
I-
Davos''un “One minut” tepkisine rövanş, “Kurtlar Vadisi” üzerinden geldi.
Tam da 2010 Davos Zirvesi''ne Başbakan Tayyip Erdoğan''ın katılmayacağını açıkladığı sırada.
Son örneklerini 19.Yüzyıl''da gördüğümüz; ülkeleri, diplomatları üzerinden aşağılayan “diplomatik şiddet”in yeni versiyonu İsrail''de sahneye kondu.
İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Danny Ayalon, İsrailli gazetecilere İbranice yaptığı açıklamada “Türk Büyükelçi Oğuz Çelikkol''un odada kendilerinden daha alçak bir koltukta oturduğuna” dikkat edilmesini istedi
Oğuz Çelikol, geçen yıl onca yazdığımız “Pembe İncili Kaftan” hikâyesinin ruhuna sahip çıkabilseydi keşke.
İsrail''in diplomatik kabalığını asil bir vücut dili üzerinden püskürtmeyi başarabilseydi.
Büyükelçinin yerinde ve zamanında gösteremediği tepkiyi, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu anında gösterdi ve İsrail''in özür dilememesi halinde büyükelçimizi geri çekeceğimizi bildirdi.
Türk büyükelçileri ve mahiyetindekiler Ortadoğu''da estirilen “Yeni Osmanlı” imajının rüzgârından hasarsız istifade edebilmek için, Osmanlı İmparatorluğu''nun diplomasi dilini iyi bilmek zorunda.
İsrailli aydınlar “kaba diplomasi”nin kendilerine zarar verdiği üzerine duruyor Pazartesi gününden bu yana. “Ortadoğu''da yeterince düşmanımız var 72 milyonluk Türkiye''yi karşımıza almanın âlemi var mı?” şeklinde özetlenebilecek yazılar bunlar.
72 milyon vurgusuna dikkatinizi çekmek isterim. Çin''in yükselen gücü, Avrupa''nın düşen nüfusu ile birlikte 19. Yüzyıl politikaları geri geldi. Ülkeler için sahip oldukları nüfus en büyük sermaye.
II-
Geçen haftayı Mısır-Türkiye gerginliği üzerinden kapattık. Bu haftayı İsrail-Türkiye gerginliği üzerinden.
Dışişleri Bakanlığı İslam dünyasında gerilim olmaması için olağanüstü ince bir dil tutturmaya gayret ediyor. Aynı hassas dilin Mısır tarafından sahiplenilmemesi üzücü. Barış konvoyu ile ilgili olarak Mısırlı milletvekilinin söylediklerini “buraya” taşımayacağım.
Ortadoğu''nun bitmeyen yangını ille de lider bir ülke bekliyor.
Hidiv sülalesinden bu yana Mısır ile Türkiye''nin arası limoni.
Batı karşısında imaj yarışı, Hidiv Mehmet Ali Paşa ile II. Mahmut''a kadar dayanıyor.
Ortadoğu''da estirilen “yeni Osmanlı” Türkiye imajı sadece İsrail''i değil Mısır''ı da fena halde rahatsız ediyor.
Eski günlerin rövanşı her vesile ile tazeleniyor. Son tazelenme Gazze üzerinden oldu.
Gözlemciler sık sık Arap dünyasını Mısır-Türkiye muhabbeti üzerinden değerlendirme yoluna gidiyor.
Son değerlendirme İnsani Yardım Konvoyu üzerinden yapıldı ve bütün Arap âleminin Türkiye''ye hayranlığı dile getirildi.
Halkların hayranlığı imaj yönetimi için iyi bir şeydir elbette. Ama meşhur reklamın sloganı gibi imaj hiçbir şey, susuzluk her şeydir.
Onun için geçen hafta Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu''nun yapmış olduğu çağrıya İslam âleminin önde gelen din adamlarının duyarlılık göstermesini bir şekilde sağlamak zorundayız. Bardakoğlu temel konularda ortak bir sesin önemine işaret ediyordu hatırlayacağınız üzere.
III-
Bu yazıya son noktayı koyduğumda haberlere baktım. İsrail''den beklenen özür gelmiş.
İsrail''in geri çekilen tavrında İsrailli entelektüellerin; İsrail''in Gazze''de uyguladığı şiddetin altını ısrarla çizen kalbi olan tüm dünya entelektüellerinin, önemli payı olduğunu unutmayalım.
Ne diyorduk. İnsanlar ikiye ayrılır: Kalbi olanlar ve olmayanlar.
Geri gelen geçmişin, şiddet üzere hükümran olmaması için kalbi olan liderlere ve entelektüellere her zamankinden daha çok muhtacız.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.