Naipaul istedi bir göz, edebi kamu iki göz kampanyası başlattı

00:0026/11/2010, Cuma
G: 4/09/2019, Çarşamba
Fatma Barbarosoğlu

Gelecek olan gelmedi. Gelecek dendiğinde ortalık toz dumandı. Gelmeyecek dendi ama adamın haber değeri tükenmedi bir türlü.Şimdi şu soruların cevabını düşününüz lütfen:-Naipaul üst kimliklerini muhafazakar olarak ibraz ettirmiş insanlar tarafından davet edilmeseydi gelişi bu kadar haber değeri taşır mıydı? Mesela özel ya da vakıf üniversitelerinden biri tarafından davet edilmiş olsaydı…-Naipaul''a Nobel Edebiyat Ödülü bahşedilmemiş olsa idi, yazdıkları bu kadar ciddiye alınır mıydı?-Naipaul''a dikkat

Gelecek olan gelmedi. Gelecek dendiğinde ortalık toz dumandı. Gelmeyecek dendi ama adamın haber değeri tükenmedi bir türlü.

Şimdi şu soruların cevabını düşününüz lütfen:

-Naipaul üst kimliklerini muhafazakar olarak ibraz ettirmiş insanlar tarafından davet edilmeseydi gelişi bu kadar haber değeri taşır mıydı? Mesela özel ya da vakıf üniversitelerinden biri tarafından davet edilmiş olsaydı…

-Naipaul''a Nobel Edebiyat Ödülü bahşedilmemiş olsa idi, yazdıkları bu kadar ciddiye alınır mıydı?

-Naipaul''a dikkat çeken isim Hilmi Yavuz değil de muhafazakar kesimden biri olsa idi gündem olur muydu?

Muhafazakarlar neden her defasında gündemin nesnesi olarak kalıyor?

—Ve son soru:

Füze kalkanı meselesi olmasa idi medyada Naipaul meselesi bu kadar yer tutar mıydı?

Baksanıza ben bile “Sir” ün ismini cismini ne çok andım. Herkes ezberledi. Tüketim toplumunda bundan ala kampanya mı olur?

Düşünceye güzergâh belirleyen sorulardır. Sorusu olmayanların her şart ve ahvalde hazır cevapları ceplerinde bulundurması onların çok düşünceli ve sezgisel akıllarının herkesten evvel devreye girdiğini göstermez.

Benim sorularım böyle.

Bu sorulara cevabım var mı? Var.

Paylaşacak mıyım? Hayır.

Kimliğimi ve kişiliğimi fitneye sebep olacak her durumda sükûtu tercih ederek koruyorum.

Ne Avrupa Yazarlar Parlamentosu ne de Naipul hiç gündemimde değil.

O kim ki?

Yazarlardan bir yazar.

Dünyada binlerce yazar var. Herkes ile ilgilenmem gerekmiyor.

Hiç okumadım şimdiye kadar. Bundan sonra okur muyum? Kim bilir? Edebi açıdan değil ama sosyolojik açıdan muhakkak okumam gereken bir durum olabilir pek ala.

Bildiğim artık adını sular seller gibi ezberlediğimiz.

Müthiş bir kampanya oldu.

Adamı bu vesile ile ne de güzel parlattık.

Sadece Türkiye''nin gündemine değil dünyanın gündemine de oturdu.

Daha ne isterdi ki. Kör istedi bir göz bizim edebi kamu iki gözün masrafını karşılamak için olağanüstü bir kampanya başlattı.

Âcizane bir tavsiyede bulunmak isterim.

Küresel dünyada bu tür tartışmaları çok yaşayacağız.

Bu tür tartışmalara çok muhatap olmamız demek erkenden teslim olalım anlamına gelmesin.

Söyleyen kim? Söylediğinin “değeri” nereden başlıyor önce bunu düşünelim. Ve lütfen tepkilerimizde, eleştirilerimizde nezaketi elden bırakmayalım.

Önce hep beraber biz burada kendi içimizde nezaket paydasında eşitlenmeyi göze alalım.

Kalemimizi de kelamımızı da boşa tüketmeyelim.

Hem dünya hem ülkemiz zor bir zamana girdi.

Rusya''nın da NATO''da yer alacağı haberleri üzerine çocuklar sordu. Bu füzeler kime karşı diye.

Herhalde uzaylılara karşı dedim.

Sahiden mi dediler.

Ne deseydim. Latife diyemedim. Uzaylıları karşılama birimi bile kurulduğuna göre dedim.

İlköğretim çocukları füze kalkanı meselesini kendine dert edinirken, koca koca adamların birbirine hitap ediş şekillerine bakın.

Çok dua edelim çok.

Bu tartışmada taraf olanların her biri kendi niyetinin neticelerini en kısa zamanda devşirsin inşallah.

Tekrarlamakta fayda var. Zor bir zamana girdik. Sahiden çok zor bir zamana girdik.

İncinmeyelim ve dahi incitmeyelim.