
Çocukluğumuzda bir oyun oynardık. Ende tura bir iki üç. Herkes yerinde. Ebe, yüzü duvara dönük bu tekerlemeyi söyler, herkes yerinde dedikten sonra arkasına bakardı. Baktığında kıpırdayan olursa ebelik ona geçerdi. Oyunun ruhu ebe görmeden olabildiğince mesafe kat etmeye dayanıyordu. Ebe arkasına döndüğünde ise kıpırdamadan durabilme kabiliyetine.
Türkiye hep beraber, ende tura bir iki üç herkes yerinde oyununu oynuyor adeta. Ebenin kim olduğu konusunda anlaşamadığımız için, her birimiz bir başkasının yerindeyiz. Dolayısıyla olmamız gereken siperi/varlık alanını boş bıraktığımızdan kimse kendi yerinde değil.Yerimiz boş olunca mesuliyetlerimiz de boşlukta asılı kalıyor.
Vekâleten bir insanlık durumundayız adeta.
Kendimizden çıkmış kendimizden taşmış haldeyiz.
Mevlana testi içindekini sızdırır diyor ya. Bu sızan, sızmakta olan bize dair midir bizden midir bilemedim.
Mesela…
Muğla-Marmaris –Gençlik Meydanı"nda, toplaşmış olan kalabalık; kendisini bir kapıdan çıkıp bir kapıdan girdiğine ve bu girdiği kapının esenlik, mutluluk getirdiğine inanmış/inandırmış tıklım tıkış meydanı doldurmuş, havai fişek gösterilerine hazır ol durumuna geçmiş iken… Âdemin birinin hemen oracığa seccade seresi gelmiş.
Hepimiz aynı gemideyiz filan tamam da… A güzel kardeşim, bu geminin güvertesi var kamarası var. Balo salonunda namaz kılmak da nereden icap etti!
Özgürlük taraftarları, Adamın orada namaz kılma özgürlüğü var diyor. Hiç katılmıyorum. Adamın orada amuda kalkma hakkı var mıdır yok mudur onu amudu koruma derneği yetkilileri tartışsın. Bir mümin olarak namazın ibadet boyutundan çıkarak dikkat çekme aracına döneceği her türlü duruma itiraz ediyorum.
Namazı kılanın durumunu mu tartışma konusu yapalım yoksa Vay sen burada provokasyon yapıyorsun diye namaz kılanın üzerine yürüyenin mi diyorsunuz. İkisini de ret etmeyi, iki davranışı da uygunsuz görmeyi kabul edebilmemiz gerekiyor.
Yaşadığımız pek çok sıkıntının bir adabı muaşeret sorunu olduğunu düşünüyorum. Namaz kılan hem adabı muaşerete uygun olmayan bir davranış yapmıştır, hem de nafile ibadetine gösteri toplumunun kodlarının karışmasına sebep olmuştur.
Şükür namazı kıldığını söyleyen zatın o kalabalıkta ne yaptığını filan sorgulayacak değilim. Çünkü bu sorgulama ve yargılama adabı muaşerete uygun olmadığı gibi aynı zamanda söz konusu kişinin özgürlük alanına müdahale anlamına gelir.
Meseleye nereden bakıyorum? Bize yol gösterici olan kavramımız zaruret durumu. Eğer eğlence meydanına seccadesini seren kişi nafile namaz değil de vakti dar olan bir farz namazı eda ediyor olsa idi yaptığı davranışı ibadet özgürlüğü içinde değerlendirebilirdik.
Eğlence meydanında şükür namazı kılan kişi esasında ne yapmış oluyor?
Allah"a teslim ibadet eden kul halini eğlence meydanının gösteri ruhuna peşkeş çekmiş oluyor.
Allah"ın huzurunda bir kul olduğunu unutup,sağındaki ve solundaki melekleri unutup, öfke ile ya da şaşırarak bakanlar için kendisini nesneleştirmiş oluyor.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.