
Papa geldi. Ekranlara "şiirsel" ayinleriyle. Papanın niyetini tartışmak üzere ekran konuğumuz olan zevatın "sayın papa, papa hazretleri, kardinal hazretleri", ifadeleriyle birlikte, papa yalnız İstanbul''a gelmiş olmadı. İşi abartıp; baş köşeye, başımızın üstüne filan değil ta "gönlümüze" oturtmaya kalktık.
Papa sadece ülkemize gelmedi. Dilimize geldi. Saygın sözcükler eşliğinde."Ev sahibine de bu yaraşırdı." Yaraşsın elbet. Ama ev sahibi kendi hanesine neden göstermez bu zarafeti? Papaya gösterilen "zarafetin" ve saygının onda birinin Diyanet işleri Başkanına, halkın saygısını kazanmış şeyh efendilere gösterilmemesi laiklik ilkeleri ile açıklanıyorsa, Papaya gösterilen bu "muhabbet" hangi ilkeyle açıklanabilir?
Papaya karşı saygılı bir dil kullanılmasına itiraz ediyor değilim. Söz konusu Müslümanların önderi, şeyhi, olduğunda kullanılan, o kötü, o incitici, indirgeyici dile itiraz ediyorum.
Papa''ya bütün Katolik dünyasının lideri olduğu için bunca saygı gösterenler, neden bütün İslam dünyasının muhabbetini tek merkezde toplayan saygın bir halifesi yok diye düşünmez,bunu kendine dert edinmez?Laiklik ilkesi!?Görülmüştür ki,laikçilerimiz Hristiyan alemi söz konusu olduğunda hiç de "laik" olamamakta, bütün empatilerini "ötekilere" layık olabilmek,onların nezdinde payelerine paye katabilmek için seferber etmektedirler.
Oluyor böyle kör tesadüfler. Karanlığına içinde bir kibrit çöpü, bazen tesadüfün dili. Papanın "şiirli" ayinleri ekranlardan, sunucuların sitayişkar ifadeleri eşliğinde taşarken; bir de bizden sahneler sokuşturuldu araya. Görüntüler Takva filminin zikir sahneleriydi. Bu sahneler bir apartman katında çekilirken, apartman sakinlerinden olan haham''ın şikayetine maruz kalmış ve polis tarafından basılmıştı.
Muhabir konuyu sorarken aktörlerin "itinalı" dili dikkat çekiciydi.
"Haham tarafından şikayet edilmişsiniz öyle mi?"
Filmin başrol oyuncusu, Erkan Can cevap veriyor."Evet normal olarak…"
Normal olarak…Haham''ın şikayetini anlatıştaki bu İtinaya dikkat buyurunuz."Normal olarak".
Japonya''da her yıl yüzlerce genç kız ayni duygularla Hristiyan oluyormuş.Ne var bunda şaşırılacak diye mi düşünüyorsunuz?
Japonya''da her yıl yüzlerce genç kız, kilise düğünü ile evlenmek için Hristiyan oluyormuş:Kırmızı halı üzerinde, babasının kolunda yürüyüp geçerken oluşan, o sihirli atmosferin aşkına!
Önce kelam vardı .Evet.Ama şimdi yalnız görüntü var.Kendini estetik kareler eşliğinde anlatan/gösteren kazanıyor.
Cehennemden önceki son durağına sığmaz olan dünyada, Müslümanları bekleyen pek çok sıkıntı var.Üstümüze üstümüze attıkları sorulara cevap vermeye çalışırken, bir türlü kendimiz olamıyoruz.
Fakat şunu dert edinmek zorundayız:Görsel dünyada imanı nasıl koruyacağız?
Görsel dünya içinde yalnızca kadınların giyim kuşam "sorunları" var sanmayınız.Hayır kaybettiğimiz estetiği dert edinmeden buradan çıkamayız.
Tanzimat döneminin önemli romanlarından olan Recaizade Mahmut Ekrem''in Araba Sevdası adlı romanının gördüğü kabulü analiz ederken Robert Finn,"estetik alanında kendinden pek emin olmayan bir toplumda" diye başlar cümlesine.Evet 1889 yılında yayınlanmış olan bir romanın analizine eşlik eden bu cümle; 2006 yılının sonlarında hala yakamızı bırakmış değil. Üstelik Tanzimat dönemi ile mukayese edilmeyecek bir görsel devrimin şiddetine maruz kaldığımızı hala idrak edemedik.
Tersinden başlamış bir inşaatın çöküşüdür yaşamakta olduğumuz.
Tekrarlayacağım.Sıralama;sanat,felsefe,siyaset olarak gitmek zorunda idi.İslamcıların en bariz hataları burada başlar.Önce siyaset demişler ve fakat iktidar olmak ile muktedir olmak arasındaki mesafeyi bir türlü kapatmayı başaramamışlardır.Önce sanat sonra felsefe sonra siyaset olmalıdır.Bazıları felsefenin sanattan önce geldiğini söyleyecek.Hayır! Sezginin dili düşüncenin dilinden önce gelir.
Netice olarak şunu söylüyorum,imanı korumak,imanı tazelemek için gündelik hayat içinde beslenebileceğimiz damarlar kuruyor. Bu gerçeği idrak etmeden çıkış kapısı açmak mümkün değil.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.