçbir yerinde Türkiye''de olduğu kadar yaygın olmamıştır kırmızı zannediyorum.
Meşhur atasözü: "Türkün gözü aldadır."
Boyanın, kimyasal tekniklerle elde edilmediği dönemlerde Türk kırmızı diye meşhur olmuş bir tonu vardır kırmızının. Özellikle Kütahya ve İznik çinilerinde kendini belli eden bir tondur bu.
Bazı moda teorileri konjektörün; kılık-kıyafet, kullanım nesnelerini belirlediğini iddi eder. Mesela ABD başbakanı Nixson''ın Çin''i ziyaretinden sonra ejderha motifli kıyafet modası başlamıştı.Yeni Şafak''ın 12 Kasım tarihli haberinde de, Başbakan Erdoğan''ın Bush ile Oval ofiste görüştüğü gün takmış olduğu kırmızı beyaz çizgili kıravatın "yok" sattığını söylüyor.
Modacılar her yıl belli renklere ağırlık veren kreasyonlar hazırlar.Bu hazırlanan kreasyonların her zaman geniş kullanım değerlerine sahip olacağına dair bir garanti yoktur.Ama bu yıl kırmızıya yatırım yapan herkes satıyor.
Kırmızı modasının tutması ile milli duyguların kabarması arasında doğrudan bir bağlantı kurulabileceğini söylemek bile mümkün.
Kırmızı bir kıyafet, kırmızı bir aksesuar eğer o sıralar moda değilse kolaylıkla tercih edilemez. Uzaktan ben buradayım diye bağıran bir anlamı vardır adeta, bedende taşınan kırmızının.
Kırmızı kelime olarak en çok iddia ile özdeşleştirilebilecek bir kelimedir çünkü.
Kırmızı ile siyahın bir arada kullanımını özellikle Türkan Şoray''ın Romen kızını canlandırdığı filmlerden hatırlayacaksınız.
Kırmızı ve beyaz çizgiler belli ki bundan sonra ABD zirvesini sembolize edecek?!
Renklerin dili önemli.Bu önem üzerinden renk bilim teorileri bile kuruluyor.
Kapitalist dünyada her şey tüketim için.Lokanta''nın duvarları nasıl boyanırsa müşteriler daha çok sipariş veriyor.
Spor takımı hangi renkleri üzerinde taşırsa karşı takım üzerinde caydırıcı olabiliyor.
Ana okulu çocuklarına hangi renk kıyafet giydirilirse duygusal zekalarının gelişimine katkıda bulunuluyor.
İş görüşmelerinde hangi renk tercih edilirse pozitif bir hava yaratılmış oluyor…
Listeyi uzatmak mümkün.Renk bilimciler bunlara dair bir çok şey söylüyor.İnanıp inanmamak konusunda serbest miyiz ?Emin değilim.Çünkü muhatabınız eğer renk bilimcilerin sunduğu tezleri pek bir içselleştirdiyse siz kahverengi giyiyorsunuz diye pek ala kendini sizi sorgulama makamında bulabilir.Yani siz inanmasanız bile, renk bilime fazlasıyla inanmışların taaruzundan kendinizi kolaylıkla kurtarmanız mümkün olmayabilir.(Bu satırların yazarının başına aynen böyle bir durum gelmiştir.Konferans arasında sorabildiği bütün soruları sorma yoluna giden katılımcıya diğer katılımcılardan tepki geldiğinde şöyle dedi:Ne yapalım.Yazarımız böyle bir günde kahverengi giyerek kendini sorgulamaya açık hale getirmiştir.CİA ajanları kahverengi giyer.Neden?Çünkü kahverengi muhatabın bilinç altını harekete geçirir.)
Tarihi bir şey söylemek istiyorum kırmızıya dair.Daha doğrusu tarih ile edebiyatı buluşturan bir bilgi.Fatma Aliye Hanım,Ahmet Mithat Efendi''ye kendi göz nuru ile işlemiş olduğu bir seccade gönderir.Ahmet Mithat Efendi bu hediyeye şu cümleler ile karşılık verir:
"Seccadeye azim teşekkür.Fakat işleyeceğiniz yastığı iğne ile işleyeceğinize kalem ile işlerseniz daha sevinirim.Fazıl ve feylesof kızımın en mu''teber nakışı ,nakış-ı kalemidir.Ama canınız ister de biraz kadınlık göstermek isteyecek iseniz.Ne deriz?Onun hususunda hiç itihabım yoktur.Renklerden mana aramam.Yeşil ümid midir beyaz sulh mudur falan bilmem.Sizden ne gelir ise Ahsen odur derim.Yalnız Arnold''un dediği gibi kırmızı olursa fiyatını bilmediğim şeyler için bile "adi ucuzdur" derim.
Fatma Aliye Hanım bu satırlara bir cevap veriyor .Verdiği cevapda, nakış işlemenin kadınlık değil sanat göstermek olduğunun altını çiziyor.
Ahmet Mithat Efendi bu satırları rumi 1308 yılında yazıyor.Bu gün yine kırmızıyı görünce "adi" der miydi? Okuduklarımdan çıkardığım Ahmet Mithat Efendi demezdi gibi geliyor.Çünkü öğrenmeye ve anlamaya çok açık olması ile çağdaşlarını daima geride bırakmış olan Ahmet Mithat Efendi, kırmızıdan pek ala felsefi anlamlar çıkarmak yoluna giderdi diye düşünüyorum.
Felsefi anlamlar dedim de. Sınırlar için kırmızıyı kullanıyoruz en ziyade.Algılamada bir kolaylık ve keskinlik sağladığı için.Tayyip Erdoğan''ın kırmızı beyaz çizgili kıravatından da bu manada Türkiye''nin kırmızı çizgilerine saygılı davranıldığı sürece, beyaza yani barışa riayet edileceği anlamı "oku"nuyor olmalı.
Yani esasında çoğunluk beyazdan yana .Ama şu kirli dünyada "beyaz" ı tek başına korumak mümkün olmadığı için, herkesin bir şekilde kendi sınırlarını karşı tarafa göstermesi gerekiyor.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.