Bizim eve kandil gelmedi

00:002/07/1999, Cuma
G: 9/09/2019, Pazartesi
Fatma Barbarosoğlu

Okuyucularla kandilleşebileceğim bir güne kandil denk gelmişti de ben bunu unutmuştum. İki gün sonrasının kandil olduğunu unutmuştum. Oysa gündeme düşmemeğe dair tavsiyelerde bulunan bendim. Ne dayatılırsa dayatılsın kendi zamanınızdan vazgeçmemenizi tavsiye eden bendim. Ne gaf.Perşembe günü Cuma''nın Mevlid Kandili olduğunu hatırladığımda yazıyı gazeteye çoktan fakslamıştım. İçim cayır cayır yandı. Eleştirmeyi, eylemin kendisinden daha çok sevdiğimizi kendi şahsımda bir kere daha yakalamıştım suçüstü.

Okuyucularla kandilleşebileceğim bir güne kandil denk gelmişti de ben bunu unutmuştum. İki gün sonrasının kandil olduğunu unutmuştum. Oysa gündeme düşmemeğe dair tavsiyelerde bulunan bendim. Ne dayatılırsa dayatılsın kendi zamanınızdan vazgeçmemenizi tavsiye eden bendim. Ne gaf.

Perşembe günü Cuma''nın Mevlid Kandili olduğunu hatırladığımda yazıyı gazeteye çoktan fakslamıştım. İçim cayır cayır yandı. Eleştirmeyi, eylemin kendisinden daha çok sevdiğimizi kendi şahsımda bir kere daha yakalamıştım suçüstü. Başkalarının yaptığı kutlamaları eleştirmek kolaydı. Başkalarının gündemlerini eleştirmek kolaydı. Sen kendi gündemini yaşamadıktan sonra... Neden bu kadar zordu kendi gündemimizi yaşamak? İbn el vakt olmaktan durup durup bizi alakoyan neydi? Beni, sizi hepimizi...

Yıllarca karşı durduktan sonra bizde doğum günü kutlamak yok dedikten sonra şimdi hemen herkes bir şekilde çocuğunun, torununun doğum günü kutlarken Efendimizin, Alemlerin nuru efendimizin doğum gününü bize unutturan nedir? Size, bize hepimize unutturan nedir? Oysa bilimum FM kanallarımız var. Bilumum FM kanallarında kandilimizi kutlayan bilumum ticaret şirketleri. Arka arkaya sıralandığında kulakları tırmalayan yeter imdat diye bağırtan "kandil kutlamaları." Neden bunları yayınlayanlar kendilerini bir radyo dinleyicisi yerine koymaz? Falanca şirket "mübarek kandilinizi kutlar sağlıklı günler diler" dedikten sonra, telefon numarası ve adres ilave edilerek, mübarek bir günün uhreviliğinin reklama harcanışı; maksatlarını "Müslümanlara hizmet olarak" belirleyen insanları neden rahatsız etmez?.. Evet reklam çağımızın "vazgeçilmez" tanıtım aracı. Hadi vazgeçilmezliğine söyleyecek sözü tüketmiş olalım. "Vazgeçilmezliğin" bu kadar kaba, zevksiz kör gözüm parmağına bir anlayışta olması şart mıdır? Reklam dilini bir zihniyetin aktarımı olarak yakalamış ve yaşlı bir gazinin ağzından bir Çanakkale şehidinin hikayesini olağanüstü güzel aktaran, Petlas reklamı; ya da kendi adını, yayılmasını istediği özlü sözün arkasında zikreden İttifak Holding reklamından sonra istenilse radyolarda da mübarek günlerin kutlaması için hem estetik hem de dinleyicilerin şuur uyanıklığına hizmet eden yeni formatlar geliştirilebilir. Böyle bir istek yok! Niçin?

Birbirinin aynı giden günlerin ortasına bir hediye gibi sunulmuş olan mübarek günleri fırsat bilerek hayatın bütün seküler tuzaklarından kurtulmayı neden murad edinmeyiz? Neden içimizi bir coşku kaplamaz? Dün annelerimizin kutlamalarına bid''at diye karşı çıkışımızın vebali midir bizi bunca ağırlaştıran?

Sizi bilmem, ben en çok kendimi bağışlamakta güçlük çekiyorum. Kendimi bağışlayamadıkça beni bağışlayacak, "sen esasında zannettiğin kadar çirkin değilsin, güzelliğe kabiliyetin var" diyerek, gönlünde güzelleşeceğim insanların peşine düşüyorum. Birkaç yılda bir defa böyle güzel insanlardan biriyle yolumuz bir dönemeçte kesişiyor. Dünya güzelleşiyor o vakit. Herşey güzelleşiyor: Bir gece yarısı senin için dua ediliyor olduğunu bilmenin şükrü hayatın her katılığını yumuşatmaya yetiyor çünkü.

Gönlünün aynasında bütün kainatı berrak bir su gibi gördüğüm iki dostum şimdi çok uzakta. Onların yokluğu en çok mübarek geceleri öksüz kılıyor. Hicri 11 rebiüevvel 1420''ye rastlayan Mevlid Kandili hanemizde ne kadar boynu bükük karşılandı.

Telefon tellerinden büyüklerime ulaşmaya çalıştım oysa. Her defasında kandil-i şerif tebriki memleket gündemine girmenin vesilesi sayılıp iş N''olcak bu memleketin halinde düğümlendi.

Hepimiz bir parça daha iyi olmayı murad edinsek memleketin hali de emin olun daha iyiye gidecek. Başımıza gelen musibetler bile bizi daha çok ibadet etmeye, Allah''ı daha çok hatırlamaya vesile olmuyorsa memleketin halini bilmem ama "biz"im halimiz hakikaten zor.