
I-
Libya''da yaşayan ailelerin, çalışanların tahliyeleri devam ederken yaşadım biraz sonra okuyacağınız satırları. Türkiye Cumhuriyeti''nin en büyük tahliyesi olurken.
Küresel dünyaya açılmıştık. Sığamadığımız evimize sığmak için uzunca bir balkon ilave etmiştik hayatlarımıza.
Küresel dünyada balkonlar çöküyor belki de. Sundurmalar, teraslar çöküyor.
Gemilerle, uçaklarla taşıya taşıya bitiremediğimiz vatandaşlarımızın dönüşünden ibret dersi çıkarmalıyız.
Dünya başka bir zamana gidiyor. Dünya başka zamana giderken salı toplantılarının genel başkanları olarak liderlerimiz tıklanma rekoru kırıyor. Sizce bu işte bir tuhaflık yok mu?
O polemikleri niye tıklıyorsun ey halkım! Liderlerden Cem Yılmaz performansı bekleyerek kendine çizdiğin yarın düşü ile nereye gideceğini sanıyorsun?
II
Avrupa yakasının belediyeleri kültürel faaliyetler konusunda birbiriyle yarış halinde. Bağcılar, Başakşehir, Zeytinburnu, Bayrampaşa.
Nasip böyle bir şey. Ben Anadolu yakasındayım ama Anadolu yakasından sadece Sultanbeyli Belediyesi''nden program daveti aldım. Bir iki yıl önce Pendik Belediyesi''nin davetine icabet etmiştim. Hepsi hepsi bu kadar. Oysa Avrupa yakasında kültürel faaliyetler zaten çok zengin. Bu zenginliğe her bir belediyelerin katkısı olunca Avrupalı İstanbullular, seçenekler arasında sarhoş.
Anadolu yakası tam bir kültürel çöl.
Maltepe Belediyesi''ni AK Parti, kültürel konulara ilgisiz başkanı yüzünden kaybetti. Ne alakası var diyeceksiniz. Belediye başkanını kimse bilmezdi. Belediye başkanı da kimseyi bilmezdi zaten. İki kimsesizlik bir araya gelince zafer CHP''nin oldu.
Küçükçekmece''nin Belediye Başkanı Aziz Yeniay, imaj yönetimini, kültürel faaliyetlere verdiği ağırlık üzerinden yürütüyor. Küçükçekmece ilçesinin kültür merkezlerinde her gün program var. Akşamlarını televizyon karşısında geçirmek istemeyenler için edebiyattan tarihe, resme; pedagojiden felsefeye çok çeşitli programlar hazırlanıyor.
Ayın Konuğu programı kapsamında 22 Şubat Salı günü Cennet Kültür Merkezi''ne vasıl olmak üzere yola çıktık. (Bağcılar Belediyesi''nden arayan arkadaşlar kırılmasın lütfen. Bağcılar Belediyesi''nin o güzel davetini reddedip Küçükçekmece''nin davetine icabet etmemin nedenini aşağıda okuyunca beni anlayışla karşılayacaklarını umuyorum.)
Küçükçekmece benim çocukluğumun ülkesi. Şenlikköy, Beşyol, Sefaköy üçgeninde geçen çocukluğumun. Mısır tarlalarının, üzüm bağlarının, beyaz badanalı Boşnak evlerinin resmi ile şendi o günler. Başka bir ülke gibi baktığım gökyüzü.
Salı günü biraz çocukluğuma, biraz gençliğime gidecektim. Gittim.
Baraka okulundan modern bir ilkokula kavuştuğumuz adı İsmail Hakkı Uludağ olan okulum artık iyiden iyiye apartmanların arasına saklanmış. Sanki birileri evinin bahçesine okul yaptırmış gibi.
İsmail Hakkı Uludağ kimdir? Öğrenci iken, adını her vesile ile kağıtlara yazdığımız kişi hakkında hiç bilgi verilmemişti. Hayır hasenet sahibi bir adam zannediyorduk. Merhumun kimliğini Beşir Ayvazoğlu''nun yayınladığı Malik Aksel/Evimizin Ressamı isimli kitabından öğrendim. Meğer İsmail Hakkı Uludağ, iş eğitimi ve resim pedagojisi alanlarında eğitim almak üzere Türkiye''ye davet edilen John Dewey''in tavsiyelerine uyarak yurt dışına gönderilen beş öğretmenden biri imiş. Yaşadıkları şehrin dışına bile çıkmamış öğretmenlerin yurt dışına açılmaları hakkında Malik Aksel çok çarpıcı hikâyeler anlatıyor.
Orta birinci sınıftan lise son sınıfa kadar okuduğum “lise”nin önünden geçtim. Okul yıkılmış. Yeniden yapılmış. Mimarisi değişmiş. Buraya kadar tamam da. Adı da değişmiş. Artık Sefaköy Lisesi diye bir lise yokmuş. İsmet Birgül Lisesi.
İnternette çok kampanyalar açılmış lisemizin adına sahip çıkalım diye. Ama benim hiç haberim olmadı ki! En dokunaklı yazıyı yazardım. Ağlaya ağlaya yazardım. Gözümün yaşını kurutmayan hocalarımı da anardım, on üç yaşındaki bir çocuktan asrın filozofunu çıkartacakmışçasına umut ekenleri de.
Lisenin adı değişince, sanki sekiz yıl hiç yaşanmamış gibi oldu ansızın.
Nasip böyle bir şey. Bizim okulumuzdan bir yazar çıkmış diye anlatacak öğretmenler olmayacak. Bizim okulumuzdan bir yazar çıkmış; bizi yazmış, bu sokakları yazmış diye merakla iz süren, aynı okulun atmosferinde henüz öğrenci olan okuyucularım olmayacak.
Okuduğum okul hem mekân hem de isim olarak tarihten silinince içimde tuhaf bir kimsesizlik kuyusu açıldı.
Ali Ural''ın moderatörlüğünde program başladı. Ali Ural Son On Beş Dakika''dan yola çıkarak sorular sordu. Bazen soruları unuttum. Bazen cevapları. Serapa anlatıyorum.
Sözümü kesebilirsiniz dedim. Kesmediler. 19.30''da başlayan program 21.45''de bitti. Bitti dediğime bakmayın aşılacak kıta var diyerek ayaküstü sorulan soruları geri çevirmemiş olsaydım herhalde vakit 23.00''ü bulurdu.
İnsan kaç parçaya bölünür? Salı gecesi en çok bunu düşündüm. Bir tarafta sorulara cevap veriyor, bir tarafta Libya tahliyesini düşünüyor, bir tarafta artık olmayan okulumun boşluğundan hareketle mekân ve hafıza bağlantısı üzerinden yol olmaya çalışıyordum.
Sosyolog yanım gece boyunca oradaki “edebiyatçı”yı kıskandı desem beni anlar mısınız?
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.