
Yaprak takvimi kullanıyorsanız bugünün tarihinin altında şu ibareyi bulacaksınız:
Gündüzün uzaması 1 dakika.
Türk Ocakları"nın kuruluşu (1912).
Muhsin Yazıcıoğlu helikopter kazasında vefat etti(2009) .
Kütüphaneler Haftası.
Bir konuyu önemli gün ve haftalar arasında kattıysak… Ruhuna Fatiha.
Bkz.Çanakakkale Şehitleri"ni Anma Günü.
Çanakkale şehitleri son birkaç yıldır bir tüketim nesnesi haline getirilmeye çalışılıyor.
Sinemalarda kes yapıştır, biraz dünden biraz bugünden Çanakkale filmleri; birbirinden beter Çanakkale kitapları.
Derken…
Bu yıl "Çanakkale Geçilmez" temalı tüketim nesnesi icra etme faaliyetine bir yenisi katıldı.
Okullarda öğrencilere, Bakın çocuklar bu askerlerin mönüsü diyerek gayet lezzetli bir buğday çorbası ve üzüm hoşafı verildi.
Şişkin egoları ile nereye sığacağını bilemeyen gençliğe, yeni bir performans sunduk. Eh onlar da lütfen kabul ettiler. Bugüne bugün Çanakkale mönüsüne kaşık sallamış BİR-EY olarak kurumlandılar kurumlanabildikleri kadar.
Bu mudur yani bütün hikâye! Çanakkale mönüsü. Askerin yağsız tuzsuz, yarı çiy sade suya buğday tanesini Çanakkale mönüsü yaptık ya. Kim tutar bizi. Sırtımız yere gelmez.
Postmodern çağ her şey üzerinden bir performans icra edecek ya!!! Yağı tuzu yerinde mis gibi buğday çorbası. Bol taneli üzüm hoşafı.Çanakkale mönüsü öyle mi?
Eğitim adı altında bunu yapmayın. Eğitime Amerikan ruhu katmaktan vazgeçin. Çocukların kendilerini Çanakkale kahramanı sanma yanılgısına sürüklemekten başka bir işe yaramayacak bu yaptıklarınız.
Durun Allah rızası için durun. Etkinlik yapmayın.
Bizi bu havalar değil vallahi etkinlikler mahvediyor.
II-
Bugün Kütüphaneler Haftası başlıyor.
Türkiye"nin 300 tane AVM"si olduğu ile övünen yetkililerini, Türkiye"nin on tane çağdaş kütüphanesi olmadığı gerçeği ile yüzleştirmeye çalıştım.
Gayret edince başarabiliyoruz diyebilmek için, bir başarı hikâyesi olarak İSAM"ı nazara vermeye çalıştım.
Ne oldu?
Başarabildim mi? HAYIR!
Kültür Bakanlığı yetkilileri tenezzül buyurmadılar.
İstanbul"un her ilçesine Türkiye"nin her iline bir İSAM Kampanyası"na Kültür Bakanlığı yetkilileri tenezzülen bir ses vermiyorsa eğer…
Sorun şudur:
Neyse…
Sorunun ne olduğunu okuyucularım benden daha iyi bildiğine göre, 13 numaralı fıkra deyip geçeyim.
Neticede basiretli okuyucularım olduğuna iman ile bugünlere geldim.
Basiretli okuyucu demişken buyurun:
Merhaba Fatma Hanım,
Kütüphanelerin çoğaltılarak, zenginleştirilmesi ve özellikle bu işlerden anlayanların işini severek yapması o mekânı adeta ruh sağlığı merkezi haline getiriyor. Bu anlamda her semte kütüphane kurulması şart. Her yeni kurulan kütüphane, kurumun el değiştirilmesi halinde dahi daha genişletilmesi, desteklenmesi gerekiyor.Fakat maalesef o mekandan rant edebilmek için yerine park, bina .. gibi şeyler yapılıyor. Meyve veren ağaç kesiliyor. Bilhassa büyükşehir yasası ile yetkileri genişleyen belediyelerin kütüphanelere sahip çıkması hatta içine nitelikli çalışan görevlendirerek yeni kütüphaneler kurulması talebimizdir.
Selamlar.
III-
Ben kütüphane diyorum, öğretmenler, öğrenciler, doktorlar, kamu personeli kütüphane diyor.Yurt dışına giden her okumuş yazmış bizde niye böyle kütüphaneler yok diye gamdan kederden ölüyor.
Eee…
Azman yetkilere sahip belediyeler, kütüphaneleri kapatıp AVM, park vs. yapıyor.
Hal ve vaziyet böyle velhasıl.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.