Kadınlar ağlıyor... Ne olacak bu memleketin hali!

00:0024/03/2014, Pazartesi
G: 12/09/2019, Perşembe
Fatma Barbarosoğlu

I-Hayat nedir? Yusuf HemadaniHazretleri hayat teselli olmaktır buyurur.Teselli olamayanlar için hayat nedir?Hayat ziyadesiyle düşüştür.Ana rahminden yeryüzüne düşeriz. Büyürken yükseldiğimizi hissederiz; boy atarken, bilgimiz artarken bize eşlik eden şey yükseliş duygusudur; bir basamaktan bir basamağa şevk ile çıkarken, melekler yoldaşımızdır.Ne ki çıkarken biriktirmeden çıkmak gerekir. Biriktirilen ne varsa acı -keder, para-pul, mal-mülk hatta dostlar bir müddet sonra düşüşü hızlandıran aracılara,

I-

Hayat nedir? Yusuf HemadaniHazretleri hayat teselli olmaktır buyurur.

Teselli olamayanlar için hayat nedir?

Hayat ziyadesiyle düşüştür.

Ana rahminden yeryüzüne düşeriz. Büyürken yükseldiğimizi hissederiz; boy atarken, bilgimiz artarken bize eşlik eden şey yükseliş duygusudur; bir basamaktan bir basamağa şevk ile çıkarken, melekler yoldaşımızdır.

Ne ki çıkarken biriktirmeden çıkmak gerekir. Biriktirilen ne varsa acı -keder, para-pul, mal-mülk hatta dostlar bir müddet sonra düşüşü hızlandıran aracılara, araçlara dönüşecektir.

Yer çekimi dediğimiz şey düşüşün mutlaklığını gösterir. Hayatın içinde yol alırken bedenimiz toprağa yaklaşırken bize eşlik eden şey daima düşüştür. Düşmekte olduğumuzu kendimizden bile saklamamıza yarayan yegâne şey kurmakta olduğumuz düşlerimizdir.

Gelenlere eşlik eden şey daima bir düşüştür.

Hiçlik makamına varanlar müstesna. Bu dünyada yükselebilenler sadece fenafil mertebesine varabilenlerdir. Konuşanların değil susanların makamıdır.

II-

Alt kat komşumuz -yetmişine merdiven dayadı- radyoda çalmakta olan Şekip Ayhan Özışık"ın şarkısına eşlik ediyor: Gün gelir de beni unutursun demiştin/Kalbimdeki bu derdi uyutursun demiştin/Ne ben seni unutabildim/Ne bu gönlümü avutabildim/Ne bu derdimi uyutabildim/Unutamam seni, unutamam seni/Unutamam seni, unutamam/

Eşlik etmek deyince siz ne anladınız? Anladığınızdan çok başka bir şey. Şarkının her bir sesine gönlünden ses katıyor. Unutamam dedikçe gençliğinden kalan bütün enerjisini, belki de yaşanmadan bitmiş platonik aşklarını katıyor kelimenin içine. Sesi yükseliyor yükseliyor; onun, sesinin içine kendini katarak, aşkınlığın eşiğine varmaya çalıştığı anda, ben Kanada"dan gelen mektubu okuyorum.

İki çocuk annesi genç bir kadın yazıyor. Memleketi yanarken "orada" olmanın acısıyla kavrulmuş bir beden olarak soruyor; Hangisi daha zor diyor orada olmak mı burada kalmak mı?

Gurbette vatanın yükünü yüklenmiş olmanın daha zor olduğunu biliyorum. Nasıl bu hale geldik diyor N.? Ne oldu bize. Neden köşe yazarları yangına körükle gidiyor. Neden öfkeyi çoğaltmak için herkes bu kadar seferber?

III-

Öğretmenler için kapalı devre butik işi yapan A, dükkânının önünden geçerken seslendi. Boynunda bir tespih avucunun içinde bir tespih ile n"olur iki dakika konuşalım sohbetin bana iyi geliyor dedi. Sohbet?

"Ne olacak bu memleketin hali "dedi. A."nın soğan kabuğu saçlarını daha önce hiç bu kadar bakımsız görmemiştim. Yüzündeki ışık hiç bu kadar solgun gelmemişti daha önce. Her zaman bakımlı şen şakrak, dükkânını kadınlar eğitim merkezi gibi kullanan kadın bir enkazın altında kalakalmıştı adeta.

"Ben memleketimi çok seviyorum" diye bir cümleye başladı, başlamış olduğu cümlesini tamamlayamadı. Keder her şeyi yarım bıraktırandır. Cümleler yarım kalır. Lokmalar yarım. Tebessümler yarım.

"Korkma" dedim kendi korkularımı bastırarak. "Arkamızda yaşanmamış bir gençlik bıraktık. Öten kuşları, açan çiçekleri fark edemeden bir de baktık ki dört bir yanımız beton duvar. Arkamızda yaşanmamış bir orta yaş bırakmayalım bu defa. Gözümüz gördüğü, kulağımız duyduğu, ayağımız yere bastığı, elimiz tuttuğu için şükrederek yaşayalım. Kederlenmeden sabredenlerin arasına karışarak ziyadesiyle şükreden olmayı dileyerek yaşayalım orta yaşımızı".

IV-

Şimdiye kadar kahvehane köşelerinde, meydanlarda daima erkekler sordu ne olacak bu memleketin hali diye.

Bu defa kadınlar ne olacak bu memleketin hali diye soruyor. Soru gibi değil uzun hava gibi soruyor. Ağıt yakar gibi soruyor: Ne olacak bu memleketin hali!