
Cumartesi günü Hürriyet''in internet sayfasında şöyle kare ile karşılaştım: Göz muayenesinden bir kesit. Başörtülü genç bir doktor hanım ve muayene edilen bir erkek. Haberin altında Urfa''da flaş gelişme diye bir başlık.
Yüreğim ağzıma geldi, haberi görünce. Tıklayacakken durdum. Önce bir soluklandım. Çünkü resme ve haberin başlığına bakınca eyvah dedim başörtülü bir doktorun başını yakacaklar yine.
Yine yürünmüş yollar hiç yürünmemiş olacak.
Yemin krizi bitiyor gibi sinyaller verilirken etrafa...
BDP''li vekillerin İmralı üzerinden Ankara''ya yürüyüşleri beklenirken...
Hürriyet''in yazarları gün aşırı “helallik” yazıları yazarken...
Yine ülkenin yorgunluğu ve yıpranmışlığı başörtülü kadınların sırtına yüklenecek.
Genç doktorun resmine baktım tekrar.
Sonra hele Bismillah deyip resmin altını tıkladım.
“Urfa''da flaş gelişme” olarak verilen başlığın altı şöyle devam ediyordu:
Şanlıurfa''nın Akçakale ilçesinde 61 yıl önce hizmete açılan Devlet Hastanesi''ne ilk kez göz doktoru atandı.
Edinilen bilgiye göre, 1950 yılında hizmete giren Akçakale Devlet Hastanesi''ne, Sağlık Bakanlığı''nın ataması ile geçen hafta ilçeye gelen Dr. Güzide Akçay, hasta kabulüne başladı.
30 bin nüfuslu ilçede günde ortalama 10-15 hastaya poliklinik hizmeti veren Dr. Akçay, cerrahi müdahale dışında hastalara şimdilik muayene hizmeti veriyor.
Hastane Başhekimi Dr. Ahmet Bayat, gazetecilere yaptığı açıklamada, tarihinde ilk kez bir göz doktorunun görev yaptığı hastanede büyük bir eksikliğin giderildiğini söyledi.
Ayda ortalama 400 civarında hastanın göz polikliniğine müracaat ettiğini ancak doktor olmadığı için bu hastaların Şanlıurfa''ya sevk edildiğini dile getiren Dr. Bayat, şunları kaydetti:
“61 yıl önce hizmete açılan hastanemize ilk kez bir göz doktoru atandı. Geçen haftadan bu yana hastalarımıza göz polikliniğinde hizmet vermeye başladık. Bazı eksiklikler nedeniyle şu anda yalnızca muayene hizmeti sunulsa da ilerleyen dönemlerde hastanenin imkanları geliştikçe ilçe halkına daha kaliteli hizmet vereceğiz.”
Birinci sayfada “flaş” diye verilen haber neyse ki içeriğinde olumsuzluk barındırmıyordu.
Türkiye''nin ihtiyacı olan bu. İnsanları kimlikleri, tercihleri, inançları, zevkleri üzerinden değerlendirmeyelim. Hizmet ve liyakat üzerinden değerlendirelim.
Sitenin yetkililerini bütün iyi niyetimle iki dakikalık bir beyin cimnastiğine davet ediyorum. “Flaş” denilen “gelişme” bu manşeti atanların Türkçesinin yetersizliğine mi delalet ediyor ?
Yoksa...
Geçtiğimiz Cuma tam evden çıkarken telefon çaldı.
Telefonu açtım. Hüzünlü bir ses. Ama nasıl hüzünlü. Fonda adeta “Göçtü kervan kaldık dağ başında” diye bir ilahi okunuyor.
“Fatma Hanım vaktinizi almayacağım” dedi benim nefes nefese telefonu açmış olmamın etkisiyle. “Biz şimdi Edirne''deyiz. Ata sporudur diyerek çocukları, Kırkpınar güreşlerini görmeleri için Adapazarı''ndan Edirne''ye getirdik. Paralı olduğunu bilmiyorduk. Meğer paralı imiş. Karşılamamıza imkân yok. Ata sporu sahipsiz kalsın diye mi böyle yapılıyor anlayamadık. Cuma namazı için Selimiye Camii''ne geldik. Hüznümüz bir iken bin oldu. Burada cemaat üç beş kişiyi geçmiyor. Herhangi bir gün gibi diyeceğim de o bile değil. Beni niye arıyorsunuz diyeceksiniz. Kırkpınar güreşleri yarın sonmuş. Bu sene bir şey yapmak için vakit çok geç. Ama diyorum ki köşenizde yazsanız da bir seferberlik ilan etsek. Cemaati olmayan camileri yalnız bırakmasak. İnsanlar Cuma namazı kılmak için Mekke''ye gidiyor. Diyorum ki, Selimiye''de Cuma namazı diye bir girişime öncülük etmeleri için gerekli mercilere köşenizden bir selam gönderseniz.”
Değerli okuyucumun selamını ve teklifini başta Diyanet İşleri Başkanımız Sayın Prof.Dr. Mehmet Görmez ve İstanbul Müftümüz Sayın Prof.Dr. Mustafa Çağrıcı''ya sunuyorum.
Sivil toplum örgütleri, yaz programı çerçevesinde pekala gençler için “Selimiye''de Cuma Namazı” programı düzenleyebilir.
Yıllardır buradan hislerinize tercüman olmaya çalışıyorum. Ve gönülden gönüle akan dil ile kelimeler bir defa bile yere düşmedi hamdolsun.
Otistik kızımız Rabia Deniz Feneri''nin katkılarıyla piyanosuna geçtiğimiz ay kavuştu.
Anneler fakir semtlerde tost seferberliği gerçekleştirdi.
Gönlü engin okuyucularım! “Selimiye''de Cuma namazı” kıldık diyen mektuplarınızı bekliyorum.
Kim bilir Şaban-ı Şerif''in bereketini belki de Edirne''de Selimiye Camii''nde bulacağız.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.