Dijital Demokrasi

00:005/06/2013, Çarşamba
G: 6/09/2019, Cuma
Fatma Barbarosoğlu

İsim koymak konusunda sıkıntılı bir çağdayız.Kes yapıştır bir anlayışla; ya nostaljik, ya da anlamından bihaber olduğumuz isimlerin mihmandarlığına sığınıyoruz."İleri demokrasi" kavramı mesela...Sorunlu bir kavram. Neden sorunlu? "İleri" kelimesinin temsil ettiği yarılmadan dolayı sorunlu.80 sonrası, her şeyin önüne "İslami" kelimesini yerleştirerek, kendi ayaklarımızı kötürüm hale getirdik. İleri demokrasi kavramı da böyle.Bütün dünya yeni bir döneme girdi.Yeniliğin ebesi internet devrimi.İnternet

İsim koymak konusunda sıkıntılı bir çağdayız.

Kes yapıştır bir anlayışla; ya nostaljik, ya da anlamından bihaber olduğumuz isimlerin mihmandarlığına sığınıyoruz.

"İleri demokrasi" kavramı mesela...

Sorunlu bir kavram. Neden sorunlu? "İleri" kelimesinin temsil ettiği yarılmadan dolayı sorunlu.

80 sonrası, her şeyin önüne "İslami" kelimesini yerleştirerek, kendi ayaklarımızı kötürüm hale getirdik. İleri demokrasi kavramı da böyle.

Bütün dünya yeni bir döneme girdi.

Yeniliğin ebesi internet devrimi.

İnternet devriminden itibaren artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

Türkiye"ye internet gireli 20 yıl oldu.

İnternet devriminin içinde bir nesil yetişti, ne ki eğitim politikalarımız bu neslin sıkıntıları ile yüzleşmeyi hiç göze alamadı.

İnternet devrimi, zamanın ve mekanın boyutlarını ve algısını tamamen değiştirdi. Saat zamanından dijital zamana geçtik.

Burada iken "orada" olmayı tecrübe ediyoruz sosyal medya üzerinden.

"Burada" iken aynı zamanda "orada" olmak küresel dünyada azınlıkların daha güçlü olduğu anlamına geliyor artık.

Dolayısıyla içinde yaşadığımız çağ katılımcı demokrasi çağı değil artık. Dijital demokrasi çağı.

Türkiye"nin en önemli meselesi kıvam meselesidir. Ne ki dijital çağda kıvam tutturmak zorun zoru bir mesele.

Bakınız masum bir tepki, "açtırma kutuyu söyletme kötüyü" isyanına dönüştü.

Eylem yapanların kimliğine dikkatinizi çekmek isterim. Kadınlar ve 17-25 yaş arasındaki gençler.

Çünkü dijital devrim en çok bu kesimlere "ses" verir.

Dijital çağ dijital demokrasi anlayışını safha sahfa değil "sahne" üzerinden inşa ediyor.

Evet sahne! Sahneye çıkan bir daha geri yerine dönmeyecektir artık. Ne ki yeni dünyanın yeni "sahne"leri konusunda düşünen kafa yoran pek yok aramızda.

Dijital çağın demokrasisi neye benzer/benzeyecek konusunda yöneticilerin, kamu personelinin bilgilendirilmesi gerekiyor.

Dijital demokrasi"de yöneticiler, imaj yönetimini birinci sıraya koymak zorunda. Çünkü "dünyanın gözü" diye bir şey vardır artık, bu göz "koruyucu nazar" niyetine sahnenin üzerinde olacaktır.

Dijital demokrasi çağında sorun "halkın yönetimi" değil İmaj yönetimidir artık. İmaj yönetimi ise algılar üzerinden yürütülebilecek bir konu. "Algılar" denetime en uzak olan saha yani.

Algıları denetlemek /yönetmek imkansız üzerinden iş tutmak gibidir. Yöneticilerimizin henüz anlayamadığı konu korku tohumların atıldığı yerde algıların denetlenemez/yönetilemez oluşu. Algılar en ziyade duygulardan beslenir. Korku ya da sevinç.

Evet, algılar tamamen duygusaldır. O halde yöneticiler olabildiğince rasyonel bir dil tutturmalıdır.

Rasyonel bir dil. Yani saygının mesafesi, sağduyunun mihmandarlığını soğukkanlı bir vücut dili eşliğinde ortaya koymak…

Tatile çıkmadan önce isyanımı yapar da giderim diyenlerin olduğu çağdır dijital demokrasi!

Kadınlar ve gençler devrim yapılıp tatile gidilebileceğine inanacak kadar naiftir çünkü.

Bu naif tutumu aşağılamak yerine, anlamaya çalışarak kötü enerji birikmesinin bir parça önüne geçebiliriz diye düşünüyorum.

Tebrik: Bugün Miraç Kandili. Rabbim cümlemize "Müminin miracı namazıdır" hadisi şerifini idrak etmeyi nasip etsin.

Sokaklarımıza freni alınmış arabalar salındı.

Kenara çekilelim ve dua ederek sakince bekleyelim.