
Gün ve tarih kelimeleri bir araya gelince, tuhaf bir durum ortaya çıkıyor gibi… “Gün”; üzerinden geçen yıllardan sonra, yani eski bir düne dönüşerek ancak “tarih” olabiliyor. Artık o kadar hızlı yaşıyoruz ki, aynı günün sabahı ve gecesi birbirine tarihi zaman kadar uzaklaşmış oluyor.
”Hızlı ve yoğun yaşadık. Dün''ü değil gün''ü unuttuk.”Nazife Şişman” ın son kitabı “Günün Kısa Tarihi” bu slogan ile duyuruldu okuyuculara.
Dünü değil günü unutmak. Takılı kaldığımız uzun ve sündürülmüş “şimdiki” zamanda; bulunduğumuz yeri meşrulaştırmak için durmadan düne atıfta bulunuyoruz. Herkes için ölçülüp biçilmiş ağrısı ve acısı dindirilmiş dün paketi, paketlerden bir paket olarak geçmişte bizi bekliyor.
Dünü paketliyoruz. Aynı dün, her birimiz için başka bir şeye referans edilmek üzere bekliyor. Taha Akyol''un kaleminden okuduğumuz “Ama Hangi Atatürk” kitabında herkesin kendince paketlemiş olduğu “Atatürk”ler gibi. Atatürk''ü nostaljik bir tarih anıt gibi dikmeye kalkanlar “gün” ü unutturmak ve unutmak istiyor aslında. Dondurulmuş bir zamanı konforlu buluyorlar çünkü.
“Ama Hangi Atatürk”ü her okuyucunun “doğru” okuyabilmesi; içinde boğulduğumuz “münazara” ortamı için şifa olurdu. Lakin bu çok kolay değil. Çünkü “Ama Hangi Atatürk”ü “doğru” anlayabilmek için, okuyan “ben” ile, okunmakta olan “Atatürk” ün arasındaki mesafenin iyi değerlendirilmesi gerekiyor. Atatürk''ün kararlarını anlayabilmek, o günün tecrübesini bu güne aktarabilmek için günün şartları içinde vermiş olduğu kararlara, kullanmış olduğu ifadelere yoğunlaşmak gerekiyor. Yoğunlaşmak demek emek demek, dikkat demek ve elbette yorgunluk demek. Oysa piyasadaki Kemalistlerin her biri kendi konumlarını meşrulaştırmak için bugünden geriye dönük bir Atatürk imajı inşa ediyor. Yorulmadan ve emek sarf etmeden kendi ihtiyaçlarını karşılamak için oluşturulmuş “Atatürkler” var. Taha Akyol onca emeğe değmiş dedirtecek bir Atatürk albümü hazırlamış.
Çalıştığımız alan ne olursa olsun “gün”ün şartlarına geçmişin tecrübesini aktarmakta yetersiz kalışımızın sıkıntısını yaşıyoruz.
Yaşadığımız hayatın gittikçe artan hızlı temposu; bizi ilgilendiren ilgilendirmeyen bilgiler yığınına muhatap kalışımız ve en önemlisi de “yarın her şey daha güzel olacak” umudunu yitirişimiz; yirmi dört saatin sonunda yaşanmış olan “gün” ü bizden uzaklaştırıyor.
”Dün”e giderken, tarihi acılarından arındırarak tecrübeyi ret eden tavır alışımızı, günü yaşarken de sürdürüyoruz. Hızlı bilgi bombardımanı, görüntü üzerinden taciz edilen algılarımızı etkileyerek, olan biteni idrak edeceğimiz noktada kısa devre yapmamıza sebep oluyor. Hal böyle olunca da, olmakta olanı bize anlatacak, “bu olanlar neden böyle olmaktadır”ı izah edecek “yorumcu”ya ihtiyaç duyuyoruz. İşte Nazife Şişman “Günün Kısa Tarihi”nde sahih bir yorumcu olarak nasıl yaşadığımızı ve neden böyle yaşadığımızı anlaşılır kılıyor. Bunu yaparken hemen hemen her yazının daha başında peşin peşin “kıssadan hisse”yi vererek başlıyor analizlerine. Böylece okuyucunun algısı, yaşanmış olanı hatırlayıcı olarak devreye sokuluyor. Seküler dünyada yaşayan müminin her türlü sıkıntısı, sorusu ve sorunu yazıların ana payandası. Kah kendine meslek beğenen delikanlının eğlence peşinden gitmeye çalışan heyecanı, kah Hac''ın turistik geziye dönüştürülmeye çalışılan yapısı, kah biyo-teknolojinin gitmekte olduğu yol.
İki kitabın adını birlikte anmam tesadüf değil elbette.”Ama hangi Atatürk” kitabıyla, “tarihi özne/kahraman” üzerinden yürütülen “algıda seçicilik” gözler önüne serilirken,”Günün Kısa Tarihi”nde esasında hepimizin meselesi olan seküler dünyada Müslüman kalmak üzerinde duruluyor. Bugün her birimizi ayrı bir gezegene savuran “münazara” ortamını aşabilmek için; “Ama Hangi Atatürk” kitabından başlayıp, “Günün Kısa Tarihi”ne doğru yol almamız gerekiyor. Müslümanların öncelikli meselesinin Atatürk İlke ve İnkılâpları ile değil, seküler dünyada Müslüman olarak yaşamak olduğu anlaşıldığında, çatlaklardan bir çatlak fay hattına dönüşmeden tamir edilmiş olacak.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.