
1- Neredeyse ilkokuldan beri tanıyorlar birbirlerini. Aileleri yedi göbektir içli dışlı. Bu yazı için Ferhat ile Şirin diyelim biz onlara. Üniversite eğitimine kadar aynı okullarda aynı sınıflarda okudular. Lise son sınıfta nişanlandılar. Aileler öyle istediği için değil. Birbirlerini hırpalama seanslarına neredeyse “herkes” tanık oldu. (Ki onlar buna aşk diyordu.)
İkisi de iyi çocuk. Lakin Şirin, Ferhat''ı eskiden beri tanıdığı için arkadaşlarına Ferhat''a ne kadar âşık olduğuna inandırması gerektiğini düşünüyor. Söz kesildi, nişan yüzükleri takıldı. Eskiden aile baskısı olurdu. Şimdilerde evlilikler üzerinde, tüketim kültürünün baskısı, ilan edilip tüketime sunulacak aşk hikâyesine odaklı olduğu için, Şirin bana en değişik evlenme teklifini yapacaksın diye tutturmuş. Ne evlenme teklifi ya demez miydiniz Ferhat''ın yerinde olsanız. Diyememiş çocuk. En farklı evlilik teklifini sunmak için arkadaşlarından yardım istemiş. Arkadaşları da onu bir catering firmasına yönlendirmiş. Sundukları öneriler gayet standart. Fark, bu standart paketlerin fiyatlarında.
Ferhat beni aradı Şirin ile konuşmam için. Yok dedim konuşmayayım. Ben sizin hikâyenizi bir yazı konusu yapayım. Nasıl yani dedi. Merak etme dedim. Hikâyeni değiştiririm. Ne faydası olacak dedi. Bir faydası olur mu bilmiyorum. Ama durumu gayet felsefi bir noktadan ele alacağımdan emin olabilirsin.
Aşağıda okuyacağınız satırları Ferhat ve Şirin''in “evlilik teklifi” hikâyesinden aldığım ilham ile yazdım. İlhamın kaynağı, Şirin''in “arkadaşlarıma anlatacağım hikâyem yok. Bana öyle bir evlenme teklif et ki herkes şaşırsın” cümlesi.
Dikkat buyurun. Kendisi için değil başkalarına anlatmak için bir evlenme teklifi bekliyor.
Hangi başkaları?
2- “Yaşam Bilgeliği üzerine” yazdığı satırlarda, bütün zamanları aydınlatacak ışık sunan Schopenaur; başkalarının ne düşüneceği üzerine odaklanarak hayatını tanzim etmeye kalkanları, amacı unutup kendisini araca köle kılan pintinin durumuna benzetir. Para araçtır. Paranın kendisi amaç olduğunda sahibine huzursuzluk ve sefaletten başka bir şey sunmayan prangaya dönüşür.
Tüketim toplumunun sunmuş olduğu mutluluk paketi seçeneklerinden dolayı gençler evliliğe en başından yanlış bir yerden giriyor.
“Desinler” kültürü eskiden beri var olan bir durum idi. Yeni olan “desinler”in bir sektör haline gelmiş olması.
İnsanlar üzerinde olumlu bir izlenim bırakmak her zaman önemlidir. Toplumsal yaşam, giyim kuşamın temizliği konusunda bizi uyarır. Lakin tüketim toplumunda olumlu izlenim bırakmak ne kadar çok tüketir ve tükettiğini başkalarına ispat edersen o kadar “mutlu”olursun kandırmacasını enjekte ediyor zihinlere.
Bir de Şirin''in talebinde olduğu gibi başkalarına anlatacak hikâye biriktirmek isteyenler var.
Evet, yanlış okumadınız hikâye biriktirmek. Hikâye yaşanır. Yaşanmışlığın izi zamana direnerek yıllanır. Ama her hikâye bugünden geriye doğru yazılır esasında. Yani geçmişte olan bir olayı bugüne getirecek, onu kıymetli bir hatıraya dönüştürecek olan öznenin içinde bulunduğu haldir. Yarın için hikâye biriktiremezsiniz.
Senden torunlarıma gururla anlatacağım bir evlenme teklifi bekliyorum cümlesi ancak sanal dünyada olur. Reklam filmi için güzeldir bu cümle. Kandırmak için. Gerçek hayatta bir karşılığı yoktur. Hatıra kendiliğinden bilince yerleşendir. Zoraki paketlenip, yerleştirilen değil.
Mutluluk diye bir şey yoktur.
Bizim saadet dediğimiz şeyin post modern mutluluk seçenekleri ile alakası yoktur.
Kararınızı vereceksiniz. Huzur mu istiyorsunuz mutsuzluk mu?
Böyle seçenek mi olur diyorsunuz. Yanlış yazdınız herhalde. Huzur mu mutluluk mu diye soracaktınız diyorsunuz. Hayır. Hayır. İki seçenek var. Ya huzur ya mutsuzluk.
Huzur bizzat kendimizle alakalıdır. İçimizi zenginleştirmekten geçer yolu.
Mutluluk başkalarıyla ilgilidir daima. Hedefi olmayan yolculukta beyhude didinmektir mutluluk arayışı. Dolayısıyla mutluluk için çıkılan yolda yol arkadaşı olarak mutsuzluk bizi hiç terk etmez.
Huzur kendinden daha zor durumda olanları düşünerek haline şükretme dir. Sağlıklı fakir bir dilencinin, hasta bir kraldan daima daha mesut olduğunu bilmektir.
Not: Aşkımıza reklam aldım yazısını internet sayfamızdan çıkardık. Belediye panosuna reklam veren gencin böyle bir talebi oldu. Gazete yönetimi yazıların çıkarılmasına sıcak bakmadı. Ama ben evlilik arifesinde gençlerin gönlü olsun dedim.
Fakat lütfen dikkat buyurunuz. Meydandan ilan edilen “teklif” köşe yazısında analiz konusu olunca rahatsız olmuşlar. Bu rahatsızlığın mahremiyet algısı ile yakından alakalı olduğunu söyleyip, yazının öznesi olan gençlere iki cihan saadeti dileyerek noktalayayım bu konuyu.
Ama sizler ve dahi o iki genç mahremiyet konusunu ince ince düşününüz lütfen.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.