
"Demokrasi Paketimiz" açıldı.
Her paket biraz da hediye olarak görülür ve "hediye", onu size sunana verdiğiniz kıymet, onun size bunu sunarkenki tavrına göre "değer" kazanır.
Yanlış anlaşılmasın demokrasi/demokratikleşme ilkelerini, Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından Türkiye"ye armağan edilmiş bir paket olarak görmüyorum. Sadece "kapalı" olan her şeyin kabulü konusunda kişisel niyet ve beklentilerin ne kadar belirleyici olduğunun altını çizmeye çalışıyorum.
Muhalefet Partileri, Küresel Dünyanın sınırları ve sınırsızlığını, yeni teknolojilerin hayatımıza getirdiği müphemlik aşısını, evvelinden kavrayabilmiş olsaydı her şey çok daha başka ve çok daha önce olabilirdi.
Ne kadar önce?
Siyaset ve iktidarın birbirinden boşanmış olmasının bu kadar belirleyici olmadığı zamanlarda. Otuz yıl önce mesela.
Dünya, siyaset ve iktidarın birbirinden boşandığı bir zamanı yaşıyor. Muhalifler, bu zamanın bütün izlerini AK Parti iktidarına yükleyerek anlamlandırmaya çalışıyor. Bu yanlış anlamlandırma "talep kültürü"nün oluşmasını engelleyen en önemli engellerden biri.
Diyorsunuz ki bu boşanma da nereden çıktı...
Modernleşme projesi boşanmalar çağıdır. Önce ev ile iş birbirinden boşandı. Sanayi inkılabı ile birlikte ev üretimin merkezi olmaktan çıktı.
Aydınlanma felsefesi, ilim ile felsefenin boşanma sürecini hızlandırdı ve ortaya "modern bilim" çıktı.
Makyavel ile ahlak ve siyaset birbirinden boşandırıldı.
Şimdi küresel ekonomi çağında siyaset ve iktidarın boşanma sürecini yaşıyoruz.
Manuel Castells"in "akışlar uzamı" olarak adlandırdığı bir "tarafsız bölge" var ve bu bölgede hangi devletin hükümranlığının başladığını bilmiyoruz.
Bütün bunları sizi umutsuzluğa sevk etmek için yazmıyorum.
Tam tersine zamanın ruhunu, tarihin gidişatını kavramak üzere fikir jimnastiği yapıyorum.
"Talep kültürü"nü inşa etmek için olanı biteni daha teferruatlı ve daha derinden öğrenmemiz gerektiğine inanıyorum.
Şimdiye kadar hiç Kürt arkadaşım olmadı. Başörtülü, sünni, alevi arkadaşım da yok.
Çünkü arkadaşlarım benim sadece arkadaşım.
Arkadaşlığımızın mihmandarı kimliklerimiz değil kişiliklerimizdir. Bireysel ilişkilerde kişiliklerimiz önemlidir.
Demokratikleşme paketi ile devletin vatandaşı ile kimlikler üzerinden kurduğu "sınırlayıcı" ilişki ortadan kalkmış oluyor.
Devletin "sınırlayıcı" otoritesi ortadan kalmış iken biz birbirimize kimlikler üzerinden sınırlar çizmeye kalkmayalım. "BİZ" i ayıran duvarlar inşa etmeye yeltenmeyelim.
"Başkaları"na yapılan baskının ortadan kalkmasının bizi baskılayacağına dair korkudan kurtulalım bir an önce.
Herkesin bizim kadar "iyi niyetli" olduğuna inanarak dua edersek ve dua eden bireyin yükümlülüklerini eylem olarak en estetik şekilde inşa edersek, tarihin akışını değiştirebilme imkanına kavuşuruz.
Siyaset ve iktidarın boşandığı çağda bizim kelebek kanatlarımız belki de en önemli belirleyicilerden biri...
Hayırlısı olsun. Ve dahi hayır olanı Rabbim cümlemize görmeyi nasip etsin.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.