
Eskiden, bilmem ki layık olabildik mi? diyerek mahcup bir şeklide yere bakılarak karşılanırdı iltifat.
Karşı taraf pek güzel yaptın diye ısrar ettikçe “aman efendim sizin kalbinizin güzelliği” kabilinden cevap verilirdi.
Şimdi!!!
Lütfen aptal bir nostaljiye kapıldığımı düşünmeyin. İnsanlar berbat organizasyonlar, berbat programlar yapıyor. Ama bu “berbatlığı” anlayacak feraset nerede! Biraz düşünce biraz utanma.Şu sıcakta sizi de yorduk şeklinde bir iki incelik kırıntısı. Ne münasebet önce kendisini bir güzel yıkayıp, parlatıp cilalıyor. Ne güzel sergi, ne muhteşem açılış,ne harikulade internet sitesi, ne müthiş gezi olduğu konusunda bir güzel kendini yıkadıktan sonra, orada bulunan bütün katılımcılardan da bu “tertemiz”liğin üstüne cila bekliyor: “Ay çok tebrik ediyoruz. Sayenizde bir eğlendik bir eğlendik.
Her “faaliyet” eğlenme sertifikası eşliğinde takdim ediliyor.
Eğlenmediğimiz bir an var sanki. Öyle eğleniyoruz. Hadis-i şerifte efendimiz, “fazla gülmek kalbi öldürür” buyuruyor. Böyle bir hadis hiç duymadım demek için sırada bekliyor, kahkahası tavan, basireti taban yapmış olanlar.
Bir eleştiri. İltifatlar kendinizde, eleştirileriniz bizde toplansın türünden bir yüce gönüllülük.Ne münasebet.Herkes her şeyi pazarlanabilecek bir ürün olarak düşünüyor.Bazıları arsızlığını bile TSE damgası alınacak kadar kıymetli görüyor.
Herkes her şeyi sunuyor. Sunarken sanki yaptığı müthiş bir şeymiş gibi bir de “eserini” ithaf etmeler. Eser mesela bir kek.Kadın bir kek yapıp getirmiş de bu keki yapmamı sağlayan aileme,sonra eşime ve çocuklarıma teşekkürü borç biliyorum türünden bir türlü sonu gelmeyen ithaflar eşliğinde sahnede konumlanıyor. Konuşlanıyor.İşgal kuvveti olarak bayrağını dikiyor.Mesela…
Kek kadar sıradan şeylerin cemiyet önünde takdimini görünce şaşırıyorum.Yanlış anlaşılmasın kek pişirmeyi küçümsüyor değilim. Bunu bir örnek olsun diye verdim, fakat o kadar yanlış okuyucu var ki yazının manasını kavramadan cevap yetiştirmeye/yazara adap öğretmeye kalkar.
Sunum çağı esasında bir şiddet çağı olmuş. Herkes yaptığı her şeyi ille de size ulaştırmak zorunda. “Ay ben ne büyük ne önemli bir iş yaptım.Hadi beni gör.Hadi beni gör.”
Be ademoğlu/adem kızı esas mesele birilerinin seni görmesi değil senin kendini görmen.
Bizim “gösteren”lerle işimiz yok.İşimiz görenlerle. Basiret sahibi olanlarla.
Bilmem anlatabildim mi?
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.