Çağırın gözlerinizi, gözleriniz geri gelsin!

00:0015/03/2013, Cuma
G: 6/09/2019, Cuma
Fatma Barbarosoğlu

İklim güzeldi, latifti. İki kere güzel iki bin kere hayret vericiydi.Ne ki birazdan gözden yaş gelecekti.Çantamda son bir kitap kalmıştı. Hediye edebileceğim son kitap. Sabahtan beri kahrımı çeken görevliye Kızınız var mı dedim.Var dedi.Onun VAR deyişine dünya karıştı. Ahret karıştı. Cennet karıştı.Var.Varın içinde bir var vardı.Kitap okur mu dedim. Bir kitap hediye etsem…Okur dedi.Hep okur dedi.Hep okur ifadesinde dünyanın bütün anlamları gizli idi. Hep okur.Kaç yaşında dedim. Henüz on yedi dedi.Henüz.Engelli

İklim güzeldi, latifti. İki kere güzel iki bin kere hayret vericiydi.

Ne ki birazdan gözden yaş gelecekti.

Çantamda son bir kitap kalmıştı. Hediye edebileceğim son kitap. Sabahtan beri kahrımı çeken görevliye Kızınız var mı dedim.

Var dedi.

Onun VAR deyişine dünya karıştı. Ahret karıştı. Cennet karıştı.

Var.

Varın içinde bir var vardı.

Kitap okur mu dedim. Bir kitap hediye etsem…

Okur dedi.

Hep okur dedi.

Hep okur ifadesinde dünyanın bütün anlamları gizli idi. Hep okur.

Kaç yaşında dedim. Henüz on yedi dedi.

Henüz.

Engelli dedi ardından.

Bahçeyi, güneşi, yağmuru, çuha çiçeklerini, papatyaları, dünden kalan uzun yürüyüş hatırası ağrıyan kaslarımı, hayat niyetine hissettim bu defa. Hissettiklerime şükredemeyişime bir kere daha yandım. Kalbimde layıkıyla eda edilememiş şükürler bahsi ile bin kat daha ağırlaştım.

Engelli deyişinde de başka bir engel vardı.

Deştim. Ki yaraları deşmekten korkarım. Ki yaralara bakmaktan korkarım. Sahibini incitmekten korkarım. En hassas olduğu yere nazar etmekten korkarım.

Birkaç yıl öncesine kadar çok sağlıklı idi dedi. Birden. Sinsi bir hastalık birden. Bana diyor ki, Baba bu bizim imtihanımız. Sakın isyan etmeyelim. Sakın. Bir zamanlar nasıl sağlıklı isem inanıyorum ki bir gün yeniden o kadar sağlıklı olacağım. Bu bizim imtihanımız baba. İmtihanımızı kazanalım. Şikâyet etmeyelim. Hep sabredelim baba. Allah sabredenlerle beraber.

Henüz on yedi yaşında.

Tuba"ya bir ziyaret borcum var. Hikâyesine tanık olduğum günden beri onu kalbimde taşıdım. Hep kalbimde. Hiç yere indirmedim.

Bir kandil akşamı dua istemiştim sizden Tuba için. Hikâyesini sonra anlatırım demiştim. Nasip olmadı. Tuba benimle yaşayandı, bende yaşayandı. Lakin hikâyesini harflerin gövdesine yükleyen olmadım.

Bu yazdıklarım, hissettiklerimin yanında bir hiçtir. Tuba"yı anlatamayışımın kelimeleri, cümleleridir.

Sizin gönlünüz zengindir. Sizin kelimeleriniz derin, duanız engindir. İşte o enginliğe sığınarak diyorum ki, hiç tanımadığınız Tuba için dua ediniz. Onun hikâyesine tanık olduğumuz andan itibaren onun adına açılmış imtihanın talebeleriyiz her birimiz.

Yıl 2013 bir Tuba var. Sağlıklı iken erimekte olan bir Tuba. Vücudu erirken gönlü gönenen Tuba. Şükrüne şükür ekleyen Tuba.

Güzel insanlar güzel atlara binip gitmedi. Onlar her burada. Ne ki görecek göz bizi terk edeli çok oldu.

Çağırın gözlerinizi. Gözleriniz geri gelsin.

Ekranlara rehin bıraktığınız gözleriniz geri gelsin.

Bursa ve civarı için not: Allah nasip ederse inşallah 16 Mart Cumartesi günü saat 13.30"da Profil Yayınları"nın standında olacağım.

Gelirseniz konuşuruz. Belki bir hikâyemiz olur. Sözü söze ekleriz. Belki gelmezsiniz… O zaman başka bir hikâyem olur. Hayat nedir ki zaten! Bazen uzun, bazen kısa bir hikaye.