
I-
Mardinlilerin bile hatırlamadığı, bilmediği "Mardin Fetvası"nı tartışmak üzere Artuklu Üniversitesi''nin ev sahipliğinde, Küresel Yenilik ve Rehberlik Merkezi (GCRG) ile Canopus Consulting düşünce kuruluşlarının desteğiyle ''Barış Diyarı Mardin'' başlığıyla bir sempozyum düzenlendi geçtiğimiz hafta sonu. İngilizler, programı Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı ile ortak yapmak istemişlerdi. Ama Diyanet İşleri Başkanlığı, yedi asır öncesinde kalmış, Mardin''de bile hiç kimsenin bilmediği fetvayı, Müslüman teröristler için dayanak noktası kabul etmenin yanlışlığına dikkat çekerek toplantıya ev sahipliği yapmayı reddetti. Bu bakımdan Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Görmez''in açıklaması son derece önemli: "11 Eylül''den sonraki şiddet ve terör olaylarının onlarca sebebi ortada dururken, yedi asır önce Mardin''de verilmiş bir fetvayı ve bu fetvanın sahibi İbn-i Teymiyye''yi sorumlu tutmak doğru değil. Anadolu''da kimsenin bilmediği bir fetvaya şöhret kazandırmak da yanlış."
Diyanet İşleri Başkanlığı''nın bu reddi dini, felsefi ve sosyolojik açıdan son derece yerinde bir karardır. Diyanet İşleri''nin reddettiği bu toplantının ev sahipliğini Artuklu Üniversitesi kabul etti. Anadolu''da yeni kurulmuş üniversitelerin çeşitli sıkıntıları olduğu malum. Ama bazen bu sıkıntıları aşmak için kullandıkları metotlar yeni sıkıntıların mayası olabilecek tehlikeler içerebiliyor.
Nitekim 28-29 Mart tarihleri arasında yapılmış olan "Barış Diyarı Mardin" toplantısı böyle bir sıkıntıyı beraberinde taşıyordu.
Din adamlarının İslam ve terör kelimelerinin yan yana kullanılmaması gerektiğine dair tebliğler sunmasında, bunu her vesile ile kamuoyu ile paylaşmasında yarar var. Ancak bunu yaparken yanlış bir kes yapıştır işlemi ile silinmeyecek imajların oluşmasına katkı sağlayabilecekleri tehlikesini de her an akılda tutmaları gerekiyor. Nitekim medyada "Mardin Fetvası" kaldırılıyor başlığı ile duyurulan toplantı, böyle bir yanlış kes-yapıştır işlemi olarak gündemimize damgasını vurdu.
Türkiye medyasında "Mardin Fetvası kaldırılıyor" diye sunulan toplantı gün boyunca BBC ekranından yayınlandı. Sanki Türkiye''nin "ev sahipliği" yaptığı bir Mardin Fetvası var ve her vesile ile bu fetvaya müracaat ediliyormuş da, dünyanın dört bir tarafından gelen din adamları bu fetvanın yürürlükte olmasının tehlikelerine işaret ederek, İslam''ın barış dini olduğu mesajını vererek, mevcut duruma son verecekmiş gibi.
İslam''ın barış dini olduğu mesajı verilsin tabii. Ama barış, tarafların karşılıklı "selamı" ile yürüyen bir süreçtir. Taraflardan biri "selamı" kesip bomba yağdırmaya başladığında, Müslüman''ın vazifesi cihad etmektir.
İbn Teymiye yedi asır önce Moğol istilasına karşı bu vazifeyi hatırlatmıştır. Yani işgal kuvvetlerine karşı direnme yönünde fetva vermiştir. Şimdi bu fetvayı kes yapıştır işlemine tâbi tutacağız, ABD politikalarını onaylamak üzere, öyle mi?
II
Terör kelimesinin en erken kullanımına Fransız İhtilali esnasında rastlıyoruz. İlk kullananlar Jakobenler. Ne ki onlar kavramı olumlu anlamda kullanıyor. Ama zaman içinde terör kelimesi olumsuz bir anlam kazanıyor.
Aynı coğrafyada aynı kişilerin önce "kutsal savaşçılar" sonra da teröristler olarak isimlendirilmesi ise henüz çok yeni. Rusların Afganistan''ı işgal ettiği dönemde; ABD güçleri, Afganlı mücahitleri kutsal savaşçılar olarak ilan etmiş ve onları desteklemişti. Ne zaman ki Rus işgalcilerin yerini ABD askerleri aldı "kutsal savaşçılar", isimlerindeki kutsallıktan arındırılarak, "terörist" oldu.
Bütün dünyada kalbi olan insanlar terör kavramını yeniden düşünmek zorunda. Devletlerden bağımsız olarak hakiki entelektüeller, bireyin bireye düşman edildiği orantısız güç savaşının bütün cephelerini masaya yatırmak zorunda.
Terör kelimesinin ev sahibi, Fransa. Sivillere karşı orantısız güç kullanarak savaşı, terörün mayası olarak tarihe çalan ilk ülke ise ABD.
Nazım Hikmet''in mısraları ile analım Hiroşimalı çocukları:
Kapıları çalan benim /kapıları birer birer./ Gözünüze görünemem /göze görünmez ölüler./ Hiroşima''da öleli /oluyor bir on yıl kadar/ Yedi yaşında bir kızım/büyümez ölü çocuklar/ Saçlarım tutuştu önce/ gözlerim yandı kavruldu Bir avuç kül oluverdim/ külüm havaya savruldu.
III-
"Mardin Fetvası yürürlükten kalkarken" Moskova''da iki metro istasyonuna yapılan intihar saldırısında 39 kişi öldü. Saldırıyı yapanların Kuzey Kafkasyalı görünümüne sahip iki kadın olduğu haberi duyulduktan hemen sonra Rusya''da yaşayan başörtülü kadınlar metro istasyonlarında saldırıya uğradı.
"Batılı dostlarımız" Mardin toplantısından şu hisseyi çıkarmamızı istiyor:
"ABD ve dostları topraklarınızı işgal ederse, yollarına güller dökerek demokratik ve barışçıl kimliklerinizi tescilleyiniz."
"Şayet ABD''nin düşmanları tarafından topraklarınız işgal edilirse, kanınızın son damlasına kadar savaşınız."
ABD, Irak semalarını füze ışığı ile aydınlatabilir. İsrail, beşiklerinde uyuyan bebeklerin üzerine misket bombaları yağdırabilir. İsrail askerleri Filistin sokaklarını tekinsiz bularak işgallerini; evlerin içinden geçerek, geçtikleri evleri yıka yıka gerçekleştirebilir. Bunlar "savaşın gerçeği" dir.
"Savaşın gerçekleri" nin hâkim olduğu bir dünyada kalbine sığmakta zorlanan insanlar, kendileri gibi kimsiz kimsesiz, sadece bir kuru canı olan insanları öldürüyor. Devletler orantısız güç kullanarak savaş ilan ettiği ülkenin masumlarını öldürürken, terör örgütleri de siviller adına savaşacak "kahraman"lar buluyor. Bu kısır döngü içinde ABD dünyanın tekinsizliğini ve güvensizliğini bahane ederek, insanların seyahat özgürlüğünü, bireysel haklarını rafa kaldırıyor. ABD''de insanları çıplak gösteren cihazların havalimanlarına yerleştirileceği haberinin ardından el –Kaide''den gelen açıklamaya dikkatinizi çekmek isterim. Bombaların, derinin altına yerleştirilebileceğine dairdi açıklama.
Başkasının hayat hakkı için sınır, vicdanlara değil teknik aletlere yerleştirilmeye çalışıldığında, dünya güvenliğini yitirmiş bir dünya oluyor.
"Mardin Fetvası"nın içeriğini mi tartışıyorduk değil mi? Hangi yüzyıldan ve hangi kulaklar için?
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.