
Türkiye aydınları ana hatları ile ikiye ayrılır
Bir kısmı "müzmin muhalif"tir. Ontolojik varlığını kavga üzerinden kurduğu için her şeye muhaliftir. Muhalif olmanın, şahsını değerli kıldığını zanneder. Muhalif olmanın bedel ödemek olduğunu iddia eder etmesine, lakin diğer taraftan her daim birilerinin kendisine temana etmesini, aman ağam, paşam sultanım, diye hürmete gark olmasını bekler. Bizde eleştirel düşünce emekleme devrini bile tamamlayamamıştır bu yüzden. Küfretmenin, karşısındakine küfrederken "hayatını tehlikeye" atmanın bir erdem olduğunu zannetmiştir aydınımız. En iyi ifadesini Tevfik Fikret"in şiirinde buluruz. Sultan Abdülhamit"e bomba atanları övmelere doyamamıştır. Eleştirel düşüncenin yokluğuna en çarpıcı aydın tepkisidir Tevfik Fikret"in mısraları.
"Ebedi İktidar" ile "müzmin muhalif" birbirine en uzak gibi görünen iki nokta olsa da esasında birbirine en yakın noktadır. Bunlar omuz omuza yürüyen kardeşlerdir. Her an biri, iki adım öne geçip diğerine silah çekmek için fırsat kollamaktadır.
"Müzmin muhalif," muktedirlerin sofrasında düzgün bir şekilde oturmayı beceremediği için sofradan atılır. Hep bir babanız zurna çalar mıydı padişahım densizliğini taşır ikliminde. Ondan kaçanlar, ikliminin tekinsizliğinden kaçar. Görmeyelim şu meymenetsizi diyerek, kendisinden köşe bucak kaçılmasını, müzmin muhalif dilinin/kaleminin gücüne hamleder.
"Ebedi iktidar" profili, başını dik tutamayanların, sofradan ayrı duramayanların mizacında kayıtlı bir tutumdur daha ziyade. Hep sofrada olmak isterler. İster misafir, ister kedi kontenjanından. Kedi kedi. Tekir, minnoş, pamuk kontenjanından.Onaylanma ihtiyaçlarını, başını, sırtını sıvazlayacak muktedirler üzerinden temin etmeye çalışırlar.Hep güçlünün yanındadırlar.Hep bir temenna hali.
"Ebedi iktidarlar" ın muazzam bir sezgi gücü vardır. Ak dediklerine kara demeden önce bir vakit A efendim siz niye böyle alacalandınız diye söze başlarlar. Sezmekte olduklarının bilgisinden henüz şüphelenmekte oldukları zamandır bu dem. Kesin haberi duyuncaya kadar zikzak çizerler.Zikzak çizerler çünkü muktedir olanların sofrasına, ne vakittir ne insan ne de kedi olarak davet edilmemektedir.Yeni bir iktidar sofrası kuruluncaya kadar bunu bir müddet saklaması gerekmektedir.Sofra değiştirecektir.Taraf değiştirecektir.Tutum değiştirecektir.Bunu öylesine ustalıkla yapar ki, kimseler anlamaz.Daha üç vakit önce eteklerini öptüğü efendisini terk edişini; entelektüel kapasite,aydın duruşu,vicdan abidesi falan filan imajı eşliğinde parlatarak ve menfaatperestliğini ustaca gizleyerek yapar ve bir pazarlama dehası olarak ışığın üzerine düşeceği yeni rafa konduruverir kendini.
İktidarların en büyük açmazı burada başlar, Türkiye Cumhuriyeti"nde hükümetler, "ebedi iktidar"ları arkasına alır, "müzmin muhalif"lere kulak kesilir.
İktidarın aktörleri değişir lakin senaryonun kurgusu değişmeden devam eder. Her kuşak görmekte olduğunun ilk defa yaşandığı yanlışına düşer. Çünkü tarih ne vakittir nostaljik bir tat için okunmaktadır. Ağrısı sızısı olmayan bir zamanın, mükemmel kahramanlarına karşı hainler kadrosu...
Oysa bir iktidarın en hakiki müttefiki sağlam eleştiridir. Ne ki delikanlılık çağını bir türlü atlatamamış toplumlarda eleştiri yergi olarak anlaşılır. Eleştiri bir konuyu eğrileri ve doğruları ile etraflıca değerlendirebilmektir.
Yazının sonuna geldik. Bu yazıdan benim payıma ne düştü diyorsun ey okuyucu!
Ey okuyucu şimdi en çok senin duana ihtiyaç var. Kendini "müzmin muhalif"lerden de "ebedi iktidarlar"dan da koru. Kalbini ferah tut ve dua et. Selam alanlardan, selam verenlerden ol. Çok geç olmadan muhabbetin harcını karmaya bak. Hiç kimse ile tartışma. Tartışma için harcayacağın enerjiyi dua ederken harca.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.