“Kaset” ve kamu diplomasisi

00:0014/05/2010, Cuma
G: 3/09/2019, Salı
Fatma Barbarosoğlu

Çarşamba günü yayınladığım yazının doğru yerden okunması için, bu defa ilk cümle olarak; CHP''liler, Deniz Baykal''a “Geri dön” şarkısı söylemek yerine Nesrin Baytok''un istifasını ve milletvekilliğinden doğan bütün haklarından vazgeçmesini talep etmeli diye başlıyorum. Onlar istemeden önce adı geçen milletvekilinin çoktan istifa etmesi gerekiyordu. Oysa o ne yapıyor? “Ailemle bu yaraları saracağız” diye demeç veriyor. Nasıl yani?Kaset sadece tarafların ailelerini ilgilendirir diye kurmuş olduğum

Çarşamba günü yayınladığım yazının doğru yerden okunması için, bu defa ilk cümle olarak; CHP''liler, Deniz Baykal''a “Geri dön” şarkısı söylemek yerine Nesrin Baytok''un istifasını ve milletvekilliğinden doğan bütün haklarından vazgeçmesini talep etmeli diye başlıyorum. Onlar istemeden önce adı geçen milletvekilinin çoktan istifa etmesi gerekiyordu. Oysa o ne yapıyor? “Ailemle bu yaraları saracağız” diye demeç veriyor. Nasıl yani?

Kaset sadece tarafların ailelerini ilgilendirir diye kurmuş olduğum cümle, bu istifadan sonra geçerli.

O mu yapmıştı bu mu yapmıştı? Hükümetin haberi var mıydı? Haberi yok muydu? Bu sorular bir müddet daha sorulur. Herkes kendi meşrebince bir senaryo üzerinde çalışır.

Kasetin patladığı sıra Türkiye''de bulunan ve çok önemli anlaşmalara imza atan Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev''in ziyareti Türk kamuoyunda beklenenden daha az ses getirmiş oldu.

Kaset neden şimdi servise verildi cümlesine buradan da bakmak gerekiyor. Deniz Baykal bekletilmiş bir kaset olmadığının üzerinde duruyor. Bunun üzerinde durma sebebi, vekilliği peşkeş çektiği imajını imha edebilmek için midir? Akla yakın bir seçenek. Ama diğer taraftan gerçekten de o görüntü yakın bir zamana ait olabilir.

Görüntü zamanı on beş günlük bir mesele ise, senaryonun katmanlı boyutu biraz fakirleşiyor. Ama görüntülerde yılların izi kayıtlı ise, o zaman neden şimdi sorusu önemli hale geliyor.

Neden şimdi?

Ve neden Pensilvanya şifresi kullanıldı?

Baykal''ın stratejik hatası tam da burada başlıyor. Son iki gündür Deniz Baykal; skandal kasetleri piyasaya sürülen pop şarkıcılar ve mankenler kadar bile “krizini” yönetemiyor. Kasetin açmış olduğu “hasar”ı denetlemek yerine, CHP''lilerin “ayıp”ı siyasi ranta çevirme telaşı tam bir iş bilmezlik.

CHP teşkilatının kaseti karşılama biçimi; CHP''nin neden bunca yıl bir muhalefet sorunu olarak kaldığını çok iyi bir şekilde yeniden ortaya koyuyor. Eylemin kendisini sorgulamak yerine, eylem ile uzaktan yakından ilgisi olmayan kişileri, kurumları suçlamaya kalktıkları zaman mağduriyet damarı üzerinden empati kazanmak imkanını kaybettiklerinin farkında değiller.

Ama bir defa daha tekrarlamakta fayda görüyorum. Kasetin konuşulmasını, yorumlanmasını onaylamıyorum. Kaset üzerinden bir baskı kurulmasını onaylamıyorum. Çünkü “ileri teknoloji”nin herkesin hayatını tehdit eden bir iktidar biçimi olmasına katkıda bulunmuş oluruz bu onay ile.

Geçen hafta Perşembe günü Dolmabahçe Ofisi''nde Dr. İbrahim Kalın''ın başkanlığında, Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü''nün çalıştayı yapıldı. Çok verimli geçen toplantıda benim en çok üzerinde durduğum konu; Türkiye''nin dış dünyadaki imajını sağlıklı kılabilmek için öncelikle bizim içerideki hakikatimizin doğru ve parlak olması gerektiği. O bakımdan hükümet, “kaset”in yayılmasını engellemek için yapmış olduğu çalışmaları daha aktif olarak halk ile paylaşmalı diye düşünüyorum. Bunu paylaşırken de hepimizin her an başka bir vesile ile başına gelebilecek olan “ileri teknoloji” tehdidine karşı kanuni değişikliklerle ilgili çalışmaları bir an önce başlatmalı ve bu çalışmalardan kamuoyunu haberdar etmeli.

Mahremiyetin sınırlarını, “ileri teknoloji”lerin açmış olduğu gedikte, dini, sosyolojik, siyasi ve felsefi bakış açılarını merkezde tutarak tekrar tekrar tartışmalıyız.

Dış dünya “kaset” olayını manşetten duyurdu, o bakımdan kaset skandalı konusunda hükümetin aktif bir kamu diplomasisi yürütmesi gerekiyor.