Meseleyi kır düğününde şarap ikram etmeye indirgersek...

00:0021/01/2011, Cuma
G: 4/09/2019, Çarşamba
Fatma Barbarosoğlu

Bir haftadır bütün TV programlarının baş meselesi alkol''ün satışı ve tüketimi ile ilgili olarak yapılan yeni düzenlemeler. Bu düzenlemeleri doğru bir yerden tartışamıyoruz.Neden doğru yerden tartışamıyoruz? Çünkü alkol kullanımına ideolojik bir mesele olarak bakıyoruz.İçki düzenlemesi ile ilgili olarak haberleri ilk dinlediğimde benim de ilk tepkim "Bi dakka. Ne oluyoruz! İnsanlar düğününde ne ikram edecekse etsin" şeklinde oldu.İşin aslını faslını anlamak, her düzenlemeden ideolojik bir kutuplaşma

Bir haftadır bütün TV programlarının baş meselesi alkol''ün satışı ve tüketimi ile ilgili olarak yapılan yeni düzenlemeler. Bu düzenlemeleri doğru bir yerden tartışamıyoruz.

Neden doğru yerden tartışamıyoruz? Çünkü alkol kullanımına ideolojik bir mesele olarak bakıyoruz.

İçki düzenlemesi ile ilgili olarak haberleri ilk dinlediğimde benim de ilk tepkim "Bi dakka. Ne oluyoruz! İnsanlar düğününde ne ikram edecekse etsin" şeklinde oldu.

İşin aslını faslını anlamak, her düzenlemeden ideolojik bir kutuplaşma inşa etmemek için teknik bilgilere ihtiyacımız olduğuna karar verdim.

"Hikaye tadındaki yazılarınızı özledik" diyen okuyucular için biliyorum sıkıcı bir yazı. Lakin meselelere ideolojik açıdan değil özgürlükler ve sınırlar açısından bakabilmemiz için şu bilgilerin hepimizin zihninde kayıtlı olması gerekiyor:

Ülkemizde alkol ve alkollü içkiler piyasası 1942 yılından 2003 yılına kadar yaklaşık 60 yıl devlet tekeli altında yönetildi.

-Distile alkollü içkilerin (yüksek alkollü içkiler; rakı, votka, cin vb) tek üreticisi ve ithalatçısı TEKEL''di

-Gümrük Birliği Anlaşmasının gereği olarak 1995 yılından itibaren "viski ve tabii köpüren şarap (şampanya)" özel sektör tarafından serbest olarak ithal edilmeye başladı.

-Bira üretimi 1969-1970''de özel sektöre de açıldı,(Efes Pilsen bu yıllarda kuruldu.)

-Bira üretimi serbest bırakıldı. Ancak ithalatı sadece TEKEL eliyle ve sınırlı miktarda yapıldı.

-Şarap üretimi ve ithalatı hem Tekel hem de özel sektör tarafından yapıldı.

-Etil alkol sadece şeker fabrikalarına ait tesislerde üretilip ve sadece TEKEL eliyle dağıtıldı,

Devlet monopolü ortadan kalkınca…

-2001 yılında 4250 sayılı Kanunda yapılan değişiklik ile devlet monopolü yasal olarak kaldırıldı,

-2002 yılında piyasaları düzenlemek üzere TAPDK kuruldu,

-TAPDK''nın 2002 ve 2003 yılında yayımladığı mevzuat ile ülkemizde alkollü içki üretimi ve ithalatı, tamamen serbest piyasa prensipleri ile çalışmaya başladı,

- 2004 Ocak itibarıyla Tekel''in alkollü içkiler kısmı 4 şirketten oluşan (Limak-Nurol-Özaltın-Tütsab) Konsorsiyuma 292 milyon ABD dolarına satıldı ve MEY Alkollü İçkiler A.Ş. adını aldı.)

- 2005''de MEY şirketinin hisseleri 900 milyon ABD doları civarında bir rakamla dünyanın en büyük fon şirketlerinden Texas Pasific Gruba satıldı

- Bu günlerde ise 2,5 milyar dolara dünyanın en büyük içki şirketi Diageo firmasına satışı için görüşmeler sürüyor.

Türkiye''de alkollü içki piyasasının devlet tekelinden piyasa ekonomisine geçiş döneminde çok kısa bir süre içinde, piyasadaki üretici ve ithalatçı firma sayısı 49''dan yaklaşık 300''e; toplam ürün çeşidi 900''den 10.500 civarına yükseldi.(Rakamlardaki artışa lütfen dikkat kesilin.)

60 yıl devlet monopolünde kalan içki piyasası, hiçbir geçiş dönemi öngörülmeden serbestleşmeye açıldı, bunu takiben kayıt dışı oranında inanılmaz düzeyde artış yaşandı. Örneğin 2002 yılında TEKEL tek üretici iken RAKI satış miktarı 65 milyon litre idi. Şimdi 6 üreticinin 40''a yakın marka altında sattığı Rakı için satış rakamı 45–50 milyon litre arasında

Rakamlara aldanmayın. Bu rakamlar alkol tüketimin azaldığını değil tam tersine kayıt dışı satışın oranının yüksekliğini gösteriyor.

Bütün bu olup bitenler bizim hayatımıza nasıl yansıdı? Sinemaya gittiğimiz zaman film başlamadan önce olağanüstü etkili bir dil ve görsellik ile şarap ve rakı reklamlarına maruz kaldık. Mutlu aileler, olağanüstü esrarlı gecelere eşlik eden şarap ve rakı.

Yeşilay diye bir kurum vardı bir zamanlar. Nereye gitti? Alkol satışları artıp çeşitlenirken; sivil toplum örgütleri birbiri ardına kamusal alanda boy gösterirken; Yeşilay adeta kendini imha etti.

Sonuç: Gençler su gibi alkol tüketmeye başladı.

Kır düğünlerinde içki ikram edilmesi meselesine gelince… Uygulama şu şekilde olacak: Kır düğününün gerçekleştirildiği mekân, açık içki satış belgesine haiz bir işyeri adresi ise buralarda açık alkollü içki satışı ya da sunumu yapılmasına engel bir husus yok. Ayrıca kır düğününü yapan kişi, içkileri kendisi marketten vs temin etse ve misafirlerine sunsa yine bir engel yok.

Peki, Candaş medya meseleyi niçin sanki misafirlerine içki ikram etmek yasaklanıyor boyutuna taşımaya kalktı?

Kafalar karıştırılıp hayat tarzı hakkımız elimizden alınıyor gerginlikleri kimin işine yarayacak?

Bakmayın medyada koparılan fırtınaya. Basireti kuvvetli halkım bu düzenlemeye canı gönülden katılıyor. Halkım deyince mütedeyyin halk gelmesin aklınıza. BBC Türkiye''nin Sesi Radyosunda Tophane''de içki satan esnaf ile yapılmış söyleşileri dinledim. Gençlerin içkiden korunması gerektiği için düzenlemeyi çok olumlu bulduğunu söylüyordu esnaf.

Yani mesele hayat tarzı meselesi değil. Kayıt dışı içkinin kayıtlı hale getirilmesi ve gençlerin alkol ile erken yaşlarda buluşmasını engellemek.