Dershanem yok, fakir çocukların mesuliyeti ile yorgun bir kalbim var

00:005/11/2012, Pazartesi
G: 6/09/2019, Cuma
Fatma Barbarosoğlu

Eşim bendenizin yazılarını nadiren okuyor. Çünkü kızım ve eşim, kendilerine jest yapmamı, gazeteye göndermeden yazımı onlara sesli okumamı bekliyorlar. Bu her zaman mümkün olmuyor. (Çünkü çoğu zaman yazdığım yazıyı okurken sıkılıyorum.)Cuma günü eşim yazıyı gazeteden okuyunca, Ne yaptın dedi. Başbakan senin dershanen olduğunu sanmıştır. Ya da bir yakınının. Konuşacak hiç konu bulamadıysan sükût etseydin. (Konuşacak konu bulmakta Türkiye çapında ilk elliye gireceğimi demek ki eşim henüz fark edememiş.)Toplumsal

Eşim bendenizin yazılarını nadiren okuyor. Çünkü kızım ve eşim, kendilerine jest yapmamı, gazeteye göndermeden yazımı onlara sesli okumamı bekliyorlar. Bu her zaman mümkün olmuyor. (Çünkü çoğu zaman yazdığım yazıyı okurken sıkılıyorum.)

Cuma günü eşim yazıyı gazeteden okuyunca, Ne yaptın dedi. Başbakan senin dershanen olduğunu sanmıştır. Ya da bir yakınının. Konuşacak hiç konu bulamadıysan sükût etseydin. (Konuşacak konu bulmakta Türkiye çapında ilk elliye gireceğimi demek ki eşim henüz fark edememiş.)

Toplumsal sorunları dile getirmek söz konusu olduğunda yanlış anlaşılmaktan hiç korkmadım. Camia en başından itibaren benim maddi imkânsızlıklar içindeki çocuklar, gençler için sürekli zihnimi ve kalbimi yorduğumu bilir.

Eşim Biliyorum dedi çoğu zaman bu yüzden karizmayı çizdiriyorsun zaten. Karizmayı çizdirmek dediği olay yıllar öncesine dayanıyor. AK Parti"nin ilk yıllarına. Kültür Bakanı Hüseyin Çelik. Mustafa İsen Kültür Bakanlığı Müsteşarı. Topkapı Sarayı"nda bir istişare meclisi düzenlendi. Uğur Derman, Selim İleri, Murat Belge, İskender Pala o geceden hatırladığım şahsiyetler. Katılımcılar İstanbul"un aksayan yönlerini ifade etti. Bendeniz de fakir semtlerde gezici kütüphanelerin dolaşmasını, tanınmış kişilerin misafir olmasını teklif ettim. Mesela bir futbol yıldızı çocukken çok sevdiği bir kitabı neden sevdiğini anlatan bir konuşma yapacak, sonra da bu kitabı hediye edecekti.

Biz ancak sevdiklerimizin, sevdiklerini taklit ederek sevmeyi öğreniriz. Her semte bir defa ünlü bir isim gidecek ama gezici kütüphane her hafta kitap değiş tokuşunu yapmaya devam edecekti. Futbolcu/şarkıcı ile başlayan buluşma yazarlar ve bilim insanlarına doğru ilerleyecekti.

Teklifim çok çocuksu gelmiş olabilir bazılarına. Ama ben hâlâ oradayım. Karizma ile hiç işim olmadı şimdiye kadar. Müminin karizması olmaz. Müminin görev ve sorumlulukları vardır sadece. Aklım fikrim çocukların, gençlerin vakitlerini örgütleme bilincine sahip olmalarında.

Düşünmeye, proje geliştirmeye gayret ediyorum. Düşünmek eylemin ilk adımı. Sizlerle paylaşmıştım bu köşede. Nerede Bilgi Evi görsem içim titriyor. Yetkililer bilmiyor ama Bilgi Evleri"nin hayata geçirilmesinde emeğim var.

Tayyip Bey Pınarhisar Cezaevi"nde iken İstanbul"un daha iyi olması için fikrimizi ve kalbimizi yoruyorduk. Emine Erdoğan Salacak"ta simit ve çay eşliğinde hanımları bir araya getiriyordu. Hemşehri olarak İstanbul"un sahiden bizden sorulduğuna inanıyorduk. Gördüğümüz aksaklıkları dile getiriyor, soruları aşmak için istişare toplantılarında teklifler sunuyorduk.

Bu toplantılardan biri Prof.Dr.Ümit Meriç"in ev sahipliğinde Yıldız Sarayı"ndaki köşklerden birinde oldu. Canan Barlas, Belkıs İbrahimhakkıoğlu, Nevval Sevindi ve Hürriyet Gazetesi Halkla İlişkiler bölümünden bir üst düzey yetkili katıldı. (İsmini hatırlayamadığım için özür dilerim.)

O toplantıya katılmadan önce eşimin yardımı ile (inşaat maliyetlerine varıncaya kadar hesap yapmıştım çünkü) Semt Etüt Evleri diye bir proje hazırladım. Projenin amacı yoksul evlerin çalışmaya müsait olmayan ortamını, mahalleye açılan semt etüt evleri ile gidermeye çalışmaktı. Henüz internet çıktı ödevciliği eğitim hayatımızı kasıp kavurmamıştı. Evlerinde tek bir yardımcı ders kitabının, ansiklopedi ve sözlüğün olmadığı çocuklara Semt Etüt Evlerinde bir taraftan bu imkânlar sunulacak; diğer taraftan anneleri çalıştığı için buz gibi evlere gelen çocuklara Semt Etüt Evlerinde sıcak atmosfer hazırlanmış olacaktı.

Başörtülü öğretmenler, çalışma imkânı bulamadığı için Semt Etüt Evleri"nde ideallerini gerçekleştirebilecekleri öğrencilerle buluşma imkanına kavuşacaklardı.

Prof.Dr.Ümit Meriç projemin çok beğenildiğini söyledi. Dönem Ali Müfit Gürtuna dönemiydi. Derken Kadir Topbbaş"ın İstanbul Belediye Başkanı seçilmesiyle birlikte Zeynep Kamil"de Bilgi Evi ansızın karşıma çıkıverdi. Bendenizde bir heyecan bir heyecan. Kader bu ya ODTÜ Biyoloji mezunu sevgili Nuray burada öğretmen olarak göreve başladı. Benim heyecanımı bildiği için haftada bir gün arar Hocam Bilgi Ev"inde öğrencilerimizle şunu yaptık bunu okuduk diye aşk ile anlatırdı.

Sevgili Nuray şimdi Kanada"da. Nuray"dan sonra gelen kuşağın ne yaptığını bilmiyorum. Toplumsal sorumlukların bittiğini, kişisel başarı hikâyelerine odaklanıldığını söylemekten korkuyorum. (Ses verin gençler!)

Özetle şunu söylüyorum. Dershaneler ortadan kalkınca çocuklar ve gençler için zamanı örgütleyememe sorunu ortaya çıkacak.

Maddi durumu iyi aileler, çocukları içi butik dershane çözümüne, bireysel ders aldırma çözümüne müracaat edecek. Bu esnada olan fakir fukaraya olacak. Bu tablo ile karşılaşmamak için Milli Eğitim Bakanlığı"nın hafta sonu okullarda hocaların yarıştığı bir eğitim seferberliğini başlatması gerekiyor. Yeni eğitim modelinde öğrencilerin değil hocaların başarılarını ölçeceksek, okullarımızın hafta sonu açık olması gerekiyor. Nitekim İstanbul"da pekçok özel okul hafta sonları öğrencilerine eğitim vermeye devam ediyor.