Kalbi olan First Leydiler zirvesi ve Emine Erdoğan

00:0013/01/2009, Salı
G: 2/09/2019, Pazartesi
Fatma Barbarosoğlu

Takvimlerin 10 Aralık 2009''u gösterdiği tarihte; kalbi olan kadınları First Leydi''ler zirvesinde bir araya getirmeye çalıştı Türkiye''nin First Leydi''si olarak Emine Erdoğan. Siyasetin,iktidarın şiddet dilinin ancak kadınlar eliyle düzeleceğine inananların inançlarını yerle bir eden Condelazza Rice , İsrail''in kanlı politikalarını "mazur" göstermeye çalışan açıklamalarını yapıyordu tam o sıra.Emine Erdoğan tarihi bir zirve gerçekleştirdi. Salonda bulunan herkes tarihi bir ana tanıklık etti.

Takvimlerin 10 Aralık 2009''u gösterdiği tarihte; kalbi olan kadınları First Leydi''ler zirvesinde bir araya getirmeye çalıştı Türkiye''nin First Leydi''si olarak Emine Erdoğan. Siyasetin,iktidarın şiddet dilinin ancak kadınlar eliyle düzeleceğine inananların inançlarını yerle bir eden Condelazza Rice , İsrail''in kanlı politikalarını "mazur" göstermeye çalışan açıklamalarını yapıyordu tam o sıra.

Emine Erdoğan tarihi bir zirve gerçekleştirdi. Salonda bulunan herkes tarihi bir ana tanıklık etti. Ne ki toplantının geç başlamasından dolayı bu tarihi anı şikayet diline çevirmeye yatkındık her birimiz.Çünkü tarihi zirvenin neden tarihi olduğunu unutacak kadar hızlı hayatın içinden gelen medya mensuplarıydık.Tarihi anın neden tarihi olduğunu gözden kaçıracak kadar başka dikkatlerin esiriydik.

"Uzat elini ey insanlık" zirvesinin görünmemesi için; onca hızlı gündem içinde koşmaya alışmış Türkiye''nin bile nefesini kesecek kadar başka bir gündemler oluştu çünkü. Hıza alışkın bünyemizi bile hırpalayan bir gündem değişikliği olarak okunabilecek olan, Ergenekon davasının kepçeli tanıklığının zirveden bir gün önce başlaması ne kadar da "milimetrik" bir zamanlamadır. Ergenekon davasına "ama" diye yaklaşanların yaklaşımlarını imha edecek gelişmeler yaşanırken; Gazze için bir araya gelen First Leydiler belli ki fazla haber değeri taşımayacaktı.

Oysa orada yaşanmakta olanın ne kadar tarihi olduğunu yaşayanlardan ziyade yazanlar bilecek. Nitekim sivil toplum örgütünü temsilen salonda bulunan Özden Hanım, "biz burada ne olduğunu tam anlayamadık. Siz yazacaksınız sizin yazdıklarınız üzerinden anlayacağız herhalde" dedi.

Özden Hanım''ı bu cümleyi kurmaya zorlayan şey, First Leydi''lerin her birinin konuşma yapmasını beklerken sadece ev sahibi olarak Emine Erdoğan''ın yaptığı konuşma ve yine ortak kararı Emine Erdoğan''ın okumasıydı. Aile fotoğrafı çektirmenin dışında sahneye çıkmamayı tercih eden First Leydi''lerin bu tutumu kendi kalplerinin değil "eş durumundan" siyaset yapmalarının tabi neticesi. Nitekim 10 Ocak tarihli Yeni Şafak gazetesinde "Uzat elini ey insanlık" başlığı altında tüm dünyayı bu insanlık suçuna "dur" demeye çağıracak first leydiler arasında Arnavutluk''tan Liri Berisha''nın ve İngiltere''den Cherie Blair''in de katılacağı duyurulmuştu.Ama bu iki isim davete icabet etmedi.Azerbaycan''ın, Parlamento yardımcısı düzeyinde katılmasının üzerinde de ayrıca durmak gerekiyor.

Ortadoğu''nun "kraliçe"leri bir taraftan davete icabet etmişler bir taraftan da kendi cümleleri üzerinden "özne" olmayı red etmişlerdi. Sadece aile fotoğrafı için resim verip ülkelerine geri dönmelerini, kendi cümlelerini ve "ses"lerini dünyadan esirgemelerini başka türlü yorumlamak mümkün mü? Türkiye''nin davetine icabet etmemeyi göze alamayış, ama Türkiye''nin yanında "kendi sesini" esirgeyiş yok mu First Leydi"lerin fazlasıyla "sessiz" katılımlarında.

Fakat bütün dünya şunu teslim edecek ki, Emine Erdoğan''ın "sesi" Türkiye''nin sesi olarak bütün dünyadaki kalbi olan kadınları "burada" toplamayı başaracak.

Burası neresi? Burası bizim kalbimiz. Biz kalbi olan kadınlar meclisindeniz.

Şiddeti,katliamı seyreden olmayacağız!

Netice olarak ey halkım şiddeti seyretmeyeceğiz.Her birimiz gücümüz neye yetiyorsa onu yapacağız.Zulmü elimizle,dilimizle engelleyeceğiz.Elimizle nasıl engelleyeceğiz?! Asla İsrail ürünü satın almayarak.Ve Pakistan depreminde bir lirasını zarfa koyup helaldir diyerek gönderen Tavşanlılı küçük çocuğu örnek olarak, açılan hesaplara para yatıracağız. Yazdığı mektup ve yaptığı 1 YTL''lik yardım ile Pakistan Devlet Başkanı

Pervez Müşerref''i ağlatan Kütahya''nın Tavşanlı ilçesine bağlı Mustafa''yı unutmadık değil mi? Her birimiz Mustafa olacağız.

Bizim göndereceğimiz küçücük miktarın milyonlardan daha bereketli olacağına inanarak…

Bu zulmü dilimizle durduracağız.Duaları,hatimleri birbirine ekleyerek.Nitekim Türkiye''de yüzlerce evde mukabeleler okunmaya başlandı.Siz de evinizde bir mukabele meclisi kurabilirsiniz.Kalbin derinlerinden gelen gözyaşının eşlik ettiği hangi dua Rabbimizin huzurundan geri dönmüştür!!!

Ve gençler! Siz bu dünyanın kalbisiniz. Her bilginin ve her sevginin bir zekatı vardır.İnternet zevkinizin zekatını zulme karşı küresel dünyanın dervişleri olarak ödeyeceksiniz.Yerli ya da yabancı ulaşabildiğiniz her kalbe "şiddete seyirci olmanın" şiddetin iktidarını pekiştirdiğini anlatacaksınız.