İntiba bırakmak

00:008/11/2013, Cuma
G: 9/09/2019, Pazartesi
Fatma Barbarosoğlu

Yaşlı kadın takmış takıştırmış, bulmuş buluşturmuş, sürmüş sürüştürmüş genç kadını sabırla dinledi.Hançeresinden çıkardığı boğuk sesine bir müddet tahammül etti.Bir ara evladım niye normal normal değil de böyle teneke sesi çıkarır gibi konuşmaya uğraşıyorsunuz demeyi düşünse de, kendine mukayyet oldu.Evet, artık gençlerle konuşurken kendisine ziyadesiyle mukayyet olması gerekiyordu.Torunu kahveleri getirinceye kadar bekledi.Boğuk boğuk konuşan nasıl ama ne hoş intiba bıraktım dercesine bakıyordu

Yaşlı kadın takmış takıştırmış, bulmuş buluşturmuş, sürmüş sürüştürmüş genç kadını sabırla dinledi.

Hançeresinden çıkardığı boğuk sesine bir müddet tahammül etti.

Bir ara evladım niye normal normal değil de böyle teneke sesi çıkarır gibi konuşmaya uğraşıyorsunuz demeyi düşünse de, kendine mukayyet oldu.

Evet, artık gençlerle konuşurken kendisine ziyadesiyle mukayyet olması gerekiyordu.

Torunu kahveleri getirinceye kadar bekledi.

Boğuk boğuk konuşan nasıl ama ne hoş intiba bıraktım dercesine bakıyordu etrafına. Sadece bakmakla kalmıyor; yaşlı kadında bıraktığından emin olduğu intabıyı biraz daha arttırmak, yaşlı kadında farkındalık oluşturmak için yerli yersiz durmadan içinde intiba geçen cümleler kuruyordu.

Kahveler geldi. Kahvesini iki yudumda bitirip çeyiz yetiştiren nişanlı kız edasında yarım bıraktığı intibasını örmeye yeniden koyuldu sürüp sürüştürmüş takıp takıştırmış olan.

İçindeki tekrarı farkında olmadan dışarı verdi yaşlı kadın: Hasbin Allah!

İçteki zikrin dışarı doğru taşışını hiç anlamadı intiba kraliçesi.

Ne kadar sevildiğini anlattı sağa sola intiba paketleri bırakırken. Ne kadar titiz olduğunu. Ne iyi yemek yaptığını. Üç göbek İstanbullu olduklarını. Paşa dedelerim derken bir ara dili sürçtü paşa ninelerim dedi.

Yaşlı kadın onun dil sürçmesini, Doğrudur dedeler paşa olunca nineler ziyadesiyle paşadır zaten diye tamamlayarak çerçeve içine aldı.

Kahveleri getirmiş olan torun gülmemek için kendisini dışarı zor attı.

Vakit ilerledikçe ilerledi. Bıraktığı intibanın rengine ve kokusuna dair henüz bir ipucu elde edememiş olan intiba kraliçesi mesaisini bir müddet daha devam ettirdi. Kimin evindeyim kiminle konuşuyorum diye düşünmeden cep telefonu ile uzun uzun konuştu.

En sonunda geliyorum tamam dedi. Yaşlı kadın nihayet diye bir şükre hazırlanıyordu ki kraliçe cep telefonu ile konuşmasını sürdürmeye devam etti: Nasıl bir intiba bıraktığımı bilmeden ayrılmak şey... Şey ediyor insanı.

Yaşlı kadın nezaketsizliğin bu kadarına da razı olmayacağına karar verdi.

Hadi evladım dedi. Vakit giriyor. Ben vakte dâhil olacağım. Sen sağa sola bıraktığın intibaları topla da git artık.

Namaz sabahlığını giydi. Tespihini eline aldı. Huzura vardı.

Takıp takıştırmış sürüp sürüştürmüş olan kapının karşısındaki aynada kendisine uzun uzun çeki düzen verdi.

Eşikten çıkmasını sabırla beklemekte olan toruna, ben esas meseleyi anlatamadım ki teyzeye diyerek son bir defa şansını denemekten vazgeçmedi. Torunun buyurun tekrar deneyin şansınızı diyeceğinden nerdeyse adı gibi emin.

Torun "Emin olun Hocamız "esas meseleyi" bütün derinliği ile kavramıştır. Sizin kendinizi ayrıca yormanıza gerek kalmamıştır" dedi.

İntiba kraliçesi "Hocamız diye tekrarladı. Ben sizin torunu olduğunuzu zannediyordum" .

İlminden istifade edeceğimiz zaman talebesiyiz, muhabbetinden istifade edeceğimiz zaman torunuyuz Elhamdülillah dedi genç kız.

İntiba kraliçesi ay ne kadar saçma dedi.

Hakikaten öyle dedi genç kız.

İntiba kraliçesi torunun ninesinden hoca diye bahsetmesini saçma bulmuştu, torun intiba kraliçesinin huzura kabul edilmesini saçma bulmuştu.

Kıssadan hisse: NLP programlarına fazla kapılmayın. Her kültürün bir dengesi vardır. Bizim dengemiz karşı tarafta iz bırakmaya değil karşı taraftan istifade etmeye yöneliktir. İntiba bırakmaya çalışmayın. Görmüş geçirmişlerin ayak izine basmaya gayret edin.

Yaşlı kadının kim olduğunu sormaya da kalkmayın lütfen.