Geçmiş gelmek üzere...

00:0016/11/2007, Cuma
G: 29/08/2019, Perşembe
Fatma Barbarosoğlu

Geçmiş gelmek üzere. Bu çarpıcı cümle 20 Yüzyılın en önemli filozoflarından Heideger''e ait.Akif''in mısralarına kardeş bir cümle:Geçmişten adam hisse kaparmış... Ne masal şey!Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?"Tarih"i "tekerrür" diye tarif ediyorlar;Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdiMarxs da, tarihte olaylar birincisinde trajedi ikincisinde komedi olarak yaşanır demişti.Hayır Ortadoğu''da olaylar ikinci, üçüncü on üçüncü olarak daima trajedi biçiminde yaşanmaya devam ediyor.Şu belirsizlikler

Geçmiş gelmek üzere. Bu çarpıcı cümle 20 Yüzyılın en önemli filozoflarından Heideger''e ait.

Akif''in mısralarına kardeş bir cümle:

Geçmişten adam hisse kaparmış... Ne masal şey!

Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?

"Tarih"i "tekerrür" diye tarif ediyorlar;

Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi

Marxs da, tarihte olaylar birincisinde trajedi ikincisinde komedi olarak yaşanır demişti.

Hayır Ortadoğu''da olaylar ikinci, üçüncü on üçüncü olarak daima trajedi biçiminde yaşanmaya devam ediyor.

Şu belirsizlikler çağında kime yakınlaşıp kimden uzaklaşıyoruz!!! Herkesin kafası fena halde karışık.

Bu kafa karışıklığı öfkenin askerleri için yol açıyor. Yazılan her yazıyı, söylenmiş her sözü öfke ile karşılamaya hazır olanlar için ortam ziyadesiyle mümbit. Karlar vergisiz.Hal böyle olunca öznenin özürlü tarihi, “olgu”ların yerini alıyor.

Öznenin özürlü tarihi kendi kişisel kırgınlıkları üzerinden olayları ve insanları değerlendirmek anlamına geliyor.İş yerinde kavga ettiği kişinin etnik kimliği üzerinden tavır almak.Ya da evlenme teklif ettiği genç kız bu teklifini kabul etmedi diye o kızın yerine yurduna bakarak “onlar zaten bizi” diyerek …başlayan etnik öfke tohumları saçmak, öznenin özürlü tarihini belirleyen temel noktalar.

Daha önce yazmıştım. Ama tekrarlamakta bir sakınca olmasa gerek.Türkiye topraklarında etnik kimlik olarak dışlanan tek gurup alevi kökenli Kürtlerdir.Türk kökenli Aleviler ile Türklük paydası,Sünni Kürtler ile din paydası paylaşılmıştır.Yapılması gereken alevi Kürtleri Türkiyelilik paydası içinde kazanmak iken, bu gün gelinen noktada Sünni Kürtler ile ortak paydanın dağıtılıp bozulması tehlikesi baş göstermektedir.

22 Temmuz seçimlerinde AKP''nin Güneydoğu başarısının önemini küçümsemek üzerinden fikir beyan edenler, şimdi stratejik analizlerini bölge halkının DTP''ye oy vermemesi üzerine bina etmeye çalışıyor.

* * *

Geçmiş gelmek üzere cümlesini iki gün önce minübüse binen bir grup liseli gencin konuşmalarına kulak misafiri olduğumda bütün ağırlığıyla birlikte yeniden hatırladım.

Kaba bir öfkeyi milliyetçilik zannediyorlardı.Kızmayı.Kusmayı.Kınından kılıç çıkarmayı milliyetçilik zannediyorlardı.

Milliyetçi olabilmek için önce milli olmanız gerekiyor dedim onlara.Millilik olmadan milliyetçilik olunca, ortaya kurtlar vadisi milliyetçiliği çıkar en fazla.

Milli olmadığımızı nereden çıkarıyorsunuz dediler.Vücut dilinizden dedim.Mesala dedim onlara Fransa''ya gitmiş olsanız.Sizi bir Fransıza göre Türk yapan unsurlar nelerdir?

Türkçe konuşuyoruz ya dediler.Emin misiniz dedim.

Şaşırdılar.Sorumu saçma bulduklarını ima ettiler vücut dileriyle.Yani dedim onlara; Yunus''tan kaç mısra var belleğinizde,Mevlana''ya dair bir solukta kaç cümle kurabilirsiniz.Ya çağdaş şairlerden yazarlardan kimi anlatmayı denersiniz bir Fransıza. “Biz Türkler “diye başladığınız cümleyi nasıl tamamlamayı düşünürsünüz?

Size klasik Türk sanatlarıyla ilgili soru sordular.Bir ebru çıktı önünüze adını bilebilir misiniz? Hattat kime denir tarif edebilir misiniz? Dünya tarihine geçmiş her meslekten bir tane olmak üzere on Türk''ün adını sayın deseler mesela sayabilir misiniz?

Sizce medeniyetinizin aslı rengi nedir diye sorsalar mesela?

Ne bu teyze dedi çocukların en uzun boylu olanı.Kim beşyüz milyar ister programının yapımcısı ile filan mı tanıştık da haberimiz mi yok?!

Arkadaşlarının yaptığı espri grubun neşesini yerine getirdi.Dakikalarca güldüler.

* * *

Milliyetçi gençlerin tarihi sadece “zaferler” tarihi,daha doğrusu meydan savaşları tarihi olarak okuduklarına şahit oluyorum.Bir Türk dünyaya bedel formatı iyi geliyor.Gençlere öz güven aşılamak için iyidir elbet Türklüğe dair güzel şeyler söylemek.Ama bu güzel şeyler asla başkalarının “ güzel”liğini görmeye engel olmamalı.

Zamanı ve mekanı iyi okuyan gençlere ihtiyacımız var.Olanı biteni anlayabilmek için öncelikle zamanın ruhu üzerine düşünmemiz gerekiyor.Zamanın ruhu.Yani 21 yüzyılı her ne kadar “milenyum” çığlıkları ile karşıladıysak da, yaşadığımız zaman hızla kendinden öncekilerle asla mukayese edilemeyecek bir başka bir zemine evriliyor.Nasıl ki 19 yüzyılın sonlarında imparatorluk bakiyesi atalarımız, doğmakta olan “Ulus devlet” e nesnel bir açıdan yaklaşamadıysa, bu gün de Ulus devlet bakiyesi ile formatlanmış zihinler doğmakta olan “Piyasa devleti” gerçeğini anlamakta zorlanıyor.

Anlaşılmayı kolaylaştırmak için piyasa devleti yerine imparatorluk öncesi beylikler dönemine de atıfta bulunabilirim. Zamanın ruhunu kavrayabilmek için Anadolu''nun beylikler dönemini çok iyi okumak gerekiyor.

Hayır! Piyasa Devleti gerçeğine teslim olmaktan bahsediyor değilim.Piyasa Devleti''nin yaratılma süreçlerini iyi okumadan Panzehir''i bulamayacağımızı, birbirimizi üzdüğümüz,yorduğumuz,hırpaladığımız ile kalacağımızı söylüyorum.