Evler kime kalacak? Erkelere mi, kadınlara mı?

00:001/03/2010, Pazartesi
G: 3/09/2019, Salı
Fatma Barbarosoğlu

Star gazetesinin Pazar ekinde Fatma Karaman''ın hazırlamış olduğu bir haber vardı dün. Haberin hikâyesi ABD''de yapılan bir araştırmaya dayanıyor. Bu araştırmaya göre evliliklerin yüzde 22''sinde kadınların eve daha fazla para getiren olduğu ortaya çıkmış. Bu neticeden hareketle Karaman, önümüzdeki yıllarda Türkiye''de erkeklerin kariyerinden vazgeçip evde çocuk bakmasının söz konusu olup olmayacağını sosyal bilimcilere, ekonomist, psikiyatrist ve sanatçılara soruyor.Karaman''a görüş veren bütün

Star gazetesinin Pazar ekinde Fatma Karaman''ın hazırlamış olduğu bir haber vardı dün. Haberin hikâyesi ABD''de yapılan bir araştırmaya dayanıyor. Bu araştırmaya göre evliliklerin yüzde 22''sinde kadınların eve daha fazla para getiren olduğu ortaya çıkmış. Bu neticeden hareketle Karaman, önümüzdeki yıllarda Türkiye''de erkeklerin kariyerinden vazgeçip evde çocuk bakmasının söz konusu olup olmayacağını sosyal bilimcilere, ekonomist, psikiyatrist ve sanatçılara soruyor.

Karaman''a görüş veren bütün sosyal bilimci kadınların görüşlerinin altına imzamı attığımı, görüşlerine aynen katıldığımı ifade etmek istiyorum.

Sosyal bilimci kadınlar son derece gerçekçi bir noktadan ele alıyorlar meseleyi. Mesela Doç. Dr. Tahire Erman-Sosyolog (Bilkent Üniversitesi) şöyle diyor:

“Kadının bazı konularda kendi lehine karar vermesi yönünde kazanımları olabilir, fakat erkeğin aile içinde temel kadın rollerini gönüllü olarak yüklenmesi bence söz konusu değil.

Kadının ısrarlı olduğu durumlarda ise aile içi şiddetin artabileceğini ya da erkek kabullense bile, ailesinin itiraz etmesiyle aile içi huzursuzlukların yaşanabileceğini düşünüyorum. Modern ailede bu yönde birtakım değişiklikler onaylansa bile, toplumu dönüştürücü bir gücü olacağı hayal.”

Oldukça kısaltılmış olarak yayınlanan kendi görüşümün tamamını da burada aktarmak istiyorum, sorulan sorularla birlikte:

“Türk aile yapısı; kadının çalışıp, erkeğin evde ev iş yapmasını ya da çocuk bakmasını nasıl karşılar? Böyle bir şeye hazır mıyız?

Dar gelirli ailelerde zaten erkekler çocuk bakıyor. Özellikle işsizliğin arttığı dönemlerde kadınlar, temizlik işçisi olarak evlerde çalışma imkânı bulduğu için, baba çocuklarına bakıyor, kadın gündeliğe gidiyor. Erkek, aylık 500 lira alacakken kadın haftada 80x6:480 lira alıyor.

Gelir seviyesi yükseldikçe ev işlerinin dışarıdan karşılanması yoluna gidiliyor. Çocuklar kreşe gönderiliyor. Eve kadın geliyor. Çocukların dadısı oluyor vs.

Demek ki bu sorunu bir orta sınıf sorunu olarak tartışmak gerekiyor. Türkiye''de orta sınıfların profili değişiyor. Lakin bu değişikliğin ABD örneği ile uyumlu olduğunu söylemek için vakit henüz erken. Bazı örneklerle karşılaşabiliriz, ama yatay bir toplumsallıktan bahsetmenin henüz mümkün olmadığını düşünüyorum.

Tıpkı Amerika''da ki gibi ülkemizde böyle bir tarz oluşması halinde ne gibi toplumsal sorunlar ortaya çıkar?

Sabah erken kalkmak gerektiği için ev erkeği olmak isteyen delikanlılar tanıyorum. Evde oturan ama çocuklarla ya da evle ilgilenmeyen bir kuşak olarak ortaya çıkar ilkin. Yüzyılların getirdiği bir alışkanlık var neticede. Yani Hüseyin Rahmi Gürpınar''ın “Kadın Erkekleşince” piyesinin yeni bir versiyonuna tanık oluruz.

Peki sosyolog kimliğinizi bir kenara bırakarak bu soruya cevap vermenizi rica edeceğim. Siz nasıl karşılıyorsunuz? Kadınların bu denli yükselişi aile yapısını tehdit eder mi? (yani evdeki sorumluluklar, eş, çocuk vb...)

Kadınların yükselişi yeni bir şey değil.19. yüzyıldan bu yana devam eden bir yükseliş çizgisi gösteriyor kadınlar. Kamusal alanda kadın kimliğinin artmasına paralel olarak azalan erkek kimliğinden bahsetmemiz gerekiyor. Erkek kimliğinin azalmasını bazı feministler kadınların lehine bir durum olarak değerlendiriyor. Ben lehine olmadığını düşünüyorum. Kadınların yükü daha çok artacak. Daha çok yorulacaklar. Ninelerinin gününü arayan nostaljik bir kuşak çıkacak karşımıza.”

Yazının başında kadınların görüşlerine aynen katıldığımı söyledim. Neden böyle “ayırımcı” bir ifade kullandım? Sebebi, erkek bilim adamlarının “olmakta olan”ı kavramak konusunda isteksiz olmaları.

Prof. Dr. Mansur Beyazyürek şöyle diyor: Hayat şartları kadının da, erkeğin de çalışmasını zorunlu kılıyor. Erkekler işsiz kaldığında sadece kadının çalıştığını göreceğiz ki görmeye başladık bile. Bunun yaygınlaşmasıyla çiftler arasında paylaşımdan doğan huzur ve mutluluk oluşur, aile yapısı güçlenir. Erkeğin egemenliğini ön planda tutan kafalar değişir. Doğurmak dışında kadının evde üstlendiği her işi erkek de yapabilir.

Prof. Dr. Beyazyürek''in sadece kadının çalışması ile birlikte çiftler arasında paylaşımdan doğan huzur ve mutluğun oluşacağını, aile yapısının güçleneceğini söylediği cümlelere dikkatinizi çekmek isterim.

Doğurmak dışında kadının evde üstlendiği her işi erkeğin de yapabileceğini kabul ediyorum. Kabul etmek değil, bizzat buna tanıklığım var. Lakin sadece kadının çalışması ile ailedeki huzur ve mutluluğun artacağı cümlesine itirazım var. Neden itiraz ediyorum? Çünkü sadece ailede erkeğin çalıştığı durumları “kötü”, “geri”, “çağdışı” olarak kabul eden ama sadece kadının çalışmasını ultra modernlik sayan bir anlayışı barındırıyor bu cümleler.

Oysa kadınların çalışıp erkeklerin evde oturduğu “yeni düzen”de, evet evler erkeklere kalacak. Ama çocuklar daima kadınların.

Bilmem anlatabildim mi?