
I- Yaz tatili ne zaman başlar? Sınavların bitmesiyle.Bu sena yaz tatili yapmayacağımız kesin.Tam SBS''ler btti ÖSS geçti derken yediden yetmişe hepimizi kuşatan demokrasi sınavının içinde bulduk kendimizi.
Belge sahteydi/değildi tartışmalarının çoktan beri tersine dönmüş olan hiyerarşinin yeniden düzenlenmesinde etkili olabileceğini düşünecek kadar umudu diri tutmaktan yanayım.Darbelerle mücadele edebilmenin başlangıç noktası, Genel Kurmayın Başbakana bağlı olduğu gerçeğini şeksiz şüphesiz kabul etmek.Beklentilerimizi buradan başlatmak zorundayız.
Hepimiz demokrasi sınavındayız.Hepimiz kelebek kanatlarımızı bir şekilde demokrasiden yana çırpmak zorundayız. Dirayetli davranabilirsek bu virajın sonunda yüz yıldır alamadığımız mesafeyi kat etmemiz mümkün.
Ne olursa olsun darbeye hayır söylemini hep beraber benimsemediğimiz takdirde, bugün bana yarın sana darbeler hep kapımızda olmaya devam edecek.
Demokrasi sınavının hassas dengesi MHP ve CHP''nin elinde. Onların ölçme ve değerlendirme kapasitelerini önümüzdeki günlerde daha net olarak göreceğiz.Onlar kazanma hamlesinde bulunursa bütün Türkiye kazanacak.Önümüzdeki seçimlerde oylarını arttırabilmeyi gerçekten istiyorlarsa, belgenin sahte olmasına umut bağlamaktan ziyade, ne olursa olsun darbeye karşı olduklarını daha net bir şekilde ifade etmeleri gerekiyor.
II- Büyük hikayeyi “herkes” konuşuyor, yazıyor.Yani siyasetin harflerini kullanmak daha etkili ve daha cazip.Öyleyse biz küçük hikayeyi yani gündelik hayatımızın renklerini yazmaya devam edelim.
Cumartesi altıncı sınıf SBS sınavı, Pazar günü ÖSS sınavı yapıldı.Haliyle vah vah çocuklarımız bu sınavlara mahkum klişeleri her kanalda ayrı ayrı dillendirildi.Kanallar ayrı ,dillendirenler farklı insanlardı ama, söylem aynı.
Sınav heyecanı yüzünden başarısız olan çocukları dışarıda tutarak, şu gerçeğin altını çizmekte fayda görüyorum:Sınavsız bir hayat olmaz.Sınav elbette olacak.Elbette eğitim ve öğretimin kazanımı, ölçüp değerlendirilecek.Elbette rekabet olacak ve hak eden kazanacak.
İtiraz ettiğimiz durum az gelirli ailelerin çocuklarının diğerleri ile eşit şartlarda yarışa giremiyor oluşuna olmalı.Ama nerede bunu dert edecek hassas kalpler!!!Herkes kendi çocuğunun hizasında bakıyor olaylara.Bakan düzeyinde de durum aynı, profesör düzeyinde de aynı.Mevcut durumu analiz etmek için tasviri bir giriş yapmaya kalktığınızda hemen itiraz edilip “yok yok bence öyle değil.Benim çocuğum mesela” diye başlıyorlar cümleleri arka arkaya dizmeye.
Dünya, nüfusumuza kayıtlı çocuklardan ibaret değil.Bunu ne zaman göreceğiz!!!
Ciddi bir veli rehabilitasyonuna ihtiyaç var.Aklı başında veli sayısının gittikçe azalmakta olduğunu görerek, olgunlaşmayan çocuk yaşlılar kuşağı ile ilerde başımızın fena halde ağrıyacağını düşünüyorum.Mesela durmadan eleştiriyorlar.Klişe cümleleri arka arkaya kuruyorlar.Ama kurdukları cümlelerin nasıl bir dünyaya ait olduğunu hiç idrak etmeden.Herkesin ağzında sınavlar yüzünden çocukluklarını gençliklerini yaşamıyorlar klişesi var.Çocukluklarını ve gençliklerini sınavlar yüzünden yaşayamıyorlar değiller.Çocuklarımızın vaktini sanat ve spor ile örgütleyemediğimiz için dershaneyi gözümüzün arkada kalmayacağı bir barınak olarak gördüğümüz için çocuklarımız hiçbir şey öğrenmeden yani ilim sahibi olmadan vakitlerini satıyorlar.Yanlış alış veriş buradan başlıyor.Yoksa ilim sahibi olmak her zaman zordu.Klasik kaynaklara bakınız.Günlerce aç susuz kilometrelerce yol yürüyor geleceğin alim adayları.Sonunda murad edindikleri ilme kavuşuyorlar.Oysa bizim mevcut eğitim sistemimizde dershane,ev okul üçgeninde çocuklar; dağınık dikkatler,su üstüne yazı formatında aktarılmış bilgiler, gözlerinde at gözlüğü ile dolanıp duruyorlar.Bilgiye asla sahip olamıyorlar.Bilgiyi bir çuval tuz gibi yükleniyorlar .Dere geçilirken sırttaki tuz eriyip gidiyor.
Çocuklarımıza vakti örgütleme şuuru veremiyoruz.Onların yerine biz örgütlemeye kalkıyoruz.Eksiden futbol yasakken çocuklar,gençler daha iyi vakit geçirirdi.Şimdi babalar oğullarını iyi bir futbolcu yapmak hevesiyle burunlarından getiriyor.
Çocuklarımıza kendilerini arttıracakları, kültürel sermaye biriktirecekleri alanlar sunamıyoruz.Zamanı hissederek yaşamayı hiç tatmıyorlar.Kültürel sermaye zamandan tat alarak kazanılabilen bir şey.Bir kitabın sayfalarında kaybolmak, icra edilmekte olan müzik aleti ile organik bir bağ kurmak,daha iyisini yapmak için aşk ile sarılınmış bir spor aktivitesi .Bizim çocuklarımızın hayatında eksik olan şey bunlar işte.
Kitap ceza niyetine okutuluyor.Müzik dersi “bak teyzesi bak amcası oğlumuz/kızımız size bir parça çalsın” diye başlayan müsamere mantığı ile saçma bir “faaliyet alanı olarak kalıyor.Spor aktivitelerini gerçekleştirebilecekleri mekanlar evden o kadar uzakta ki, çocuklar o noktaya vasıl oluncaya kadar dermanlarını çoktan tüketmiş oluyor.
Biz henüz vatandaş olamadık.
Henüz sivil toplum bilincine sahip bireyler olamadık.
Henüz eleştiri ile şikayetin birbiriyle hiç alakasının olmadığını öğrenemedik.
Yöneticileri zorlayacak seçmen bilincine sahip olamadık.
Yöneticileri zorlayacak seçmen bilincine sahip olabilseydik, mahalle muhtarından başlayarak ilçeye,ilçeden büyük şehre uzanacak kadar örgütlü bir atılım içinde, daha tatil başlamadan belediyelerin bize sunacağı hizmetin kalitesini kontrol etmeye talip olurduk.
Her mahallenin etkin spor aktiviteleri ve sanat merkezleri olmadığı sürece şiddet yanlısı çocukları, tinercileri,kapkaşçıları bir müddet sonra konuşmayacak kadar kanıksamış hale gelebiliriz.
Yani yaz tatili vaktin katili!
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.