
Pazartesi sabahından başlayarak akşama kadar her haber bülteninde ilk sırayı iki haber aldı. Okulların yeni ders yılına girmesi ve Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz''ın yapmış olduğu açıklama.
Eğitim politikalarımız, çocuklarımızın okullardaki can güvenliği, Güneydoğu''da siyasetin ateşine atılan çocuklar.
Yazılacak çok şey var bu konuda.
Yıl boyu yaza yaza bitiremeyeceğimiz kadar çok dert ve sıkıntı harflerin gövdesine yüklenmeyi bekliyor.
Ama bendeniz bu yazıyı Merkez Bankası''ndan gelen açıklamaya ayırmak derdindeyim.
Bu sütunun daimi okuyucuları biliyor.
Gündem olmuş, vay şu gündeme bir yazı döktüreyim iştahı ile yazı yazanlardan değilim.
Bilmediğim, sıkıntısını içimde taşımadığım konular için harfleri yan yana getirmeye hiç uğraşmadım bunca yıl.
Öyleyse Merkez Bankası Başkanı''nın yaptığı açıklamayı niye öncelikler sıralamamın başına alarak üzerinde yazı yazmaya çalışıyorum?
Merkez Bankası Başkanı''nın yaptığı açıklama tam da referandum sonuçlarının %58''lik coşkusu üzerine geldi.
Coşku dediğim borsaların coşkusu.
Hayırcı zenginlerin aşkta kaybederken kumarda kazanmalarının coşkusu.
Aşkları hayat tarzlarında gizli. Kumarları borsada.
Merkez Bankası Başkanı''nın yaptığı açıklamaya ve insanların referandumda verdiği evetlerin çokluğuna bakarak, insanların sahiden adalet istediğine inanabilir miyiz?
Evet, insanlar adalet istiyor. Ama sadece kendileri için.
Çoğunluk adaleti kendisinden başlayarak yayılacak bir halka olduğunu kabul etmiyor. Adaletin başkalarından yayılarak kendisine ulaşmasını bekliyor.
Güçsüzler ve fakirler adalet istiyor evet!
Gücü olanlar zenginler ise adaleti gasp ederek kendileri için yeni haklar satın alıyor ya da yeni haklar gasp ediyor.
Durmuş Yılmaz''ın Türkiye''nin başında bulutlar var açıklaması yaptığı dönemlerde olanları hatırlayalım. İt ite, it de kuyruğuna hesabı yukarıdan aşağıya bir hak gasp etme yarışı yok muydu?
Kriz bahanesiyle eski işçiler çıkarılıp yeni işçiler alınmadı mı?
Henüz kapısını çalmamış kriz için tedbirler dar gelirlilerin önce omuzlarına, sonra sırtlarına, sonra kafalarına basarak alınmadı mı?
Binlerce aile; o gün bu gündür yokluğun koynunda yaralı çıbanlı hayatının içinde debelenmiyor mu?
Merkez Bankası''ndan gelen kriz açıklamalarını herkes kendi lehine olarak çok ciddiye alıyordu. Aynı ciddiyetin bu defa “güneşli günler” için gösterilmesini bekliyoruz.
Ve üstelik bu ciddiyeti tıpkı “bulutlu günler” de gösterdiğiniz kadar hızlı ve ani bekliyoruz.
“Coşan borsa” aşkına, gelmekte olan “güneşli günler aşkına” büyük sermaye sahiplerinden fakirler için -dikkat buyurun reklam için, sanat için filan değil- doğrudan dar gelirlerin hayat standardını yükseltecek sorumluluk bilinci içinde hazırlanmış ve hayata geçirilmiş projeler bekliyoruz. Dar gelirlilerin çocukları da çocuk. Dar gelirlerin oğulları da oğul. Kızları da kız.
Kalbiniz nasırlanmadıysa duygudaşlık bekliyoruz, empati bekliyoruz empati.
Çok şey mi bekliyoruz?
Ümit Hanım(Boyner)?
Güler Hanım(Sabancı)?
Ses bekliyoruz ses.
“İstikrarı satın aldınız” ya !
İstikrarlı bir insanlık bekliyoruz biz de sizden!
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.