
Geçen hafta "Dünya Şehirleri Kültür Forumu"nun İstanbul Zirvesi gerçekleştirildi. Kültürel konuların ele alış ve uygulanması bakımından çok önemli bir zirveydi. Türkiye"nin o kadar parçalı ve avuç yakan bir gündemi var ki, soğuk mesafeden tartışmamız gereken konulara bir türlü sıra gelmiyor. Sıra gelmemesinin bir başka sebebi de "Ali geldi veli gitti o onu dedi bu bunu dedi" yazılarına alıştırılmış okuyucu için fikri, kültürel yazıların "sıkıcı"gelmesi...
Bunları niye yazıyorum...
Biraz sonra sizlerle paylaşacağım yazının "beğenilme" ve "tivitlenme" ihtimali çok zayıf. Hele dershane tartışmaları bu kadar kızışmışken...(Merak buyurmayınız Pazartesiden itibaren bütün bir hafta boyunca dershane ve eğitim meselesi üzerine yazmayı düşünüyorum.)
Neyse...
Gelelim konumuza. 2012 yılında Londra, İstanbul, New York, Şangay, Paris, Tokyo, Sidney, Johannesburg"un katılımıyla kurulan Dünya Şehirleri Kültür Formu"nun ilk zirvesi 13-15 Kasım tarihleri arasında Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü"nün ev sahipliğinde İstanbul"da gerçekleşti.
8 Şehir ile kurulan forum bir yıl içinde 22 dünya şehrinin üye olduğu bir yapılanma gösterdi. Forumun ana teması "Metropollerin başarısında kültürün oynadığı temel rol ve alanda karşılaşılan sorunlar".
Yerel ile küresel arasındaki geçişkenliği hasarsız bir şekilde gerçekleştirmeye çalışan proje; ekonomik ve siyasi aktör olarak ortaya çıkan şehirlerin, esas kültürel kimliğine vurgu yaparak şehirlerin birbiri ile doğrudan etkileşim içinde olmasını amaçlıyor.
Marmaray"ın açılışı dolayısıyla ortaya konan sloganı hatırlayınız: Londra ile Pekin"in birleştiğini vurguluyordu slogan. İngiltere ile Çin"in değil.
1990"larda Bilim Sanat Vakfı"nda vermekte olduğu seminerlerde post-modern dönemin, 13. yüzyılın beylikler dönemine benzeyen bir şehir vurgusu ortaya çıkaracağını söylemiştim. Söylemeye çalıştığım şeyi sezgisel olarak hissediyor, ancak henüz kavramlaştıracak seviyeye getiremediğim için, tam olarak neyi kast ettiğimi anlatmakta güçlük çekiyordum.
Katıldığım toplantı ile sezgisel olarak hissetmekte olduğum damarın, Avrupa"da proje olarak uygulanmaya başladığını görmek bendeniz için şaşırtıcı oldu. Geçerken şunu ifade etmeme müsaade ediniz lütfen. Toplantı tam zamanında başladı, konuşmacılar kendilerine verilen süreye saniyesi saniyesine uydu, her konuşma yalın ve derindi. Özellikle Kültür Bakanı Sayın Ömer Çelik"in sosyolog kimliğinin konuşma metnine sızan damarı önemli idi. Sayın Çelik, küresel şehirlerde insanların aidiyet damarının zayıfladığına, bireylerin kendisini şehre ait hissetmekte zorlandıklarına dikkat çekti.
İTO Başkanı Sayın İbrahim Çağlar"ın bir genci işe alırken hangi kültürel aktivitelere katıldığını dikkate alıyoruz vurgusu çok önemli idi. Kültürel aktivite zamanı değerlendirme bilincine dayalı bir olgu çünkü.(Zamanı değerlendirme olgusunun robotlaşma çağında neden önemli olduğuna başka bir yazı ile değinmek istiyorum inşallah.)
Prof. Dr. İskender Pala"nın "Küresel şehirler Ekseninde Kültür" isimli konferansı özelikle yabancı katılımcılar için dikkat çekici idi.
Son birkaç yıldır Türkiye"nin şehirlerinin dünyanın başka şehirleri ile "kardeş şehir" oluşuna dair yapılan törenler ve haberler dikkatinizi çekiyordur muhakkak.
Diğer taraftan şunun da farkındasınız elbette, bazı şehirleri çok iyi tanıyor ama o şehirlerin hangi ülkeye ait olduğunu bilmekte zorluk çekiyoruz. Çünkü mega şehirler ulus devletlerin önüne geçen bir yapılanma ve "büyüklenme" içindeler.
Son birkaç yıldır, yerel ile küreselin gerilim alanı, Fukuyama"nın "Tarihin Sonu " tezine karşılık, post-modern coğrafyanın önemine binaen "tarihin geri döndüğü" tezleri üzerinden tasvir ediliyor.
Önümüzdeki günlerin en önemli meselesi şehre ait oluş ile olamayış arasındaki salınımda ortaya çıkacak gibi görünüyor...
Lakin bunu tartışacak ve konuşacak zemin o kadar az ki... Kaybetmenin eşiği tam da burası...
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.