
Neden bilmiyorum dün birden Yahya Kemal çıkıp geldi.Neredeyse aylar var Yahya Kemal konuşmayalı.En son Saadettin Ökten Bey, Kanlıca''da akşamın en güzel vaktinde lütfetmişti Yahya Kemal''i ve hafızasında kayıtlı mısraları.Ağustos böceklerinin eşlik ettiği o güzel akşamda bize ev sahibeliği yapan dostumdu zaten bana Yahya Kemal''i sevdirmiş olan.Hep tekrarladığımı bir defa daha tekrarlamakta beis yoktur o vakit.Bir şiirin iklimine ancak bir dostun gönlü sıra yürüyerek varılır.Onun için şiirler kitaplara sığmaz.Şiiri taşıyan harfler değil, sestir.
İlk gençlik yıllarımın Yahya Kemali ve Tanpınar''ı ilk gençlik yıllarımın arkadaşlıklarında kaldı biraz .İslami kesimde bu iki ismi konuşacak hiç kimse çıkmadı karşıma.Hele şöyle karşılıklı şiirler okuyacak kadar Yahya Kemal''e müptela birisi.Oysa öğretmenlik yaptığım yıllarda yatılı okulda çay saatinde öğretmen arkadaşlarla yarışırdık.Biri bir mısra söyler öteki o mısranın içinde geçen kelimelerden biriyle başlayan yeni bir mısra söylerdi.Böyle sürer giderdi.Takılan yarışma dışı kalırdı. Böyle şiirli gecelerden birinde (yatılı okulda, yatılı kalan öğretmenlerdik, galiba bu yüzden hep öğrenci olarak kaldım) hocanımlardan birisi benim yarışma dışı kalmamı teklif etti.Sebep sadece Fuzuli ve Yahya Kemal''den okumam/mış.Keşke dediği gibi olsaydı.O sahne bütün berraklığı ile hafızamda kayıtlı kalmış.Sesimin olanca gürlüğü içinde şimdi adını hatırlayamadığım o arkadaşa “İstiyorsun ki bi haber kalalım, bi karar u kalbi sevdadan/Ey azizem severken ayrılalım” deyip de, .Cenap Şahabettin adını esirgediğimi hatırlıyorum. O gün bugündür çok nadir sesli okuyorum şiirleri.Ama alışkanlığım beni terk etmedi.Sevdiğim şiirleri ezberlemiş oluyorum hiç farkına varmadan.
Evet laf seke seke nerelere geldi. Yahya Kemal geldi diyordum...Büyükada''da bayram namazına gittiği sabah.Hani bedenini iki hamalın arasına sıkıştırdığını anlattığı satırlar vardır ya!O satırların içinde çıkıp geldi. Yaşlı Paşalardan biri Yahya Kemal''i görünce gözleri yaşararak “sizleri burada görmek ne güzel” der ya.İşte o satırlar.Çok şükür şimdi gençler, “okumuş yazmış “ gençler, ne bayram sabahına kalkamam endişesi içinde sabaha kadar oturuyor, ne de “yabancılığını” bayram sabahında iki hamalın arasına sıkıştırmaya çalışarak yerlileşmeye uğraşıyor.
Ama yine de azalıyoruz işte.Azala azala yaşıyoruz.Muhafazakar kimlik ile tanınan bir mağazada “Bu yılbaşı ucuzluk size kurban olsun gibi” bir kampanya başlatılıyor da kimsenin kılı bile kıpırdamıyor.Çünkü eylemin,muhtevanın yanlışlığı ile ilgilenmiyoruz.O yanlışı yapanın kimliğine göre karar veriyoruz.Üst kimliğini “Müslüman” olarak ilan ettiyse sorun yok.Böylece ”Muhafazakarım “ demekle muhafazakar olunabileceği yanılgısı devam ediyor.Bilgisiz,görgüsüz muhafazakarlık gele gele işte bu noktaya geliyor:”Bu yılbaşı indirim size kurban olsun.”
Bayramın bayram olmadığı bütün “gurbet okuyucuları” için,bayram hediyesi niyetine başlanılmıştı bu yazıya.Söz uçtu uçtu da gelip nereye kondu.Biraz daha devam edersem bir bayram yazısına yakışmayacak kadar ağır olacağım. Aniden susayım en iyisi.…
Bayramınız bayram olsun.Gönlümüzü götürebildiğimiz her yer vatanımız değil mi?
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.