“İlle de gelen” için minik bir hikaye!

00:0028/11/2006, Salı
G: 28/08/2019, Çarşamba
Fatma Barbarosoğlu

T ailesi bir piknik esnasında, kendileriyle hiç alakası olmayan başka bir ailenin “yaşlı” misafiri tarafından hakarete uğrar. Oysa davetli olduğu ailenin yemek duasını yapıp, verdiği nimetler için Tanrı''ya şükredeceğini beklemektedir herkes. Yaşına başına,mevkiine makamına yakışmayan küfürleriyle; bütün dünyanın nefes almak için kendini dışarıya attığı hazan mevsimini, “yaşlı kişi” cehennemden önceki son durağa çeviriverir.T ailesi, “yaşlı kişinin” kendileriyle muhabbet/diyalog kurmak için gelmekte

T ailesi bir piknik esnasında, kendileriyle hiç alakası olmayan başka bir ailenin “yaşlı” misafiri tarafından hakarete uğrar. Oysa davetli olduğu ailenin yemek duasını yapıp, verdiği nimetler için Tanrı''ya şükredeceğini beklemektedir herkes. Yaşına başına,mevkiine makamına yakışmayan küfürleriyle; bütün dünyanın nefes almak için kendini dışarıya attığı hazan mevsimini, “yaşlı kişi” cehennemden önceki son durağa çeviriverir.

T ailesi, “yaşlı kişinin” kendileriyle muhabbet/diyalog kurmak için gelmekte olduğu hüsnü zannıyla, kendilerine çeki düzen bile vermişlerdir . Ama hayır, “yaşlı kişi” ani bir hareketle T ailesinin sofrasını tekmelemeye başlar.Sofradaki her şey kırılır.En çok ta T ailesinin kalbi.Olanları, o yaşlı kişinin yaşlılığına vermeye hazırdırlar.Hiç olmazsa komşu aile bir özür dilese.Bekledikleri olmaz.

T ailesindeki gençler galeyana gelir. Babane “Öfkelenen ayaktaysa otursun, oturuyorsa yatsın, yatıyorsa kalksın abdest alsın tavsiyesine bulunan efendimizin sözünü kalbinize indirin hele” diye gençleri ikna etmeye çalışır.Fakat gençler bir vakit yatışmaz.Zaten o “yaşlı kişi” bizim efendimize olan bağlılığımızı bahane ederek hakaret etmemişler midir?Zaten bize değil Efendimize hakaret etmiştir.

En acı olanı da yaşlı kişinin, T ailesinin sofrasını dağıtırken esasında birkaç ay sonra onlara misafir olacağını bilmesidir.Gün doğar, gün batar,T alisi haber üzerine haber gönderir ama sakın gelmesin diye.Kimin umrunda! “Yaşlı kişi”,hiç bir şey olmamış gibi T ailesini ille de evlerinde ziyaret edeceğini haber verir.Bu ziyaretten önce hiç olmazsa bir özür dileme teşebbüsünde bulunsaydı.Kırılan tamir olmaz ama, en azından tamir etmeye niyetli olduğunu ifade edecek bir iki jest yapsaydı.Hayır!

T ailesi özür beklerken; özür dilemesinin “kültürel açıdan mümkün olmadığı haberi gelir.T ailesinin gençleri iyice şaşırır.Yaşlı insanlara hakaret hakkı tanıyan, ama özür dileme hakkı tanımayan bu kültür damarlarındaki kanın akışını iyice artırır: “Zinhar evimize gelmesin!!!” diye eylem yaparlar.

Ama tepki kimin umrunda!Çünkü sofralarına saygısızlık yapan “yaşlı kişi” T ailesinin evini de, onların evi değil kendi evi saymaktadır.Büyükler yoluyla yordamıyla “evde yokuz” diye haber gönderseler de yaşlı kişi “Onlara değil benim ziyaretim.Evin kendisine.Hele bir eve gireyim bir iki eski fotoğraf vardı.Onlar bizim albümden düşmüştü.Bir yol o resimleri bizim albüme yerleştireyim” der.”Yerleştireyim de kendisini bizden ayrı sanan kardeşlerimizi bakın sizin yeriniz bizim albümde.Sizin o evde işiniz yok diye ikna edeyim.”

E pes! Bu kadar kör gözüm kör parmağına doğrultulsun!

T ailesi kara kara düşünürken, .Uzak yakın akrabalar akıl verir.

A-Sofranızı tekmelediyse ne olur.Hem yaşlı o.Düşünün onun peşinde yüzlerce kamera olacak.Sizin evinizde tanıtılır böylece.(Evin hanımı .benim evim bu vesile ile tanıtılacaksa hiç tanıtılmasın diye düşünür, lakin seslendiremez)

B-Yaşlı kişiyi kabul etmek zorundasınız.Siz kabul etmeseniz de o nasıl olsa evinize girecek.Mutfakta bulaşık makinesini kameralar zumlasa ne yaparsınız? Makinenin içinde iyi yıkanmamış bulaşıklar varken hem de.(Evin hanımı bulaşık makinesinde elbette yıkanmamış bulaşıklar olacak bundan daha tabi ne var, misafirin bulaşık makinesini kurcalamaya kalkması hiçbir görgüye- adaba sığmaz, diyemez)

C-Bu krizi iyi yönetmek zorundasınız. Adamın yaptığı hakareti görmemezlikten gelin.Dün dündür bu gün bugündür.Hiçbir şey olmamış gibi davranın.Böylece kameralara asık suratla değil, gülümseyen fotoğrafınızla çıkmış olursunuz.Unutmayın hakikat hiçbir şey imaj her şeydir.

Birbirinden ala akıllar arka arkaya ortaya dökülürken, gençler iyice dellenir.Yaşlı kişi gelmesin diye namaza dururlar.”Bak biz namaz kılacaz ha!” diye haber salarlar dört bir yana.T ailesinin babanesi estağfrullah çeker.”Hacet namazı kılmanın bir adabı var,gözdağı niyetine namaz olmaz” dese de kimseler dinlemez.

Babane oğlundan umutludur,evin reisi ne de olsa. O bir yolunu bulacaktır . Oğlu elinde bir uçak biletiyle çıka gelir.”O gelirken ben gideceğim” der. “Gelin ben de durmam” deyip bavulunu toplar derhal. Babane son bir umut ile “beni yalnız bırakmayın, kardeşiniz gelse bari” der. “Hem benim başıma, hem gençlerin başına.” “Yok” derler o çoktan gitti.”Ama belki bizden erken döner.”

Babane artık sadece duvarda bir resim olan nikahlısına seslenir.”Sen olsan başımıza bu işler gelmezdi.”