
Bu hafta sizlerle Bahadır Karataş"ın "Usta" filmini konuşacağız. "Usta" filmini Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Erdoğan Bayraktar"ın "Bizde mucit çıkmaz ara elemanı çıkar ancak" ifadesine sanat üzerinden verilmiş erken bir cevap olarak konuşacağız.
Konuşmaya başlamak için önce sizin bu filmi seyretmiş olmanız gerekiyor. Belki seyrettiniz. Seyretmediyseniz DVD"sini alıp seyredebilirsiniz.
"Usta" filmi 46.Altın Portakal Film Festivali"nde "En iyi sanat yönetmeni" ödülünü, "Behlül Dal jüri Özel ödülü"nü almış bir film.
Hürriyet"ten Ömür Gedik, Sabah"tan Atilla Dorsay"ın çok beğendiği, bu beğenisini okurlarıyla paylaştığı bir film.
Ancak benim gündemime girme hikâyesi çok başka.
Ben "Usta" filmine Edirne"de rastladım. Edirne Valiliği ve Milli Eğitim Bakanlığı"nın ortak projesi olan üniversite ve liselerden seçilmiş bir grup öğrenci için düzenlenmiş olan "atölye çalışmaları" vesilesiyle.
Valiliklerin, kaymakamların katkıları ile düzenlenen bu tür çalışmalar doğru kişiler seçildiği zaman çok faydalı. Doğru kişilerden kastım, hem öğrencinin hem de konuşmacının doku uyuşmasını gözetecek şekilde seçilmiş olması.
Ne diyordum… Film gündemime girmemişti. Ta ki 30 Nisan öğleninde atölye çalışmasına katılan yazar ve sanatçıların yemek masasında buluşmasına kadar. Yemekte tam karşımda "Usta" filminin yönetmeni ve yapımcısı oturuyordu. Şehirlerle yazarları/sanatçıları buluşturmayı tutku haline getirmiş olan Fahri Tuna Bey aynı zamanda sanat ve düşüncenin renkleri ile harmanlanmış bir muhit kurmaya çalıştığı için yazarların/sanatçıların eserlerini hediye olarak takdim ediyor. O gün benim payıma Mehmet Nuri Yardım"ın kitapları düştü. Mehmet Nuri Yardım ile hukukumuz eski. Ona rağmen son çıkan kitaplarından haberdar değildim. Kırk kişiyiz birbirimizi biliriz sözünün pek geçerliği yok maalesef.
Esas "haberdar edilme" macerası Bahadır Karataş"ın "Usta" filminin DVD"sinin hediye edilmesi ile başladı. Hediye ederken hikâyenin hikâyesini sunmayı ihmal etmedi Fahri Tuna. Yönetmen Karataş, ODTÜ"de mühendislik eğitimi görürken; Ben mühendis değil yönetmen olmak için yaratılmışım diyerek okulunu terk edip; Anadolu Üniversitesi"nde Sinema Televizyon bölümünde okuyan, okulunu birincilikle bitiren, hayallerinin peşinden giden bir tutku öznesi.
Bazen dürüstlük kabalığın sınırından içeri girecek gibi olur. Yönetmenine filmden haberdar olmadığımı söylemek kabalıktı lakin, benim haberdar olmamam mühim değil elbette diyerek, seyircinin tepkisini sordum. Gişe yapmadı dedi. Neden diye sordum. Kötüdür belki dedi Karataş.
Bu cümle bir özgüven cümlesidir.
Sormaya devam ettim. Ödül aldı, eleştirmenler beğendi ama gişe yapmadı dedi.
Edirne"den döndükten sonra filmi seyrettim. "Sıkıntılı" olan iki "siyasi" sahnesini parantez içine alarak söylüyorum, çok temiz bir film. Ahlak olarak temiz bir film. (Sıkıntılı olan o iki sahne ise kaba bir eleştiri barındırdığı için filmin dokusunu zedeliyor. İşlenmemiş kaba bir propaganda olarak filme zarar veriyor.)
Siyası olarak "sıkıntılı" hiçbir sahnesi olmayan ama ahlaki olarak zayıf, itikadı olarak sorunlu " İslami" filmleri burada yazmayacağım.(Risk almaktan mı korkuyorum? Hayır! Doğru zamanda doğru cümleyi kurmaktan mesulüm. Bu ilke ile şimdilik susuyorum sadece.)
Türkiye"de semboller hakikatten önce geldiği için uyarmak durumundayım: Heykel ve imam sahnesini parantez içine alarak, lütfen "Usta" filmini seyredin.
Cuma günü film üzerinden yazmaya çalışacağım.
Bu esnada meşrebinize göre bir Usta şarkısı dinlemenizi tavsiye ediyorum.
Benim favorim bir Hümeyra şarkısı:
Sevda ne yana düşer usta/Yalnızlık hep bana mı düşer usta/Gurbet ne yana düşer usta, sıla ne yana/Hasret hep bana mı düşer usta/Elim sanata düşer usta, dilim küfre yüreğim acıya/ Ölüm hep bana mı düşer usta.
Siz isterseniz İbrahim Tatlıses"ten Gözyaşın kaldıysa ağla benimle usta/dost bildiklerim vurdu be usta parçasını dinleyin.
Ya da Müslüm Gürses"ten Mutluluk kapımı çalmadı gitti/dalımda bir yaprak görmedim usta"yı damardan alın.
Meşrebinize göre tercihinizi yapın velhasıl.
Eğer hayatınızı bir zanaatın ustası olarak sürdürüyor iseniz lütfen "Evine usta girsin inşallah" bedduasını bir düşünün hele.
Lütfen filmi seyredin. Film üzerinden, tutkuyu ve toplumsal dokumuza dair her şeyi konuşacağız.
Ve evet Eskişehir"i kuş bakışı göreceksiniz.
O halde Milli Eğitim Bakanımız Nabi Hoca"ya armağan edelim filmi. Sorunlu iki sahneyi parantez içinde tuttuğumuzu ifade ederek…
Eskişehirli olmaktan her zaman gurur duymuş Fadime Özkan"ın ise "Usta" filmini çoktan seyretmiş olduğunu düşünüyorum. Bu vesile ile Özkan"a kimsesiz çocuklara aile kurmak için yaptığı çalışmalar ve Pazartesi günü Star gazetesinde yayınlamış olduğu bilgilendirici söyleşi için kamuoyu adına teşekkür ediyorum.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.