
I-
Özal"lı yıllar ile başlayan iki hafta sonu birleştirerek inşa edilen uzun bayram tatilleri ile "uzun bayram tatilleri, bayramın katili" evresine girmiş olduk.
İyi tüketici yetiştirme akademisinin, gönüllü kurmayı olarak merkez medya, bayram tatilini tatil bayramı sürecine "başarı" ile evirdi.
Fakirin bayram sevincinin imha edildiği zaman tam da böyle başlamış oldu.
Neden fakirin bayramı imha edildi?
Çünkü "Bayram tatili" bayramın kendisi değildi artık. Medya aracılığı ile üzerimize gelen/abanan iyi ve etkin tüketici olma günleri idi bayram günleri.
Bayram sılayı rahim eylemek değildi artık reklamların, dizilerin dilinde. Uzaklara gitmekti. Bayramda ne yapacaksınız sorusu böylece yerleşti zihinlere.
Ne yapacaksın yani nereye gideceksin.
Bayram, gidebilenler için bayramdı.
Ne ki gidenlerin, bayram ile uzaktan yakından alakası yoktu.
Gidebilmenin sloganlarına gidebilenlerin hikâyeleri eşlik etti.
Bayram hazırlığı bayram telaşı, tuzu kuruların "bayram "kaçamak"larına teslim edildi.
Modern hayat gidebilenleri sever. Kalanlarla işi yoktur. Kalanlar hareketsizdir çünkü. Harcama kabiliyetleri sınırlıdır.
II-
Merkez medyanın turizm odaklı "bayram kaçamakları" bir kaç yıldır muhafazakâr medyanın da gündemine girdi.
Bayram ekranı için konuk etmek isteyen yapımcılar sizi program için ikna etmek üzere şöyle başlıyor cümlesine: "Artık hiç kimse bayram yapmıyor."
Hangi hiç kimse diye başlayıp bütün bir muhitimin bayram yaptığını anlatıyorum. Maddi durumu iyi olanlar diye itiraz ediyor yapımcı. Maddi durumu iyi olan ama sılayı rahim yapan eşi dostu akrabayı anlatmaya başlıyorum. Ne dediğimi dinlemeden itiraz ediyor: İnsanlar tatile gidiyor diyor.
Tamam, gidenler gitsin.
"Tatil ekranı" değil "bayram ekranı" olacağımıza göre, biz niye "gidenler"le alakalıyız.
Niye kalbimizi tatile gidenlerin "günahı" ile yoruyoruz!
Bayramı bayram olarak yapmayı bilmediğimiz için, bayramda tatile gidenlerin gidişine odaklanıyoruz.
Çünkü kadim kültürde bayramın nasıl olduğuna dair bir fikrimiz yok.
Bayramı eğlence ile eşleştiriyor, hayatımızda "eğlenceli" bir taraf görmediğimiz için başkalarının "eğlencesini" dilimize doluyor, eleştiriyor gibi yaparak esasında bilincimizi, kalbimizi iyi tüketici olmanın kodlarına esir veriyoruz.
Bayram ibadettir. Ve dahi ibadetlerimiz bayramımızdır.
Ve her ibadet aşk ile yapılır, yapıldıktan sonra acaba layığı ile yapabildim mi endişesi ile kalbe doğacak ferahlık beklenir.
Bayram, bazıları için "tatil bayramı" olabilir. Hatta bazıları bir bayramı "tatil bayramı" olarak geçirmiş olabilir. Türkiye"de yaşamış yaşayan her fani ille de bir ya da birkaç bayramı "bayram" olarak idrak etmiştir.
Bayramı bayram gibi idrak edenlerden olalım.
Başkalarının yaptığına odaklanmak yerine, kendi yapamadıklarımızı gözden geçirelim.
Bayramımız bazıları için sadece tatil vesilesi olabilir, lakin bizim için bayram sadece bayramdır. Ve bayramı bayram yapan hürmettir, hizmettir, şefkattir. Büyüklerin ellerinden küçüklerin gözlerinden öpmektir.
Bayramımız mübarek olsun. Tebessüm armağan edebilecek mesafede durabildiğimiz her yer bayramlaşma mekânıdır.
Her vesile ile her yerde bayramlaşalım. Tekrar tekrar. Muhabbet ile aşk ile bayramlaşalım.
Ve lütfen dünya kan ağlıyor niye bayram yapıyoruz demeyelim. Çünkü bayram eğlenme zamanı değil muhabbet inşa etme zamanıdır. Bayram hürmetine birimiz bin olur. Su gibi aziz olalım inşallah. Yıkmayalım hiçbir şeyi. Yıkayıp geçelim geçip gittiğimiz yerleri…
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.