
I-
Köşe yazarları ev ödevi olarak Neşet Ertaş yazısı yazıyor. Ya da Balyoz. Hayatım boyunca ev ödevlerini yapmadım. Neşet Ertaş üzerine yazmak ev ödevi olmazdı. Yine de yazmayacağım. Kendime verdiğim sözü tutacağım. Bende zerre miktarınca duygu hakkı olduğunu bildiklerimin ardından, sıcağı sıcağına ölüm yazısı yazmamaya karar verdim. Ardında bir eser bırakanları eserleri üzerinden yaşatmak varken ölüm yazıları ile rol çalmayacağım. Yazamıyoruz çünkü. Merhumu anıyoruz derken kendimizi anıyoruz. Merhumun hatırasının üzerine basarak iki santim daha yükselmenin derdiyle boynumuzu yukarı yukarı uzatıyoruz. Ölüm bile bize ötelerin sesini hatırlatmıyor, bu dünyanın bütün kirli işlerini merhumun ölümü üzerinden pay etmeye kalkıyoruz.
Süleyman Demirel"le bile telefon bağlantısı kuruldu. Aman ne kadar dost ne kadar dost imişler. Ölüm üzerinden imaj tazeleyenlerin saffı ne kalabalık ne şatafatlıydı Ya Rabbi!
Böyle yürüyor artık işler. Ötelerin sesini bile satışa evirmenin, imaj tazelemenin çekilin önümden şöyle ben de bir poz vermeliğimin derdiyle. Hayat tarzı savaşları; o benim ölüm, hayır benim ölüm kavgasına dönüştürülerek musalla taşına taşınıyor.
Musalla taşında olsun bi ara verin hayatınıza, tarzınıza, edanıza, cakanıza. Evvel gidenlerin ardından dua niyetine susmayı, mirasına saygı göstermeyi, emanetine hıyanet etmemeyi hiç umursamadan köpükler saçmaya bi ara verin. Allah aşkına ara verin.
Devlet Sanatçısı olmayı ret etmiş ozanı Devlet Sanatçısı payesi verecek olan Demirel"e sorarak fark yaratma azminden vazgeçin artık.
Farklar bu dünyada kaldı. Fanilerin tarafında kaldı.
Ölümün paydasında eşitlenmeye razı olmadıkça insan olmayı başaramayacağız.
II-
Alem yeni dünya düzeni üzerinden fokurdarken, biz fena halde sinema dizi film üzerinden kaynar olduk. Tanzimat Dönemi pespaye Fransız romanları üzerinden ''yanlış bilinç'' edinmişti.
İleri modernleşme yolumuza/hızımıza eşlik eden bilinç formatımız film, dizi film bu defa. Baksanıza bizim diziler sadece Arap âlemini germekle kalmıyor İngiltere"nin gündemini de ısıtıyor.
Kelin merhemi yoktu başına çalmaya, ama cümle âlem bizim diziler yüzünden teyakkuzda.
Yunanistan"da papaz geçen hafta zinhar Türk dizileri izlemeyin zinhar Muhteşem Yüzyıla gözünüzün ucuyla bile bakmayın diyor bakanları aforoz etmeye hazırlanıyordu ki bu defa haber İngiltere"den geldi. Hem de Türklerin AB"ye girmesi en az elli yıl sürer diyen ''Avrupalının'' açıklaması ile aynı günde. İngiltere AB imajı için bize para vermiş. Biz de o para ile güya dizi film çekmişiz. Halkın günahını alıyorlar bir de gerçek hayat ile ekran hayatını birbirine karıştırıyor diye.
Madem hayatımız sinema, dizi film iyi ile kötünün mücadelesini, hak-hukuk savaşlarını, saygı ve promosyonu, gerçekleri çarpıtmayı-hakikate ulaşmayı, küfretmeyi-eleştirmeyi sadece filmler üzerinden okuyabiliyoruz, o halde üniversitelerimizde seçmeli değil mecburi ders olarak imaj yönetimi ve sinema okumaları diye bir ders olmalı.
İ.Ü Hukuk Fakültesi Dekanı prof.Dr.Adem Sözüer, hukuk öğrencilerinin, suçun ve cezanın felsefi olarak arka planını idrak etmelerini çok önemsiyor.Geçen sene birincisi yapılan Uluslararası Suç ve Ceza film festivalinin bu yıl ikincisi düzenlendi.26 Eylül 4-Ekim tarihleri arasında devam edecek festival kapsamında, 50"ye yakın ülkeden 90"ın üzerinde yabancı film olmak üzere 150"ye yakın film gösterilecek. Etkinlik sadece İ.Ü.Hukuk Fakültesi öğrencilerine değil bütün öğrencilere açık. Filmler seyredildikten sonra film üzerine yapılacak tartışmaların çok önemli olduğunu düşünüyorum.
Okuyanı az yazanı çok bir toplum olarak (bkz twitter alemi) en kısa zamanda görsel okumalar konusunda boşluklarımızı, yokluklarımız ikmal etmemiz gerekiyor.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.