
2007''yi kendi çapımda Fatma Aliye Hanım yılı ilan etmiş olmanın yalnızlığını hissetmekle birlikte, akademik çevrelerde zaman zaman bir ışık görmekten bahtiyarım. Erciyes Üniversitesi; Dünya Kadınlar Günü etkinliği olarak Prof. Dr. Hülya Argunşah yönetiminde, Kadın-Edebiyat İlişkileri ve Fatma Aliye Hanım Sempozyumu düzenledi. Prof. Argunşah''ı Ömer Seyfettin ve Şukufe Nihal üzerine yapmış olduğu çalışmalardan tanıyoruz. Kadın araştırmalarına ilgi duyanlar için Şukufe Nihal çalışmasının çok değerli olduğunu söylemeliyim.
"Üniversiteye giremez" ibaresini başında altından taç olarak taşıyan bizleri -Yıldız Ramazanoğlu, Belkıs İbrahimhakkıoğlu- Prof Dr. Hülya Argunşah Kayseri Belediyesi''nin katkılarıyla belediyenin tiyatro salonunda misafir etti ve "kadın yazarlar ve sorumluluk" üzerine konuştuk.
Kayseri, insanda hayranlık uyandıran bir şehir. Herşey nasıl geniş, nasıl engin! Bu hayranlık Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki''nin makamında başladı ilk önce. Özhaseki ayaklarının birinin Mostar''da olduğunu anlatırken; bir şehrin bile, başka bir ülke için ne müthiş bir umut olduğunu fark ettim. Çünkü KAYMEK, Mostar''da kadınlar için bir kurs açarak, onların el becerilerini arttırmalarını sağlamış. Kursun sonunda başarılı olan Hırvat, Sırp, Boşnak olmak üzere üç kadını Kayseri''de misafir ederek görgü ve bilgilerinin gelişmesini sağlamışlar. Cuma akşamı onlarla birlikte yemek yedik. Bu üç kadın Mostar''a döndüklerinde öğretmenlik yapmaya başlayacaklar. Mostar''daki el beceri kursları için gerekli olan malzemelerin bile Kayseri''den gönderildiğini söylersem sahip çıkmak ile neyi kastettiğimi izah edebilirim sanıyorum. BEF müdürü Canan Hançerlioğlu bu üç hanıma yardım ederken, bütün Mostarlı hanımlara yardım etmenin bilinci ve mutluluğunu taşıyor.
Kayseri''yi, Kayseri yapan kelime "hayda" kelimesi. Hayırda yarışmak ilkesini Kayserililer bir ruh olarak benimsemiş. Birinin çıkıp hayda demesi yeterli. Kayserili yapar sözünü duyduktan sonra Kayserilileri tutabilmek mümkün değil. Kayseri''den çıkıp da varlık sahibi olmuş herkesin, dönüp Kayseri için bir çivi çakması, Kayseri''nin modern bir Avrupa şehri olmasını sağlayan özelliklerin başında geliyor. Nerede yaşarsa yaşasın, ille de bir eserinin Kayseri''de yaşamasını önemsiyor Kayserililer. Belli ki bu duyarlılıkta ve bilinçte Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül''ün emeği büyük. (Burada bir Afyonlu olarak, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer''in Afyon''a mesafesini sadece hatırlatmakla yetinmiş olayım. Sağlık turizmi için ard arda oteller açılıyor ama henüz bir havaalanına sahip değil Afyon!!!)
Türkiye''nin ilk on üniversitesi içinde yer alan Erciyes Üniversitesi''nin tamamına yakınının halk tarafından yapıldığını bilmiyordum. Yaptığını en iyi şekilde yapmak konusunda iddia sahibi olan Kayserililer, bunu öğrenci prestij konutlarıyla çok güzel ispatlamışlar. Okul birincileri Erciyes Üniversitesi prestiş evlerinde kalıyor. Prestij evleri, möbleli stüdyo dairelerden oluşuyor. Hani Kayseri ile özdeşleşmiş bir fıkra vardır bilirsiniz. "Zekileri tüccar yapar gerisini okuturuz" diye. Esasında "okuttuklarını" en iyi şekilde okutmak konusunda da iddia sahibiler. Şöyle bir düşündüm tanıdığım bütün Kayserililerin ortak noktası iyi okuyucular olması. Nitekim Cuma akşamı yemekte tanıdığımız Kayseri Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Mustafa Yalçın da kelimenin tam anlamıyla iyi "okuyucu"lardan.
Kayseri düzenli bir şehir. Bu düzenini Kayseri Belediyesi''nin her kademesinde çalışanlarına borçlu olduğunu söylemem gerekiyor. Mesela bendenizi Nevşehir''den almak için gelen iki genç arkadaş, tarih öğretmeni Ekrem Bey ve Türkçe öğretmeni Umay Hanım, derhal elime bir akış listesi verdiler. Günlük program saat saat düzenlenmişti. Bu düzen her ne kadar okuyucular ile iletişimimizi sınırlandırdıysa da yine de ciddiyetle karşılanmak güzeldi. Kayseri Belediyesi Spor Koordinatörü Galip Bitigen Kayseri''deki yerel kanallar için program bile ayarladı. Ne var ki Kayseri, Selçuklu mimarisini görebileceğim ender şehirlerden olduğu için, son anda tv programlarından vazgeçmek zorunda kaldım.
Şehirleri önce insanlardan tanırız değil mi? Kayserili arkadaşlarımı neden sevdiğimi düşündüm. Galiba her birine, kendi nasibince Erciyes''in gölgesi düşmüş. Hani hep söylenir, Mimar Sinan''ın dehası Erciyes''i taşa taşımasıdır diye. Erciyes''i görmeden bunu anlayabilmek mümkün değil. Evet Süleymaniye hakikaten minyatür bir Erciyes.
Kayseri dönüşü edebe aykırı bir tutumumu yakaladım. Mimar Sinan, Mimar Sinan diyordum. Erciyes''i gördükten sonra Mimar Sinan''ın adını; rahmet okumadan, ruhuna Fatiha göndermeden anamıyorum artık.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.