Hızır Günleri...

00:006/05/2011, Cuma
G: 4/09/2019, Çarşamba
Fatma Barbarosoğlu

I-Viyana''dan gençler mektup gönderiyor. Kalbi güzel, kelamı güzel gençler. Biliyor musunuz diyorlar, harflerin arasına sevinçlerini katarak; Cumhurbaşkanımız buradaydı. Herkes çok heyecanlı idi.Sonra kendilerinden haber veriyorlar. Her şey bıraktığınız gibi diyorlar.Her şey bildiğiniz gibi.Birkaç defa üst üste okuyorum her şey bildiğiniz gibi cümlesini. Kabul olmuş bir dua gibi geliyor bu cümle.Her şey bildiğim gibi olsun. Rahmetli büyükannemin dilinde onca derin duran duayı tekrarlıyorum: Allah''ım

I-

Viyana''dan gençler mektup gönderiyor. Kalbi güzel, kelamı güzel gençler. Biliyor musunuz diyorlar, harflerin arasına sevinçlerini katarak; Cumhurbaşkanımız buradaydı. Herkes çok heyecanlı idi.

Sonra kendilerinden haber veriyorlar. Her şey bıraktığınız gibi diyorlar.

Her şey bildiğiniz gibi.

Birkaç defa üst üste okuyorum her şey bildiğiniz gibi cümlesini. Kabul olmuş bir dua gibi geliyor bu cümle.

Her şey bildiğim gibi olsun. Rahmetli büyükannemin dilinde onca derin duran duayı tekrarlıyorum: Allah''ım bizi bildiğimizden yad etme.

Viyana''nın baharını anlatan satırları okurken; yurttan çıkmadan önce hava durumuna bakıp ona göre dış kıyafet seçen genç kızların hikâyeleri geliyor aklıma. İki yerin birden hava durumuna bakıyor genç kızlar Viyana''da. Birisi ailelerinin yaşadığı şehir, ötekisi Viyana. Hangisi daha öncelikli? Öncelikli olan Türkiye daima. Türkiye''nin güneşine aldanıp, Viyana''da gün boyu üşümüş olan hikâyelerini hatırlıyorum bahar sevinciyle yazılmış satırlarını okurken.

Hamdolsun bir sıkıntı yok diye yazmışlar. Bir yandan derslerimizle uğraşıyor, bir yandan seminerlere gidip geliyor, bir yandan da hafta sonu miniklere verdiğimiz derslere devam ediyoruz. Size bu satırları Viyana Üniversitesi''nin bahçesinden yazıyoruz. Her yer yemyeşil.

Onların yeşil, pembe satırlarına, “kara gökler kül rengi bulutlarla kaplı” mısrası eşlik ediyor. Hem de Necip Fazıl Kısakürek''in kendi sesinden. Merhum 25 Mayıs 1983''de vefat etmişti. Latif bir bahar günüydü.

2011 İstanbul''una bahar gelmedi.

1901 doğumlu Halide Nusret Zorlutuna; İşgal İstanbul''unun gökyüzünde parlayan güneşine “Git Bahar” diye sitem etmişti.

Gel Bahar. Gel Bahar. Gel Bahar.

II-

Bu gün Hıdrellez. Takvimde Hızır günleri diyor. Yazın başlangıcı.

Her geceyi Kadir, her gördüğünü Hızır bil.

Biraz sonra okuyacağınız satırlar, her gördüğümüzü Hızır bilip bilemeyişimize dair.

Olay arkadaşımın başından geçiyor.

Ş. yoğun bir trafiğin içinden geçip menziline vardığında, arabayı parkedeceği yerde bir adamın beklediğini görüyor. Lacivert pardesülü, kırçıl sakallı, altmış yetmiş yaşlarında oldukça dinç bir beyefendi.

Ş.''ye yaklaşıyor ve kazanın belanın defi için, Allah rızası için sadaka verin diyor.

Ş.''nin çantasında bozuk para yok. Sıkıntı ile yoluna devam ediyor. Arkasından gelen bir karı kocanın konuşmasına kulak kesiliyor. Vermen lazımdı diyor adam karısına. Aklından geçirdin bir defa. Bozuk para bütün para diye düşünmeyeceksin ille vereceksin. Bu konuşma ile kendini gelen Ş. geriye dönüyor adama doğru yürüyor. Bir taraftan da çantasının dibinde belki bozuk para vardır diye aramaya devam ediyor. Evet, bir lira geliyor eline. Lacivert pardesülü adam Allah kabul etsin diyerek bir lirayı alıyor. Birkaç adım ilerlemişken dönüp arkasına baktığında Ş.adama dair ufacık bir izin bile kalmamış olduğunu fark ediyor.

İşlerini bitirdikten sonra arabasını park etmiş olduğu yerden çıkararak yola koyuluyor. Ne olduğunu anlayamadan kendisini bir kazanın sonunda buluyor. Kazanın başlangıcını hiç hatırlamıyor. Sanki bir el, arabasını olmadık bir kazanın içinden çıkarıyor.

Yol boyunca henüz büyük bir kaza atlattığını farketmiyor. Evine varıp da otomobilin dışına çıktığında, otomobilin ezilen kapılarını gördüğünde idrak ediyor kazanın büyüklüğünü ve lacivert pardesülü adamı

Etrafımızdaki insanlara gönül gözüyle dikkat kesilmemiz noktasında geçen gün okuduğum bir öyküyü adres göstererek ayrılayım huzurunuzdan.

www.Cemat.com adlı sitede Hamit Akçay''a ait olan Çöpçü Baba adlı öyküsünü gönlünüze ışık niyetine okuyun derim.