
Necip medyamız, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Taner Yıldız''ın kendisini protesto eden gencin yaka-paça dışarı atılmasını engelleyerek konuşmasına zemin hazırlamasını pek beğendi.
Güzel.
Bakan Bey''in davranışının nazara verilmesi; karşısındaki gencin deli deli akan kanına karşılık olgun bir dil tutturması, beden dilinin iletişimciler tarafından analiz edilmesi... İyi! Lakin...
Bakan Bey''in davranışını nazara vereceğiz diyerek ihmal edilen bir durum var. Nesimi isimli genç yumurta atmıyor. Ayakkabı fırlatmıyor. İnsanların insanlık dışı mesai saatlerine itiraz ediyor, sesi üzerinden eylem koyuyor.
Bakan Bey''in davranışındaki letafete dikkat çekerken, lütfen Nesimi''nin tek eylem olarak “ses”ini kullanmasına da dikkat edelim. Neden dikkat edelim? Genç nüfusun fazla olduğu bir ülkede yaşayan insanlar olarak, yaptığımız haberlerin kurduğumuz analiz cümlelerinin gençler tarafından nasıl okunduğu ve algılandığına dikkat etmemiz gerekiyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Taner Yıldız''ın; eleştirilerini dile getirmek isteyen bir gencin sesini bastırmak isteyen koruma görevlilerinden kurtarması, maalesef ülkemizde çok sık rastlanan bir durum olmadığı için, “şahane anormal” kodları eşliğinde pek bir “ses” getirdi. Getirsin. Buna itirazım yok. NLP uzmanları, iletişim “teknokratları” Sayın Bakanımıza 100 üzerinden 150 puan vermeyi uygun gördüler. Her zaman söylediğim ilkemi müsaadenizle bir daha tekrarlamak istiyorum: Uzun vadede hakikatten büyük ve güçlü müttefik yoktur. Onun için Sayın Bakanımız bundan sonra yazacağım satırları lütfen bu minvalde değerlendirsin. Eylemci genç Nesimi''nin, korumalar tarafından tartaklanmak suretiyle bozulmuş olan giyim-kuşamını düzeltmenizi medyamız sadece sizi alkışlamaya konuşlandığı için pek beğendi. “Buradan” bakınca davranışınızın müşfik değil baskın bir davranış olarak okunduğunu bilmenizi isterim. Şefkat ilişkisi güçlü ile güçsüz arasında kurulacak bir ilişkidir. Gençlerin şefkate değil önce saygıya ihtiyacı var.
Diyorsunuz ki “burası” dediğiniz yer neresi? “Burası” dediğim yer bir anne kalbi Sayın Bakanım.
Herkes Bakan Bey''i tebrik etti. Ben Nesimi''yi tebrik ediyorum. Daima kendisi olarak kaldığı için. Bakanlık davetine belki bir gün uğrarım diye karşılık verdiği için. Asla gelmem demedi. Hay hay gelirim demedi. Belki bir gün uğrarım dedi. Gençlikte mesafe kurma, mesafeyi korumak zordur. Nesimi pek az yaşıtının başarabileceği bir şeyi, mesafeyi nezaket üzere korumayı başardı. Karşımızda sadece ses üzerinden eylem koyan saygılı bir insan var. Saygı kişinin kendine duyduğu öz saygıdan kabarır. Nesimi bu saygıya sahip. Ses getirmek için “ses” veren biri değil.
Bir gün “oraya” Bakan olarak gitmeni temenni ediyorum Nesimi!
Bakan Bey''in olgunluğu, krizi yönetme biçimi çok güzel. Ama Nesimi''nin kanının bu kadar deli aktığı bir çağda sahip olduğu olgunluğunu da görelim.
Siyasiler için Bakan Bey''in vücut dilinden rol model çıkarırken; Nesimi''nin vücut dilinden, kendinden emin tavrından, biraz önce protesto ettiği bakan ile iletişim dili üzerinden kurduğu ve koruduğu mesafeden ibret çıkartmaya da dikkat edelim.
Sayın Bakan''ın bıraktığı izlenim üzerine odaklandığımızda, resmi tam görememiş oluruz. Oysa o karenin bir de eylemcinin bıraktığı izlenim üzerinden okunması gerekiyor.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.