
I-
İnsanların kılık kıyafetleri gibi, evlerin tefrişi de dönemin zevkini yansıttığı kadar, içinde oturanların zihniyetine de aynalık eder.
Veblen, "aylaklık teorisinde" kabarık etek modasının, kadınların işlerini başkalarına yaptırdıklarını sembolize ettiğini söyler. Artık 2 metre çapındaki kabarık eteklere ancak bazı gelinlik modellerinde rastlanıyor. Ama "aylaklık teorisi"ni doğrulayacağımız tanıklıklarımız halen devam ediyor. Mesela, süs olarak pencerelerin etrafını çevreleyen, fakat içersini dışarının nazarlarından korumayı gaye etmeyen perdelerin de, evin hanımının aylaklığını sembolize ettiğini söylemek mümkün.
Pencerenin etrafında sadece bir süs olarak ve perde alacak ekonomiye sahip olunmadığı yanılgısını bertaraf etmek üzere takılı olan, fakat pencereyi örtmek işlevinden yoksun perdeler, her türlü tozu ve kiri belli eden camları her an silecek bir iş gücüne sahip oluşu temsil eder.
Bu temsiliyet sadece camların zemininin temizliği ile alakalı değildir. Pencereyi örtmeyen perdelerin kumaş zenginliği, yerlerde metrelerce yığılmış olan "perde modası" gösterilir. Bal dök yala zemin temizliği olmasa o perdeler bir zenginlik gösterisi olarak o kadar kolayına yığılabilir miydi?
Camları örtmeyen perdelerle, perdenin altından yavaşça seyredilen sokak anlayışının yerine; sokakları umursamayan, seyretmekten ziyade seyredilmeye verilen değer önem kazanmış olur. Dışarıda merak edilecek bir hayat yoktur. Seyredilecek bir hayat! Çünkü bu pencerenin sahibi bir seyirci değil, hayata doğrudan bir aktör olarak katılacak güç ve iktidara sahiptir.
Pencere ve iktidar kelimesini aynı cümle içinde kullanınca işte orada durup bir müddet soluklanmak gerekir. Kitle ve İktidar''ın yazarına kulak vermek için :
"Pencereler ve kapılar evlere aittir; pencereler ve kapılar evlerin dışa açılan en savunmasız kısımlarıdır. Ve bir kez parçalandılar mı, ev kişiye özgü mahrumiyetini yitirir; isteyen herkes o eve girebilir ve artık hiçbir şeyi, hiç kimseyi koruyamaz."
II-
Adorno''nun, insanların kullandığı teknoloji ile ahlakları arasında ilişkiler kuran Minima Moralia adlı muhteşem kitabının, kapıyı vurmadan girin bahsinde söylediklerini aynel yakıyn olarak yaşamamış olsaydım şimdi bu yazıyı başka bir yerden başka türlü yazıyor olurdum büyük ihtimal:
"Artık içeri doğru açılacak pencerelerin yerinde sadece sağa sola itilecek sürgülü camların olması özne için ne demektir? Yumuşak kapı mandallarının yerinde döner tokmakların olması, avluların ortadan kalkması, sokak kapısının önündeki birkaç basamağın ve bahçe duvarının yok olması acaba nasıl etkilemiştir onu? Sırf motorunun gücünden ötürü, sokakların haşaratını, yayaları, çocukları ve bisikletlileri ezip geçme isteğini bir kez içinde duymamış sürücü var mıdır? Makinelerin kendi kullanıcılarından talep ettikleri hareketler de faşist zorbalıkta gördüğümüz o vahşi, sert huzursuz savrukluk ve dengesizliği içermiştir çoğu zaman."
III-
Araba kullanmıyorum.
Araba alacak param olmadığı için değil.
Ehliyetim olmadığı için değil.
Ezip geçme, her şeyi arkamda bırakıp gitme duygusunu direksiyona geçince çok yoğun yaşadığımı fark ettiğim için. Araba kullandığım zaman içimdeki sesin yavaş yavaş solacağını idrak ettim ve araba kullanmaktan vazgeçtim.
1997 yılı idi. 28 Şubat''ın bin yıl süreceğine inanılan zamanlar.
Araba kullanırken frene basanın benim ayağım olmadığını fark ettim. Akıp giden yola bakan benim gözlerim değildi. Sağdan soldan "kadın sürücüyü" sıkıştırmaya kalkan minibüs şoförlerine hınç duyan benim kalbim değildi.
Bütün bunları bir anlığına fark edip sonra unutabilirdim. Rabbim unutturmadı. Sağlık sorunları yüzünden, henüz aldığım arabayı bir yıl kullanamadım. Kapının önünde öylece bekledi.
Yerli marka beyaz bir otomobildi.
IV-
Yazımı genç kızların yanlış bir yerden okumasını istemem. Teknoloji karşıtı değilim. Teknolojinin insan kalbini, mümin basiretini esir almasına karşı durmaya çalışıyorum.
Araçların amaç olmasına karşı çıkıyorum. Eşyanın statü sembolü haline gelmesinin mümin basiretini imha ettiğini düşünüyorum.
Velhasıl size "iyi yolculuklar" diliyorum...
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.