
I-
"Pazartesi günü, yurdun dört bir tarafında 23 Nisan, bayram coşkusu ile kutlandı."
Çocukları hatırladık. Hatırladık mı sahiden? Yoksul çocukları, anasız-babasızları, mahkûm çocukları… Hatırladık mı? Tarafsız Bölge programında mahkûm çocukları hatırlayan Ahmet Hakan ve ekibine Türkiye''nin istikbali adına teşekkürlerimi sunmak isterim.
Engelli çocuklar için dün Sayın Hayrunnisa Gül''ün himayesinde "Eğitim Her Engeli Aşar" resepsiyonu verildi. Engelli çocuklarımızın başarısına destek vermek üzere üç yıldır bir farkındalık inşa edilmeye çalışılıyor.
Lakin Türkiye''nin asperger sendromlu ilk üniversite öğrencisi Uluğ Özaydınlık''ın annesi, Semra Hanım, oğlunun bu başarısını aylardır bir ceza olarak yaşıyor. Sebebi? Sebebi tayininin bir türlü Ankara''ya çıkmaması. Onun adına pek çok yetkiliye hayat hikâyesini, başına gelenleri anlatan mektup gönderdim. Telefon konuşması yaptım. İstedim ki köşe yazısı olmadan da insanların taleplerinin karşılanabildiğine tanık olayım. Olmadı lakin. Nisan ayı otizm için ayrılmış bir ay idi. Sadece gündem ile olayların farkına varan Türkiye''mizde tam da gündeminde hiç kimseye ulaşamadım. Konuştuğum bütün yetkililer Semra Hanım''ın hakkını yasalar yoluyla aramasını salık verdi. Tamam da yasalar yoluyla gelen haklar elde edilinceye kadar insanlar beklemekten çoktan tükenmiş oluyor.
Sayın Hayrunnisa Gül''ün otizm sendromu ile yaşayan çocuklar ve gençler için umut mayası olan Uluğ Özaydınlık''ın kazanmış olduğu üniversiteye devam edebilmesi için annesi Semra Özaydınlık''ın sorununun çözülmesine katkı sunacağını umut ediyorum. Sorunun çözümü çok basit. Erzurum''da görev yapan Semra Özaydınlık''ın tayini Ankara''ya çıkacak. Hepsi bu. Ama bürokratik engeller yüzünden Semra Hanım canından bezmiş durumda.Yasalarla hakkı korunan Semra Hanım maalesef hukukun yavaş işleyişi yüzünden yasaların kendisine tanımış olduğu hakka bir türlü ulaşamıyor.
Semra Hanım ile hiç karşılaşmadım. Ama hikâyesi bana e-posta ile ulaştıktan sonra tanık olduğum bu hikâyeden kendimi mesul hissettim.
Bu yazıyı okuyan herkes mesul artık…
II-
Hızla değişen gündemde biz esasen hiç değişmemesi gereken gündemimizi konuşmaya devam edelim. Soru şu: Bizim için değerli olan nedir? Toplum olarak değer verdiğimiz nedir?
"Değer" ve "değerli" meselesini merhum Dr.Ersin Arslan''ın trajik hikayesi üzerinden okumaya devam edelim.
Hatırlayalım. Adi bir dolandırıcılık hikâyesine alet olmayı ret ettiği için öldürülen Dr.Ersin Arslan için Türkiye Tabipler Birliği Sağlık Bakanını istifaya çağırdı.
Sonra…
"Vay siz benim ailemi neden özel muameleye tabi tutmuyorsunuz…" diyerek doktoru tekme tokat döven vekilin bu davranışına karşılık vekile geçmiş olsun mesajı yayınladı.
Tabipler Birliğine bağlı doktorlar yürürken doktorlar değerlidir,bize değerimizi geri verin diye bağırıyordu.
Vekil dayak atınca doktorun değerli olup olmadığı meselesi rafa kalktı.
TTB acele tarafından hiçbir hayati tehlikesi olmayan vekilin ailesine geçmiş olsun dileğinde bulundu.
Dayak yiyen doktor, yüzünü kapatarak Van''ı terk etti. Döven değil dövülen utanıyordu.
Durum bu mudur?
Tam tamına budur.
O zaman nerede kaldı o yürüyüş!
Doktorlar değerlidir. Bakanlık değerimizi bize iade etsin . Siz, hekim birliği olarak, vekil şiddetine maruz kalan doktorun onuru için ne yaptınız?
Eline sağlık vekilim manasında geçmiş olsun mesajı yayınladınız.
Doktorların değeri bir vekilin yumruğu ile karşılaşıncaya kadar mı?
Eleştirinin olmadığı yerde ahlak olmaz.
TTB yaptığı eylemin "eleştiri" olmadığını yayınlamış olduğu "vekil mesajı" ile ortaya koydu.
Not: Dikkat ederseniz vekilin partisinin adını hiç anmadım. Çünkü bu yaklaşım kimlikçi bir yaklaşım olur. Yumruk atan vekil davranışı kimlik ile değil kişilik ile alakalı bir durum.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.