Hukukumuzun kimliği/Kimliklerin hukuku

00:0016/12/2009, Çarşamba
G: 3/09/2019, Salı
Fatma Barbarosoğlu

Hukuktan daha çok kimliklerle ilgiliyiz. Rasyonel açıdan düşünemiyoruz. Bu sadece bize has bir durum değil. Aydınlanma felsefesinin rasyonel çizgisinde medenileşen Batı toplumlarında da bugün “kimlikçi” yaklaşımlar yüzünden toplumsal barış zora sokuluyor.DTP''nin kapatılmasını nereden tartışıyoruz?Anayasa Başkanı Haşim Kılıç''ın muhafazakar kimliği ve milletvekilliği düşen Aysel Tuğluk''un "güvercin" kimliği üzerinden.Neden onlar? Neden Emine Ayna değil? Neden şahin kanat için ek bir iddianame yayınlanmadı?

Hukuktan daha çok kimliklerle ilgiliyiz. Rasyonel açıdan düşünemiyoruz. Bu sadece bize has bir durum değil. Aydınlanma felsefesinin rasyonel çizgisinde medenileşen Batı toplumlarında da bugün “kimlikçi” yaklaşımlar yüzünden toplumsal barış zora sokuluyor.

DTP''nin kapatılmasını nereden tartışıyoruz?

Anayasa Başkanı Haşim Kılıç''ın muhafazakar kimliği ve milletvekilliği düşen Aysel Tuğluk''un "güvercin" kimliği üzerinden.

Neden onlar? Neden Emine Ayna değil? Neden şahin kanat için ek bir iddianame yayınlanmadı? Neden Reşadiye pususunun hemen ardından bu karar gündeme oturdu?

Hukukçular ek iddianamenin bu davanın neticelenmesini geciktireceğini söylüyor.

Neden bu dava "Reşadiye pususu"nun ardından nihayetlendi sorusu yerine, neden Reşadiye baskını bu dava nihayetlenirken yapıldı şeklinde sormak daha mantıklı.

Nedenlerin sayısını arttırmak mümkün. Neden diye sorduğumuz soruların duygusal tonu ağır bastıkça, toplumsal uzlaşma değil toplumsal çatışma çıkar.

Anayasa Mahkemesi''nin Siyasi Partiler Yasası bu şekilde olduğu sürece ve proje üzerinden değil kimlikçi siyaset üzerinden parti olmaya hevesli partiler kuruldukça, kapatmaların sonu gelmez. DTP kapatılmasın diyen bütün köşe yazarları bunu biliyor muydu. Biliyordu. Buna rağmen bu satırların yazarı da dahil olmaz üzere çoğunluk parti kapatılmasın diye yazdı.

Çünkü, hukukçuların işi yasaları uygulamak ise yazarların, bilim insanlarının görevi de toplumsal dokunun zayıflamasını engelleyici öngörüler sunmaktır.

Eğer DTP kapatılmasın diyenler bu niyetle değil de, bir buluş ile partinin kapatılmasının önüne geçilmesini kastediyorsa, işte orada ciddi bir sorun var demektir.

Buluş deyince neyi kastediyorum? Seyrettiniz mi bilmiyorum iki eski arkadaş/fikirdaş romancı Oya Baydar ile şair Ataol Behramoğlu Balçiçek Pamir''in programına konuk idi bayramdan önce. Şair olabildiğine statükocu bir dil, romancı ise olabildiğince engin ve kuşatıcı bir dil üzerinden fikirlerini savunuyordu. Şair bir ara cumhurbaşkanı seçilme sürecinde (ah affedersiniz seçtirmeme sürecinde) hukukçuların güzel bir buluş ile 367''i devreye soktuklarından bahsetti. 367''den tavşan yapma sürecinin adı şairin dilinde güzel bir buluş idi. Şair bu konuda yalnız değil. Herkes kendi lehine bir "buluş" bekliyor hukuk sisteminden. Acı olan şu ki, pekçoğumuz herkesi kuşatan adil ve muhkem hukuk kurallarını oluşturmaktan yana değiliz. Ya?! Bir boşluğunu bulup gerekiyorsa "hukukun arkasından dolanarak" meselemizi halletmek istiyoruz.

Üniversiteye giriş sınavında katsayının ortadan kalkması için de, başörtüsü meselesinin hallolması için de, "hukukun arkasından" dolanacak yeni taktiklerin dışında bir yol görünmüyor. Çünkü Anayasa Mahkemesi mevcut hali ile çözüm değil çözümsüzlük üretiyor.

Kanunları insanlar için değil, insanları kanunlar için gören bir hukuka sahip olunca, herkes suyun başındakinden kendi lehine bir buluş bekliyor. Hal böyle olunca da, gerekli mercilerden kanunları uygulamasını değil bizim lehimize uygulaması için "rüşvet" bahsini açık tutuyoruz.

Toplumun bütün kesimleri olarak karar verelim. Bataklığı mı kurutacağız, yoksa piyasaya yeni marka sineksavar sürenlerin ekonomiden daha çok pay kazanması için seferber mi olacağız?