
Dışişleri Bakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu''nun Batı Trakya gezisine katılan ekiple birlikte 8 Mart günü Atina''daydık.
Bugün sizlere "Atina''da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü"ne dair izlenimlerimi aktarmam uygun olurdu. Ama o yazıyı Pazartesi gününe erteleyerek gitmeden önce zihnimde kayıtlı olan Yunanistan''a şöyle bir göz atmak istedim.
Zira yolcunun gördükleri yol haline dahildir. "Batı Trakya yolcusu" olan bendenizin de görüp değerlendirdiklerimin ve zihimde kayıtlı olanların, izleğimde seçici algı oluşturacağını bilmenizi isterim.
Birkaç yıl önce bizim AB''ye girmemizin ne kadar elzem olduğuna necip halkımızı ikna etmek için sık sık ışıltılı bir Yunanistan tablosu ortaya konulurdu. Birliğin başarı karnesi, Yunanistan üzerinden verilir; bakınız şah idi şahbaz oldu demeye getirilirdi.
Yunanistan bu şahbazlık içinde Hacivat''tan Karagöz''e karnı yarıktan baklavaya Osmanlı mirasını, Yunan markası olarak tescillettirme gayretine düşerdi. Kültürü "marka" olarak tescillettirme gayretinin son sürat yol aldığı sıralarda bizim ekranlarımızda da durumu "ti"ye alan reklamlar vardı, "milli gururumuzu" tamir niyetine.
Birkaç hafta önce dünya ajanslarına düşen haberlerde, iflasın eşiğinde bekleşen Yunanistanlı öğretim görevlilerinin Türkiye''ye geçme hayallerinden bahsediliyordu.
Nereden nereye bahsinde doğru yol alabilmek için Yunanistan''ın ibret tablosunu doğru okumak zorundayız.
Yunanistan''da yayınlanan ilginç bir dergi var: Azınlıkça. Ocak 2011 sayısında çok dikkat çekici iki makale vardı. Makalelerin ortak noktası, her ikisinin de Yunanistan''daki azınlıkların taleplerini Yunan kamuoyuna anlatmakta yetersiz kaldıklarına işaret etmeleri.
Türk kamuoyunun yakından tanıdığı Herkül Milas''ın ekonomik kriz içinde çırpınan Yunanistan ile ilgili olarak söylemiş olduklarına dikkatinizi çekmek istiyorum:
Yunanistan bir yıldır bir ekonomik kriz yaşıyor. Ama kriz sorunlu bir sürecin ve yanlış bir sürecin son aşamasıdır. Toplum dinamizmini, üreticiliğini, girişimciliğini çok öncelerden beri kaybetmişti. Avrupa Birliği bir yanda Yunanistan''a yepyeni olanaklara ve girişimlere kapıyı aralarken, finansal olanakları da sağladı. Belki bu ucuz para dengeleri altüst etti. İnsanlar rahat yaşamaya başladılar. Kısa zamanda adam başına gelir inanılmaz derecede yükseldi. Ucuz krediler, özellikle devlet sektöründe çalışanlara yüksek maaşlar, erken emeklilik, müeyyidesi bulunmayan kayıt dışı ekonomi, her girişimin yüksek oranda sübvanse edilmesi, her alanda – taşınmaz alımında, ticari girişimde, iş yeri açmada – yüksek oranda devlet "yardımı" insanlara daha rahat bir yaşam sağladı. Kazanç beklentileri arttı, kazanç için gerekli görülen çaba beklentisi düşüşe geçti. Belki böyle yapay bir cennet insanları tutucu kılıyor. Bu ortamda kendileri de pek fark etmeden değişiklik istemez oluyorlar. Bu ortam çoğunluğu da azınlığı da etkiliyor. Sanıyorum gerçekten değişiklik isteyen yok. Değişiklik ister gibi yapanlar var. (AZINLIKÇA, Ocak 2011, sayı:62)
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.