
Ortalık komplo teorilerinden/videolarından geçilmiyor. Ahali için bu kadar komplo teorisi/videosu akla da ziyan kalbe de.
Komplo teorilerine kayıtsız şartsız teslimiyet, mücadeleyi baştan kaybetmek anlamına gelir.
Komplo teorilerine yoğunlaşmak uzmanların hanesinde kayıtlı kalsın.
Bizim için farzı ayın, dijital zamanın ruhunu iyi kavramak olmalı diye düşünüyorum.
"Kumar kapitalizmi"nde…
Bir dakika kavram benim değil!!!
Hizmet ekonomisini "kumar kapitalizmi" olarak adlandıran David Harvey.
Ne diyordum…
"Kumar kapitalizimi"nde azınlıkların sesi; güçsüzsün, mağdurun sesi olarak kabul edilir ve dünyanın nazarı –bu nazarın çok uluslu haber kanalları olduğunu söylemeye gerek var mıdır- tam da o noktaya çevrilir.
Azınlıklara destek için "cümle âlem" ses verir. Ses verenlerin bazıları durduğu yerden seslenirken… Bakınız Chomsky.
Bazıları da imaj maker"ları tarafından yıpranan imajlarını bu vesile ile toparlamak için performans gösterir. Bkz namı diğer Hürrem Sultan Meryem Uzerli.
Sanatçılar, siyaset insanları ve akademisyenlerin "Gezi" üzerinden kimlik gezdirme yarışına gark olmasının sebebi "dünyanın nazarı"dır.
"Dünyanın nazarı" hakikat ile kurgunun birbirinin içine geçmesini hızlandırır.
Hakikat ile kurgunun ek yerlerinin görünmeyecek kadar iç içe geçip karışması, en çok sanatçının kafasını karıştırır.
Eser mi duruş mu sorusu postmodern zamanlarda cevaplanamayacak bir hal alır.
Hız çağına, dijital teknolojiye uygun olan, sanatçının sergilediği/gösterdiği "performans"tır.
Üretimin/eserin yerini performans almıştır. "Dünyaca ünlü piyanistin" hırçınlık "performansı" göstermesinin sebebi budur. Tuşlara basışını duyan sınırlı kişi vardır, ama tivıtır performansından dünya alem haberdardır.
Performans sanatçısının başarısı, "dile düşme", "haber olma" kapasitesi üzerinden ölçülür. Habere konu olan olayların etik ya da etik dışı olmasının bir önemi yoktur. Bütün mesele göstereceği performansın estetik ve sanatsal olmasında düğümlenir. Bakınız "Duran adam".
"Dile düşmek" ile, estetik duruş arasındaki korelasyon en açık şekilde tomaların önündeki "Kırmızılı" ve "Siyahlı kadın"da ortaya çıkar.
"Gezi İsyanında" kırmızılı ve siyahlı kadının performansı, onların vücud dillerindeki estetik ile yakından alakalı. "Kırmızılı kadının" şişman ve kısa olduğunu düşünün. Haberin görsel değeri büyük ölçüde düşerdi büyük ihtimal.
Oysa "kırmızılı kadın" sade ve zariftir. Dünyanın bütün ülkelerindeki kadınların yekdil olacağı bir "duruş"u/karşı duruş"u temsil eder.
Yaralananlar, ölenler, gözünü kaybedenler… Onlar isyanın öznesi değil nesnesi olarak yer alırlar "dünyanın nazarı"nda.
Tasarımın muhtevayı ele geçirdiği çağda, estetiğin etiği esir alışı böylece görünmez olur.
Karışık kafalara; karışan sokaklar, meydanlar eklenince, herkes kendi canına diyet olarak bir mor koyun arama telaşına düşer.
Mor koyun masalını bilir misiniz?
Bilmeyenler çoğunlukta mı?
Peki, masalın kendi dilini imha etmek pahasına kısaca özetleyeyim:
Vaktin evvelinde bir köye canavar dadanmış. Köylüler canavar ile konuşup onu köyden uzaklaştırmanın yolunu aramışlar. En iyisi varıp soralım hele gitmek için bizden ne ister demişler.
Canavar köylülerin duruşundan, susuşundan ne istese vereceklerini derhal anlamış.
Mor koyunu isterim demiş.
Köylüler rahat nefes almış. Hele demişler istediğin mor koyun olsun.
Köylüler mor koyunu canavara götürürken; köyün delisi yolu kesip götürmeyin mor koyunu yoksa kötü olur bu işin sonu! DEMİŞ.
Köyün delisine mi inanacaklar kendi akıllarına mı!
Yürüyüp gitmişler. Takdim etmişler canavara mor koyunu.
Aradan üç gün geçmemiş ki canavar yine köyün yolunda.
Hani bizi rahat bırakacaktın diye bağırmış köylüler.
Bırakacaktım bırakmasına, ben yine acıktım ama… DEMİŞ canavar.
E doğru acıkır canavar. Hele bir koyun daha verelim. Belki bu defa gider uzaklara.
Köyün delisi yine kesmiş yolu, vermeyin ağalar bak kötü olacak bu işin sonu!
Delinin aklına kalmadık ya deyip devam etmişler yola, canavara bir koyun daha sunmaya.
Bir iki üç derken… Köyde koyun kalmamış. Canavar aç duracak değil ya… Bu defa insanlara dadanmış.
En son köylüyü yerken canavar, deli bağırmış canavarın pençesindeki adama: Ben size dedim en başta vermeyecektiniz o mor koyunu.
Herkes gözden çıkaracağı mor koyunun derdinde.
Yok mu köyün delisi!
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.